Bdp Grup Toplantısı
BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, Başbakan‘ın ‘tehdit etmeyin‘ çağrısına tepki göstererek, "Durumunuz bir yavuz hırsız misali. Hem hırsızlık yapıp hem de ev sahibini suçlu çıkartıyorsunuz. Bu ülkede kim tehdit ediyor, kim baskı altında? Bir tane örnek söyle, kimi tehdit ettik" dedi.
Kışanak, partisinin Meclis Grup Toplantısında yaptığı konuşmada ünlü türkücü İbrahim Tatlıses‘e dün yapılan saldırıyı kınayarak, acil şifalar diledi. Kışanak, "Halkıyla ve müzik severlerle buluşacağı günlerin yakın olmasını diliyorum" dedi.
Depremin acı yüzünün Japonya‘da kendisini gösterdiğini belirten Kışanak, Japon halkına başsağlığı dileklerini iletti. Kışanak, yaraların biran önce sarılması için tüm dünyanın elbirliği yapması gerektiğini belirterek, deprem kuşağında bulunan Türkiye‘nin de Japonya‘daki depremler gerekli dersleri çıkararak önlemlerin zamanında alınması konusunda daha titiz davranması gereğine işaret etti. Japonya‘daki nükleer santrallerde yaşanan patlamalar nedeniyle dünyanın büyük bir felaketin eşiğinde olduğunu dile
getiren Kışanak, bir nükleer felaket yaşanmamasını umduklarını söyledi. Dünyanın tüm ülkelerinin, nükleer enerjiyi gündemlerine aldıklarını ve tartışmaya başladıklarını ifade eden Kışanak, Türkiye‘nin de biran önce bu konuyu gündemine alması ve nükleer santral yapma sevdasından vazgeçmesi gerektiğini söyledi.
Kışanak, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü‘nün geçtiğimiz hafta kutlandığını hatırlatarak, Başbakan Erdoğan‘ın erkekle kadının eşit olmadığı yönündeki sözlerini eleştirdi. Bu sözlerin ardından bir sivil toplum örgütü temsilcisinin, porno anlamına gelecek sözler sarf ettiğine işaret eden Kışanak, Başbakan Erdoğan‘ın ‘ben kötü örnek oldum‘ diye utanması gerektiğini savundu. Kışanak, "İmam bunu yaparsa cemaat ne yapar" diye konuştu.
Türkiye‘de kadın-erkek eşitliğini sağlamak için ekonomik alanda, kültürel alanda ve siyasette bunun politikalarının oluşturulması gerektiğini söyleyen Kışanak, bunun için bir Eşitlik Bakanlığı kurulması ve bu bakanlığın diğer bakanlıklarla koordinasyon içinde, kadın-erkek eşitliğine yönelik çalışmaları eşitlik temelinde yürütmesi gerektiğini ifade etti.
Kışanak, Başbakan Erdoğan‘ın Libya liderine yaptığı çağrıları da değerlendirdi. Türkiye‘nin kendisine Ortadoğu‘nun lider ülkesi rolünü biçiyorsa, öncelikle bu gerçeklerle kendisinin yüzleşmesi ve buna uygun tutum içinde olması gerektiğini belirten Kışanak, Başbakan Erdoğan‘ın her gün başkalarına akıl verdiğini söyledi. Erdoğan‘ın dün de İstanbul‘da demokrasi ve özgürlüklere uygun ifadeler kullandığını hatırlatan Kışanak, "Kendi gözündeki merteği görmeden başkalarının gözündeki çöpü çıkartmak için
konferans verenler için bizde söylenen çok güzel bir atasözü var. Ele verir talkımı, kendi yutar salkımı. Bizim Başbakan‘ın durumu tam da bu. Bu sözleri söyleyen Başbakan bir durup aynaya baksa, bu söylediği sözlerin tam da kendisine söylenmesi gereken sözler olduğunu görecek. Başbakan Ortadoğu ülkelerinde epey sempati topladı. Gidip oradaki ülkelerden birinde Başbakan olsa, oradan Türkiye‘deki yönetime tavsiyelerde bulunsa daha iyi olur. O zaman Türkiye daha iyi yönetilir" şeklinde konuştu.
Başbakan Erdoğan‘ın BDP‘yi her gün terörle itham ettiğini söyleyen Kışanak, BDP‘ye oy veren halkın, Başbakan‘ın gözünde bir kıymeti olmadığını öne sürdü. Başbakan Erdoğan‘ın oy verenler arasında ayrımcılık yaptığını savunan Kışanak, BDP‘ye ‘İşte sandık geliyor, kimseyi tehdit etme, hür bir iradeyle sandığa gidelim, kim kaç kilo ortaya çıksın‘ çağrısı yaptığını hatırlattı. Kışanak şunları kaydetti:
"Başbakan‘a buradan sesleniyorum. Durumunuz bir yavuz hırsız misali. Hem hırsızlık yapıp hem de ev sahibini suçlu çıkartıyorsunuz. Bu ülkede kim tehdit ediyor, kim baskı altında. 1 tane örnek söyle, kimi tehdit ettik. Artık biz Başbakan‘a, ‘Yeter, yalan söyleme‘ demekten bıktık. Yalanla oy alınmıyor. Hepimizi tutuklasan da, hepimizi gözaltına alsan da bu halk, o sandıktan kendi iradesini çıkartacak."
Kışanak, seçim barajının indirilmesini, siyasi operasyonların durdurulmasını, tutuklanan siyasetçilerin serbest bırakılmasını isteyerek, "İki yüzlü siyaseti bırak. Kara propagandadan, psikolojik savaştan vazgeç. Koruculuğu kaldır, özel timleri dağıt. Orduyu kışlasına çek. Görelim o zaman sen kaç gramsın" dedi.
Hazine‘den yardım alan AK Parti, CHP ve MHP‘nin devlet partileri olduğunu öne süren Kışanak, BDP‘nin ise hazineden tek kuruş yardım almadığını ifade etti. Kışanak, "Beş parasız da olsak öyle güçlü bir kampanyayla, öyle güçlü bir sonuç alacağız ki Başbakan Erdoğan kaç gram olduğunu anlayacak" dedi.
Kışanak, 21 Mart‘taki Nevruz kutlamalarına ilişkin de bilgi verdi. BDP olarak 130 merkezde görkemli Nevruz kutlamaları için hazırlıklar yaptıklarını anlatan Kışanak, tüm halkı Nevruz meydanlarını doldurmaya çağırdı. Kışanak, bu yıl Nevruz‘daki sloganlarının ‘Onurlu bir yaşam için ya özgürlük, ya özgürlük‘ olacağını açıkladı.
Kaynak: İHA
Depremin acı yüzünün Japonya‘da kendisini gösterdiğini belirten Kışanak, Japon halkına başsağlığı dileklerini iletti. Kışanak, yaraların biran önce sarılması için tüm dünyanın elbirliği yapması gerektiğini belirterek, deprem kuşağında bulunan Türkiye‘nin de Japonya‘daki depremler gerekli dersleri çıkararak önlemlerin zamanında alınması konusunda daha titiz davranması gereğine işaret etti. Japonya‘daki nükleer santrallerde yaşanan patlamalar nedeniyle dünyanın büyük bir felaketin eşiğinde olduğunu dile
getiren Kışanak, bir nükleer felaket yaşanmamasını umduklarını söyledi. Dünyanın tüm ülkelerinin, nükleer enerjiyi gündemlerine aldıklarını ve tartışmaya başladıklarını ifade eden Kışanak, Türkiye‘nin de biran önce bu konuyu gündemine alması ve nükleer santral yapma sevdasından vazgeçmesi gerektiğini söyledi.
Kışanak, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü‘nün geçtiğimiz hafta kutlandığını hatırlatarak, Başbakan Erdoğan‘ın erkekle kadının eşit olmadığı yönündeki sözlerini eleştirdi. Bu sözlerin ardından bir sivil toplum örgütü temsilcisinin, porno anlamına gelecek sözler sarf ettiğine işaret eden Kışanak, Başbakan Erdoğan‘ın ‘ben kötü örnek oldum‘ diye utanması gerektiğini savundu. Kışanak, "İmam bunu yaparsa cemaat ne yapar" diye konuştu.
Türkiye‘de kadın-erkek eşitliğini sağlamak için ekonomik alanda, kültürel alanda ve siyasette bunun politikalarının oluşturulması gerektiğini söyleyen Kışanak, bunun için bir Eşitlik Bakanlığı kurulması ve bu bakanlığın diğer bakanlıklarla koordinasyon içinde, kadın-erkek eşitliğine yönelik çalışmaları eşitlik temelinde yürütmesi gerektiğini ifade etti.
Kışanak, Başbakan Erdoğan‘ın Libya liderine yaptığı çağrıları da değerlendirdi. Türkiye‘nin kendisine Ortadoğu‘nun lider ülkesi rolünü biçiyorsa, öncelikle bu gerçeklerle kendisinin yüzleşmesi ve buna uygun tutum içinde olması gerektiğini belirten Kışanak, Başbakan Erdoğan‘ın her gün başkalarına akıl verdiğini söyledi. Erdoğan‘ın dün de İstanbul‘da demokrasi ve özgürlüklere uygun ifadeler kullandığını hatırlatan Kışanak, "Kendi gözündeki merteği görmeden başkalarının gözündeki çöpü çıkartmak için
konferans verenler için bizde söylenen çok güzel bir atasözü var. Ele verir talkımı, kendi yutar salkımı. Bizim Başbakan‘ın durumu tam da bu. Bu sözleri söyleyen Başbakan bir durup aynaya baksa, bu söylediği sözlerin tam da kendisine söylenmesi gereken sözler olduğunu görecek. Başbakan Ortadoğu ülkelerinde epey sempati topladı. Gidip oradaki ülkelerden birinde Başbakan olsa, oradan Türkiye‘deki yönetime tavsiyelerde bulunsa daha iyi olur. O zaman Türkiye daha iyi yönetilir" şeklinde konuştu.
Başbakan Erdoğan‘ın BDP‘yi her gün terörle itham ettiğini söyleyen Kışanak, BDP‘ye oy veren halkın, Başbakan‘ın gözünde bir kıymeti olmadığını öne sürdü. Başbakan Erdoğan‘ın oy verenler arasında ayrımcılık yaptığını savunan Kışanak, BDP‘ye ‘İşte sandık geliyor, kimseyi tehdit etme, hür bir iradeyle sandığa gidelim, kim kaç kilo ortaya çıksın‘ çağrısı yaptığını hatırlattı. Kışanak şunları kaydetti:
"Başbakan‘a buradan sesleniyorum. Durumunuz bir yavuz hırsız misali. Hem hırsızlık yapıp hem de ev sahibini suçlu çıkartıyorsunuz. Bu ülkede kim tehdit ediyor, kim baskı altında. 1 tane örnek söyle, kimi tehdit ettik. Artık biz Başbakan‘a, ‘Yeter, yalan söyleme‘ demekten bıktık. Yalanla oy alınmıyor. Hepimizi tutuklasan da, hepimizi gözaltına alsan da bu halk, o sandıktan kendi iradesini çıkartacak."
Kışanak, seçim barajının indirilmesini, siyasi operasyonların durdurulmasını, tutuklanan siyasetçilerin serbest bırakılmasını isteyerek, "İki yüzlü siyaseti bırak. Kara propagandadan, psikolojik savaştan vazgeç. Koruculuğu kaldır, özel timleri dağıt. Orduyu kışlasına çek. Görelim o zaman sen kaç gramsın" dedi.
Hazine‘den yardım alan AK Parti, CHP ve MHP‘nin devlet partileri olduğunu öne süren Kışanak, BDP‘nin ise hazineden tek kuruş yardım almadığını ifade etti. Kışanak, "Beş parasız da olsak öyle güçlü bir kampanyayla, öyle güçlü bir sonuç alacağız ki Başbakan Erdoğan kaç gram olduğunu anlayacak" dedi.
Kışanak, 21 Mart‘taki Nevruz kutlamalarına ilişkin de bilgi verdi. BDP olarak 130 merkezde görkemli Nevruz kutlamaları için hazırlıklar yaptıklarını anlatan Kışanak, tüm halkı Nevruz meydanlarını doldurmaya çağırdı. Kışanak, bu yıl Nevruz‘daki sloganlarının ‘Onurlu bir yaşam için ya özgürlük, ya özgürlük‘ olacağını açıkladı.
