Sanayi Ve Ticaret Bakanı Ergün:
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, savunma sanayinde odak projelerin uygulandığını belirterek, "Helikopter, savaş uçağı, haberleşme uyduları olsun, bu konularda kamunun içinde olduğu bazı projeler hayata geçiriliyor.
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Milli Prodüktive Merkezi 50. Genel Kurulu‘na katıldı. Genel Kurul‘dan önce basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Ergün, odak proje konusuyla ilgili soru üzerine, odak proje kavramının sanayi strateji belgesinden çok otomotiv ve makina sektör strateji belgelerinde bulunan bir kavram olduğunu belirtti. Savunma sanayinde odak projelerin uygulandığını ifade eden Ergün, "Helikopter, savaş uçağı, haberleşme uyduları olsun, bu konularda kamunun içinde olduğu bazı
projeler hayata geçiriliyor. Bu Türkiye‘ye rekabet avantajı, ileri teknoloji imkanı, yüksek katma değer sağlayacak otomotiv ve makine sektörü içinde söz konusu olabilir" diye konuştu.
Strateji belgesi içerisinde odak projeler belirlenmesi halinde projelere destek, kamu-özel işbirliği, teşvik mekanizmalarının oluşturulabileceğini ifade eden Bakan Ergün, belirlenmiş bir projenin olmadığını belirtti. Sektörle yapılacak değerlendirmenin sonucu böyle bir projenin oluşabileceğini belirten Ergün, ileri teknoloji makineler veya yüzde 50 yakıt tasarrufu sağlayacak bir proje ortaya çıktığında özel çalışma yapılabileceğini söyledi. Ergün, "Ortak proje, bu nitelikte projeler için sektör
stratejisi belgelerin içine konmuştur" şeklinde konuştu.
Desteklerin mahiyetine ilişkin soruya da Bakan Ergün, büyük yatırımlarda özel bir teşvik mekanizmasının olduğunu hatırlatarak, bedelsiz arsa tahsisi, kredi faiz desteği, vergi istisnaları gibi teşvikler olduğunu söyledi. Bunlara ilave olarak bir takım teşviklerin yapılabileceğini söyleyen Bakan Ergün, "Projenin mahiyetine göre. Şu anda ortada bir odak proje yokken, ‘şu projedir, bu projedir, teşviki de şudur‘ demek çok yanıltıcı olur. Ama bir stratejik amaç olarak, strateji belgesinin içerisine bu husus
konulmuştur" dedi.
Kredi derecelendirme kuruluşlarından gelen mesajların olumlu olmadığı ve not artışının seçim sonrasına kalabileceği konusunun hatırlatılması üzerine Bakan Ergün, "Kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye‘ye karşı nasıl cimri bir davranış içerisinde olduklarını biz eskiden beri biliyoruz. Türkiye‘nin kredi notu, bugün olduğu yere çok daha önce gelmesi gerekirdi. Ama çok gecikmeli şekilde global mali krizde Türkiye‘nin dayanıklılığı iyice görüldükten sonra not artışları gündeme geldi. Bugün hem cari
açık konusunda hem kamu borçlarının milli gelire oranı konusunda bütçe açıkları konusunda birçok Avrupa Birliği ülkesinden Türkiye daha iyi durumda. Onun için kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye‘ye karşı cimrilikleri devam ediyor. Ama bu mali kriz esnasında onların üzerinde de çok kapsamlı bir değerlendirmeler yapıldı. Derecelendirme kuruluşlarının kriterleri, ölçüleri nelerdir? Türkiye‘den çok daha zor durumda olan ülkelere iyi notlar verilirken, Türkiye‘ye karşı bu kadar fren mekanizmaları
işletilmesi çok haklı yaklaşım değil" dedi.
Ergün, kendileri için cari açığın sağlıklı ve uzun vadeli kaynaklarla finanse edilmesinin önemli olduğunu ifade ederek, cari açığı azaltacak tedbirlerin devreye girmesinin önemine değindi. Türkiye borçlarını yakından takip eden bir ülke olduğunu söyleyen Bakan Ergün, "Ben yine de seçimden sonra bir not artışının Türkiye‘nin güvenle yatırım yapılabilir ülkeler düzeyine çıkmasının mümkün olabileceğini düşünüyorum. Seçimi bekliyorlar. Siyasi istikrar ve güven ortamının nasıl bir hal alacağını belki görmek
istiyorlar. Seçimler o açıdan önemli. Not artışına ciddi bir ivme kazandıracak bir süreç olacaktır" dedi.
Kaynak: İHA
projeler hayata geçiriliyor. Bu Türkiye‘ye rekabet avantajı, ileri teknoloji imkanı, yüksek katma değer sağlayacak otomotiv ve makine sektörü içinde söz konusu olabilir" diye konuştu.
Strateji belgesi içerisinde odak projeler belirlenmesi halinde projelere destek, kamu-özel işbirliği, teşvik mekanizmalarının oluşturulabileceğini ifade eden Bakan Ergün, belirlenmiş bir projenin olmadığını belirtti. Sektörle yapılacak değerlendirmenin sonucu böyle bir projenin oluşabileceğini belirten Ergün, ileri teknoloji makineler veya yüzde 50 yakıt tasarrufu sağlayacak bir proje ortaya çıktığında özel çalışma yapılabileceğini söyledi. Ergün, "Ortak proje, bu nitelikte projeler için sektör
stratejisi belgelerin içine konmuştur" şeklinde konuştu.
Desteklerin mahiyetine ilişkin soruya da Bakan Ergün, büyük yatırımlarda özel bir teşvik mekanizmasının olduğunu hatırlatarak, bedelsiz arsa tahsisi, kredi faiz desteği, vergi istisnaları gibi teşvikler olduğunu söyledi. Bunlara ilave olarak bir takım teşviklerin yapılabileceğini söyleyen Bakan Ergün, "Projenin mahiyetine göre. Şu anda ortada bir odak proje yokken, ‘şu projedir, bu projedir, teşviki de şudur‘ demek çok yanıltıcı olur. Ama bir stratejik amaç olarak, strateji belgesinin içerisine bu husus
konulmuştur" dedi.
Kredi derecelendirme kuruluşlarından gelen mesajların olumlu olmadığı ve not artışının seçim sonrasına kalabileceği konusunun hatırlatılması üzerine Bakan Ergün, "Kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye‘ye karşı nasıl cimri bir davranış içerisinde olduklarını biz eskiden beri biliyoruz. Türkiye‘nin kredi notu, bugün olduğu yere çok daha önce gelmesi gerekirdi. Ama çok gecikmeli şekilde global mali krizde Türkiye‘nin dayanıklılığı iyice görüldükten sonra not artışları gündeme geldi. Bugün hem cari
açık konusunda hem kamu borçlarının milli gelire oranı konusunda bütçe açıkları konusunda birçok Avrupa Birliği ülkesinden Türkiye daha iyi durumda. Onun için kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye‘ye karşı cimrilikleri devam ediyor. Ama bu mali kriz esnasında onların üzerinde de çok kapsamlı bir değerlendirmeler yapıldı. Derecelendirme kuruluşlarının kriterleri, ölçüleri nelerdir? Türkiye‘den çok daha zor durumda olan ülkelere iyi notlar verilirken, Türkiye‘ye karşı bu kadar fren mekanizmaları
işletilmesi çok haklı yaklaşım değil" dedi.
Ergün, kendileri için cari açığın sağlıklı ve uzun vadeli kaynaklarla finanse edilmesinin önemli olduğunu ifade ederek, cari açığı azaltacak tedbirlerin devreye girmesinin önemine değindi. Türkiye borçlarını yakından takip eden bir ülke olduğunu söyleyen Bakan Ergün, "Ben yine de seçimden sonra bir not artışının Türkiye‘nin güvenle yatırım yapılabilir ülkeler düzeyine çıkmasının mümkün olabileceğini düşünüyorum. Seçimi bekliyorlar. Siyasi istikrar ve güven ortamının nasıl bir hal alacağını belki görmek
istiyorlar. Seçimler o açıdan önemli. Not artışına ciddi bir ivme kazandıracak bir süreç olacaktır" dedi.
