Bm Beyrut'ta 29 Kasım Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü'nü Kutladı
Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA), Kasım Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü münasebetiyle, başkent Beyrut`taki BM Evi`nde panel düzenledi.
Siyaset, ekonomi ve iş dünyasından çok sayıda üst düzey yetkilinin katıldığı panelde yapılan konuşmalarda, BM`nin Filistin konusunda verdiği kararların uygulanması ve Filistinliler`le dayanışmanın faal çalışmalarla güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yapıldı
ESCWA Genel Sekreteri Rima Khalaf yaptığı açıklamada, "Birleşmiş Milletler Genel Asamblesi, her yıl Kasım ayının 29`unda Filistin halkıyla birlikte Dayanışma Günü`nün kutlanması için 1997`de bir tasarıyı kabul etti. Şu an bu karar çerçevesinde burada bir araya gelmiş bulunuyoruz" dedi
BM Lübnan Özel Koordinatörü Robert Watkins panelde yaptığı konuşmada, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun`un mesajını okudu. Ki-moon mesajında, İsrail ve Filistin arasındaki sorunu çözme ihtiyacının, bölgede yaşanan tarihi değişimle birlikte daha da aciliyet kazandığını söyledi
Ki-Moon mesajında 46 yıl önce bugün Genel Kurul`un 181 sayılı kararı kabul ederek toprakları iki ayrı ülkeye böldüğünü, ancak, güvenlik içinde bir İsrail`in yanında Filistin Devleti`nin oluşmasının bir türlü gerçekleşmediğini belirtti
Filistinli ve İsrailli liderleri cesur davranmaya çağıran BM Genel Sekreteri, hem Filistinli hem de İsrailli çocuklara daha güzel bir gelecek sağlanması için iki devletli çözüme doğru kararlı adımlar atılması çağrısında bulundu
Ki-mun, "Böyle bir çözüm, 1967 yılında başlayan işgalin sona ermesi ve meşru güvenlik endişelerinin giderilmesi ile sağlanabilir. Kudüs görüşmeler sonucu iki devletin başkenti olarak çıkmalı, kutsal mekânlar tüm tarafların kabul göreceği şekilde düzenlenmelidir. Ayrıca, bölgenin dört bir yanına savrulmuş Filistinli mülteciler sorununa da bir çözüm içermelidir" dedi.
"Böyle bir hedef sorunlarla karşılaşacak olsa da size Filistin Yönetiminin geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği çok önemli hatta tarihi başarıdan söz edeyim" diyen Genel Sekreter, "Filistin Yönetimi, bir Filistin devleti kurulacak olursa, kurumsal olarak yönetimi sağlayabilecek bir konumda bulunuyor. Bu durum, Eylül ayında düzenlenen toplantılarda da uluslararası topluluğun bir çok üyesi tarafından teyid edildi. Başkan Mahmud Abbas`ı ve Başbakan Salam Fayyad`ı bu başarılarından dolayı kutluyorum. Bu çabalardevam etmeli ve desteklenmelidir." dedi. Ban, "Bu bağlamda, Filistin Yönetimine ait gümrük vergi ve harçlarının İsrail tarafından dondurulmuş olması, sağlanan ilerlemeye gölge düşürme ihtimalini taşıyor. Bu gelirler vakit geçirilmeksizin transfer edilmelidir" dedi
BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, mesajına şöyle devam etti: "Herşeyin ötesinde siyasi ufuk çizgisinin belirlenmesi hayati önem taşıyor. İsrail-Filistin görüşmelerinin kesintiye uğramış olmasından derin endişe duyuyorum. Bu süreçte tarafların birbirlerine olan güvenleri de eriyor. Ortadoğu Dörtlüsü ile olan temasları tek umut ışığımız. Her iki tarafı, sınırlar ve güvenlik konularında ciddi öneriler geliştirmeye ve bu önerileri Dörtlü`nün etkin katılımıyla ve 2012 sonuna kadar bir çözüm bulunacağına dairverdikleri karşılıklı taahhüt kapsamında doğrudan birbirleri ile tartışmaya çağırıyorum." Tarafların provokatif faaliyetleri sona erdirme ve anlamlı görüşmelerin yapılabilmesi için uygun ortamı yaratma konularında özel bir sorumlulukları bulunduğunu vurgulayan Ban Ki-Moon, "İsrail`in Doğu Kudüs ve Batı Şeria`da yerleşim yerlerini yoğunlaştırma faaliyetleri ana sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Yerleşim yeri faaliyetleri uluslararası hukuka ve Yol Haritası`na aykırı ve kesinlikle durdurulmalı. Tek taraflı eylemler uluslararası toplulukça kabul edilmeyecektir." Filistin yönetimini ortamın sakinleşmesine ve ayrıştırıcı havanın giderilmesine katkı sağlayacak yollar bulmaya ve görüşmeler yoluyla soruna çözüm bulunmasına doğrudan katkı sağlamaya hazır olmaya çağıran Ban Ki-Moon, "Filistinlileri, aralarındaki bölünmüşlüğü, Filistin Kurtuluş Örgütü`nün taahhütleri ve Ortadoğu Dörtlüsü`nün ve Arap Barış Girişimi yaklaşımları doğrultusunda sona erdirmeye çağırıyorum. Başkan Abbas`ın mayıs ayında hem başkanlık hem de meclis üyeliği seçimlerine kadar bir geçiş dönemihükümeti kurma çabalarının farkındayım. Filistin`in bütününün görüşmeler sonucu ortaya çıkacak iki devletli çözüme destek vermesi, Gazze ve Batı Şeria`da bir Filistin devleti kurulmasının temelini teşkil ediyor" tespitinde bulundu.
"GAZZE HALKINA DESTEK KARARLI BİR ŞEKİLDE SÜRECEK" Birleşmiş Milletler (BM)`in Gazze halkına olan desteğini kararlı bir şekilde sürdürmeye ve 1890 sayılı Güvenlik Konseyi kararının tüm yönleriyle uygulanmasına kararlılıkla devam ettiğini ifade eden Genel Sekreter, "İsrail`in Gazze`ye yönelik ablukayı hafifletme çabalarını takdirle karşılıyorum ve insanların seyahatlerini ve malların naklini engelleyen, BM`nin Gazze`nin yeniden toparlanması ve inşası için katkılarını kısıtlayan sayısız engelin ortadan kaldırılması çağrımı bir kez daha tekrarlıyorum. Buvesileyle Gazzelilere de, İsrail`e roket fırlatanların veya silah sokmaya devam edenlerin yaptıkları faaliyetlerin kabul edilemez olduğunu ve Filistin çıkarlarına tamamiyle ters düştüğünü hatırlatmak istiyorum. Gazze`den İsrail`e roket atılmasına son verilmesini, İsrail`den de mümkün olan en üst düzeyde (tepkisini) kısıtlamasını istiyorum. İki tarafın da uluslararası insan hakları hukukuna tam olarak uymalarını istiyorum" dedi
Kaynak: İHA
ESCWA Genel Sekreteri Rima Khalaf yaptığı açıklamada, "Birleşmiş Milletler Genel Asamblesi, her yıl Kasım ayının 29`unda Filistin halkıyla birlikte Dayanışma Günü`nün kutlanması için 1997`de bir tasarıyı kabul etti. Şu an bu karar çerçevesinde burada bir araya gelmiş bulunuyoruz" dedi
BM Lübnan Özel Koordinatörü Robert Watkins panelde yaptığı konuşmada, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun`un mesajını okudu. Ki-moon mesajında, İsrail ve Filistin arasındaki sorunu çözme ihtiyacının, bölgede yaşanan tarihi değişimle birlikte daha da aciliyet kazandığını söyledi
Ki-Moon mesajında 46 yıl önce bugün Genel Kurul`un 181 sayılı kararı kabul ederek toprakları iki ayrı ülkeye böldüğünü, ancak, güvenlik içinde bir İsrail`in yanında Filistin Devleti`nin oluşmasının bir türlü gerçekleşmediğini belirtti
Filistinli ve İsrailli liderleri cesur davranmaya çağıran BM Genel Sekreteri, hem Filistinli hem de İsrailli çocuklara daha güzel bir gelecek sağlanması için iki devletli çözüme doğru kararlı adımlar atılması çağrısında bulundu
Ki-mun, "Böyle bir çözüm, 1967 yılında başlayan işgalin sona ermesi ve meşru güvenlik endişelerinin giderilmesi ile sağlanabilir. Kudüs görüşmeler sonucu iki devletin başkenti olarak çıkmalı, kutsal mekânlar tüm tarafların kabul göreceği şekilde düzenlenmelidir. Ayrıca, bölgenin dört bir yanına savrulmuş Filistinli mülteciler sorununa da bir çözüm içermelidir" dedi.
"Böyle bir hedef sorunlarla karşılaşacak olsa da size Filistin Yönetiminin geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği çok önemli hatta tarihi başarıdan söz edeyim" diyen Genel Sekreter, "Filistin Yönetimi, bir Filistin devleti kurulacak olursa, kurumsal olarak yönetimi sağlayabilecek bir konumda bulunuyor. Bu durum, Eylül ayında düzenlenen toplantılarda da uluslararası topluluğun bir çok üyesi tarafından teyid edildi. Başkan Mahmud Abbas`ı ve Başbakan Salam Fayyad`ı bu başarılarından dolayı kutluyorum. Bu çabalardevam etmeli ve desteklenmelidir." dedi. Ban, "Bu bağlamda, Filistin Yönetimine ait gümrük vergi ve harçlarının İsrail tarafından dondurulmuş olması, sağlanan ilerlemeye gölge düşürme ihtimalini taşıyor. Bu gelirler vakit geçirilmeksizin transfer edilmelidir" dedi
BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, mesajına şöyle devam etti: "Herşeyin ötesinde siyasi ufuk çizgisinin belirlenmesi hayati önem taşıyor. İsrail-Filistin görüşmelerinin kesintiye uğramış olmasından derin endişe duyuyorum. Bu süreçte tarafların birbirlerine olan güvenleri de eriyor. Ortadoğu Dörtlüsü ile olan temasları tek umut ışığımız. Her iki tarafı, sınırlar ve güvenlik konularında ciddi öneriler geliştirmeye ve bu önerileri Dörtlü`nün etkin katılımıyla ve 2012 sonuna kadar bir çözüm bulunacağına dairverdikleri karşılıklı taahhüt kapsamında doğrudan birbirleri ile tartışmaya çağırıyorum." Tarafların provokatif faaliyetleri sona erdirme ve anlamlı görüşmelerin yapılabilmesi için uygun ortamı yaratma konularında özel bir sorumlulukları bulunduğunu vurgulayan Ban Ki-Moon, "İsrail`in Doğu Kudüs ve Batı Şeria`da yerleşim yerlerini yoğunlaştırma faaliyetleri ana sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Yerleşim yeri faaliyetleri uluslararası hukuka ve Yol Haritası`na aykırı ve kesinlikle durdurulmalı. Tek taraflı eylemler uluslararası toplulukça kabul edilmeyecektir." Filistin yönetimini ortamın sakinleşmesine ve ayrıştırıcı havanın giderilmesine katkı sağlayacak yollar bulmaya ve görüşmeler yoluyla soruna çözüm bulunmasına doğrudan katkı sağlamaya hazır olmaya çağıran Ban Ki-Moon, "Filistinlileri, aralarındaki bölünmüşlüğü, Filistin Kurtuluş Örgütü`nün taahhütleri ve Ortadoğu Dörtlüsü`nün ve Arap Barış Girişimi yaklaşımları doğrultusunda sona erdirmeye çağırıyorum. Başkan Abbas`ın mayıs ayında hem başkanlık hem de meclis üyeliği seçimlerine kadar bir geçiş dönemihükümeti kurma çabalarının farkındayım. Filistin`in bütününün görüşmeler sonucu ortaya çıkacak iki devletli çözüme destek vermesi, Gazze ve Batı Şeria`da bir Filistin devleti kurulmasının temelini teşkil ediyor" tespitinde bulundu.
"GAZZE HALKINA DESTEK KARARLI BİR ŞEKİLDE SÜRECEK" Birleşmiş Milletler (BM)`in Gazze halkına olan desteğini kararlı bir şekilde sürdürmeye ve 1890 sayılı Güvenlik Konseyi kararının tüm yönleriyle uygulanmasına kararlılıkla devam ettiğini ifade eden Genel Sekreter, "İsrail`in Gazze`ye yönelik ablukayı hafifletme çabalarını takdirle karşılıyorum ve insanların seyahatlerini ve malların naklini engelleyen, BM`nin Gazze`nin yeniden toparlanması ve inşası için katkılarını kısıtlayan sayısız engelin ortadan kaldırılması çağrımı bir kez daha tekrarlıyorum. Buvesileyle Gazzelilere de, İsrail`e roket fırlatanların veya silah sokmaya devam edenlerin yaptıkları faaliyetlerin kabul edilemez olduğunu ve Filistin çıkarlarına tamamiyle ters düştüğünü hatırlatmak istiyorum. Gazze`den İsrail`e roket atılmasına son verilmesini, İsrail`den de mümkün olan en üst düzeyde (tepkisini) kısıtlamasını istiyorum. İki tarafın da uluslararası insan hakları hukukuna tam olarak uymalarını istiyorum" dedi
