``türkiye`nin İklim Değişikliğine Uyum Kapasitesinin Geliştirilmesi`` Bm Ortak Programı

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, "Türkiye`nin, iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek Akdeniz ülkelerinden biri olması, uyum çalışmalarına gereken önemi vermemizi zorunlu kılmaktadır" dedi.

``türkiye`nin İklim Değişikliğine Uyum Kapasitesinin Geliştirilmesi`` Bm Ortak Programı
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı koordinasyonunda Birleşmiş Milletler tarafından 2008 yılından bu yana yürütülen ve Türkiye`nin kentsel, kırsal ve kıyı alanları gelişimini tehdit eden iklim değişikliği risklerini yönetmek için kapasite geliştirmeyi amaçlayan, `Türkiye`nin İklim Değişikliğine Uyum Kapasitesinin Geliştirilmesi BM Ortak Programı` sona erdi. Ankara Ticaret Odası Kongre ve Sergi Merkezi`nde, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ve BM Türkiye Mukim Temsilcisi Shahid Najam`ın katılımıyla`kapanış konferansı` gerçekleştirildi. Konferansın 24 Kasım 2011 tarihine kadar devam edeceği bildirildi

Konferansta bir konuşma yapan Bayraktar, "Bugün burada, Türkiye`de iklim değişikliğine uyum çabaları kapsamında gerçekleştirilen ve Türkiye`nin ilk ulusal uyum stratejisi belgesi olan, `Türkiye`nin İklim Değişikliğine Uyum Kapasitesinin Geliştirilmesi Ortak Programı`nın kapanış konferansı için bir araya gelmiş bulunuyoruz" dedi. Bayraktar, hemen hemen bütün bilim adamları tarafından, dünya iklim sisteminde bir bozulmanın olduğunun kabul edildiğini belirterek, 19. yüzyılın ortalarından itibaren, doğaldengenin bozulması, fosil yakıt kullanımı, sanayileşme, hızlı nüfus artışı, enerji üretimi gibi etkenler sonucunda atmosfere salınan gazların sera etkisi oluşturmasının, sıcaklığı arttırarak küresel ısınmaya sebep olduğunu kaydetti. Bayraktar, iklim değişikliğine bağlı olarak, kimi ülkelerde kasırga, sel, çığ ve taşkın gibi ani meteorolojik değişimlere bağlı doğal afetlerin sayısında artış yaşanırken, kimi ülkelerde ise kuraklık ve çölleşmenin olumsuz etkisinin her geçen gün daha da artarak hissedildiğinisöyledi

"İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNDEN ETKİLENMEYECEK ÜLKE VE BÖLGE YOKTUR" Türkiye`de ve dünyanın birçok bölgesinde etkili olan tabii felaketlerin, iklim değişikliği konusunun ciddiyetini tüm gerçekliğiyle ortaya koyduğunu anlatan Bayraktar, "İklimdeki önemli değişimler ve bunun etkileri şimdiden küresel ölçekte görülmeye başlanmış olup, bu etkilerin gelecekte daha da belirgin hale gelmesi beklenmektedir. Bugün gelinen nokta itibariyle, iklim değişikliğinden etkilenmeyecek ülke ve bölge olmadığı artık kabul edilmektedir. İklim değişikliğinin etkilerinin tüm dünyada olduğu gibiülkemizde de etkisini göstermesi kaçınılmazdır. Son yıllarda, özellikle, ani meteorolojik değişikliklere bağlı olarak gelişen ve yerleşim birimlerini tehdit ederek can ve mal kaybına yol açan afetlerin sayısında bir artış söz konusudur. Sera gazı emisyon salımları bugün durdurulsa bile, atmosferdeki birikimleri nedeniyle iklim sistemindeki değişim devam edecektir. Dolayısıyla, atmosferdeki sera gazlarının azaltımının yanı sıra, iklim değişikliklerinin yol açacağı olumsuzlukların etkisini en azaindirmenin yollarını arama, yani bu değişime ayak uydurma zamanı gelmiştir" şeklinde konuştu

"SAHA ÇALIŞMALARI VE BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR YAPILMALI" İklim değişikliğine uyum sürecinin, iklim olaylarının etkileriyle mücadele etmek için stratejilerin güçlendirilmesi, geliştirilmesi ve uygulanması süreci olduğunu vurgulayan Bayraktar, "Uyum süreci, toplumların küresel iklim değişiminin olumsuz etkileriyle başa çıkmalarına, yerine ve durumuna göre bu etkilerden fayda sağlamalarına ve bu etkileri yönetebilmelerine katkıda bulunmaktadır. Bu yönde yapılacak düzenlemeler, iklim değişikliklerinin olumsuz etkilerini azaltırken olumlu fırsatları da ortayaçıkaracaktır. Esasen, iklim değişikliğine uyum sağlamak, iklim değişikliğinin etkilerinin iyi anlaşılmasıyla mümkündür ve böylece etkilere karşın en iyi mücadele yöntemleri oluşturulabilinsin. Bu anlamda, iklim değişikliğinin etkilerinin iyi anlaşılması hayati önem taşımaktadır. Bu da yerel, hatta bireysel düzeyden başlayarak, etkilenen tüm sektörlerin nasıl etkilendiklerinin tespit edilmesi için, saha çalışmaları ve bilimsel araştırmalar yapılmasını gerektirmektedir" dedi

"TÜRKİYE, İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNDEN EN FAZLA ETKİLENECEK BİR AKDENİZ ÜLKESİ" "Hedefimiz, ekonomik kalkınma ile çevre arasında en uygun dengeyi kurarak, uluslararası standartlarda çevre yönetimi sistemiyle kalıcı yaşam kalitesini en üst seviyeye taşıyacak bir yapı oluşturmaktır" diyen Bayraktar, konuşmasına şunları kaydetti: "Bakanlığımızca çevrenin korunması çerçevesinde yapılan her türlü çalışma aynı zamanda iklim değişikliğine karşı alınmış birer tedbir niteliği taşımaktadır. Bakanlığımız bu bilinçle görevlerini titizlikle icra etmekte, ülkemizin geleceğinde kendisine düşen önemli rolü hiçbir faaliyetinde göz ardı etmemektedir. Türkiye`nin, iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek Akdeniz ülkelerinden biri olması, uyum çalışmalarına gereken önemi vermemizi zorunlu kılmaktadır. İklim değişikliğinden tamamen avantajsağlanacak bir konumda olunması halinde bile, iklim baskısı nedeniyle gelecekte yaşanması muhtemel kaynak temin mücadeleleri ve göç olaylarına karşı hazırlıklı olmak anlamında da iyi bir uyum stratejisine ihtiyaç vardır." Bayraktar, programın, Bakanlık liderliğinde Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ortaklığında yürütüldüğünü kaydetti. Bakan Bayraktar, bu süreçte, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı başta olmak üzere gerek yerel gerek ulusalbirçok kurumun oldukça faydalı katkı ve kate`f0lı olarak gelişen ve yerleılımları olduğunu söyledi. Bayraktar, "Amacı, iklim değişikliğine uyumun, ulusal, bölgesel ve yerel politikalarda, sürdürülebilirlik yolunda ve Türkiye`nin kalkınma hedefleri çerçevesinde entegre edilmesi olan bu ortak programın uygulayıcılarına ve destek veren herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Projenin, Türkiye`nin iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele edebilmesi ve bunları yönetebilmesi için önemli bir katkı sağlamasını,bu yolda gerekli olacak diğer projelere örnek olmasını, ülkemizin uyum kapasitesinin gelişmesine katkı sağlamasını temenni ediyor herkese saygı ve sevgilerimi sunuyorum" dedi

BM Türkiye Mukim Temsilcisi Shahid Najam ise, orman örtüsünün kaybolmasıyla pek çok çeşitliliğin ve biyoçeşitliliğin yok olacağını kaydetti. Acil bir şekilde harekete geçilmesi gerektiğini vurgulayan Najam, BM ortak programının bu yüzden başlatıldığını belirtti

Kaynak: İHA