Hrant Dink Vakfı`ndan Panel

Hrant Dink Vakfı Diyarbakır`da, Belediye, Ticaret Odası gibi bazı kurumların desteğiyle "Diyarbakır ve Çevresinin Toplumsal, Ekonomik Tarihi" konulu panel düzenledi.

Hrant Dink Vakfı`ndan Panel
Hrant Dink Vakfı Diyarbakır`da Belediye, Ticaret Odası gibi bazı kurumların desteği ile Sümer Park resepsiyon salonunda "Diyarbakır ve Çevresinin Toplumsal, Ekonomik Tarihi" konulu panel düzenlendi. Panele AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş, Diyarbakır Ticaret Odası Başkanı M.Diyeaddin Gezer, Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsünden Necdet İpekyüz, Yazar Baskın Oran, çok sayıdayerli ve yabancı konuk katıldı. Yabancı konuklar için çevirmenler bulunurken, açılış konuşmasını Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir yaptı. Baydemir, 1900`lü yıllarla yüzleşmek gerektiğini belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Benim siyasetle tanıştığım ilk gün, askeri tankların nohut tarlamızı berbat ettiği gündür. O günden itibaren siyasetle şu veya bu şekilde tanışıyoruz, çeperindeyiz. İlk öfkem, babamın da içerisinde olduğu köyün bütün ihtiyarlarının köy meydanında toplatılıp, köyün diğer biraz daha genç nüfusunun onların sırtına bindirilerek, köy meydanında o yaşlıların bir nevi at, eşek pozisyonuna sürülmüş olduğu gün benimde öfkem başlamış oldu. Biz Türkiye`de yaşayan Türkler ve Kürtler, Araplar ve diğer etnikkimlikler gerçekten birlikte, adil, özgür bir yaşam arzuluyor hedefliyorsak geçmişimizle yüzleşmek zorundayız. 1900`lü yıllarda 19. yüzyılın başından bugüne değin, ne yaşandı bilmek zorundayız. Gerçeği bilmek ve kabul etmek zorundayız. Gerçekle yüzleşmediğimiz sürece geleceği kurgulama şansına da sahip olamayız. Bildiğim bir şey var ki, kadim Diyarbakır ne kadar bir Kürt şehri ise, en az bir o kadar da bir Ermeni, bir Keldani, bir Süryani, bir Yezidi şehridir. Ama maalesef şuanda yoklar. Bu toplantıyıdüzenleyenlerin emeklerinden dolayı herkese teşekkür ediyorum. Özür diliyorum kampanyası düzenlendi. Bu muazzam bir cesaretti, muazzam bir çabaydı. Ama bana sorursanız gerçek anlamda özür dilemek, aynı zamanda telafi etmektir. Telafi etmenin çabasını ortaya koymaktır. Anakent belediyemizin orta doğunun en büyük ermeni kilisesini Surp Giragos kilisesini onarması sadece ve sadece bir kültürel mabedinin, inanç mabedinin restore etmek değildir. Aynı zamanda vicdanları restore etme çabasıdır. Bu aynı zamandageçmişimizle yüzleşip, nasıl bir gelecek istiyoruz? Nasıl bir geleceği hayal ediyoruz?" dedi

"1920`DE DİYARBAKIR TÜRKİYE`NİN EN BÜYÜK 3`NCÜ EKONOMİSİYDİ" Baydemir, 1920`li yıllarda Diyarbakır`ın ekonomisinin Türkiye`nin en büyük 3`ncü ekonomisi olduğunu ancak şuanda 66`ncı sırada bulunduğunu belirterek, "Diyarbakır ekonomisi 1920`lerde Türkiye coğrafyasının en büyük 3 ekonomisinden biriydi. Şimdi 66. sırada. Ermeniler gittiği için, yok edildikleri için, Süryaniler gittiği için, Keldaniler gittiği için zanaat öldüğü için. Ben geri kalmışlık politikalarının etki gücünün olmadığını iddia etmiyorum. Ama beyin göçü ve sermaye göçü bugünkü yoksulluğunnedenlerinden bir tanesidir. Dolayısıyla bunu görmek, bu gerçekle yüzleşmek o dönemin vicdansızlığını, vicdanlarımızda mahkum etmek yeni bir başlangıcını en önemli adımlarından biri olacaktır" dedi

Başkan Baydemir, Diyarbakır Büyükşehir belediyesi olarak, Ermeni cemaatiyle bir çalışma yürütüyoruz. Kısmen belediye tarafından da, kısmen de vatandaşlar tarafından işgal edilmiş bir arsa bulduk. Üzerine 7-8 katlı binalar inşa edilmiş. Onu şu anda cemaate iade etme şansımız yok. Gerçekten geçmişle yüzleşip hesaplaşacaksak, o zaman cemaate o arazinin değeri kadar bir arazi vermek zorundayız. O takası yapmak zorundayız, bu şekilde telafi etme yoluna gidilebilir. Bu bir küçük model olabilir mi? BütünTürkiye`de bir başlangıç olabilir mi, olamaz mı? Bunu tartışamaz mıyız? Benim en büyük hayallerimden biri gerçekleşti. Diyarbakır`da çan ve ezan sesi şükürler olsun ki birbirine karıştı. Ama en büyük hayallerimden biri de tekrar o çok dilli ve çok inançlı bölgenin kadim merkezi olma yolunda yol alamaz mıyız? Tekrar Ermeni, Süryani, Ezidi kardeşlerim ne kadar olabilirse kentlerine, evlerine, coğrafyalarına dönemezler mi? Bunun zeminini hazırlayamaz mıyız? Bunun için ortak bir çaba ortaya koyamaz mıyız Butoplantının hem geçmişle yüzleşme, hem de aydınlık, eşit ve özgür bir geleceğin zeminini yaratmakta da ileri bir adım olmasını temenni ediyorum" dedi. Baydemir`in konuşmalarının ardından Baskın Oran ve Ticaret Odası Başkanı M.Diyeaddin Gezer, kısa bir açılış konuşması gerçekleştirdikten sonra toplantının geri kalanı basına kapalı olarak devam etti.
Kaynak: İHA