
CHP Dalaman İlçe teşkilatında yapılan toplantıda; öncelikle Hakkari’nin Çukurca İlçesi’nde şehit düşen askerlere Allahtan Rahmet kederli ailelerine sabır dilendi.Van depreminde hayatlarını kaybeden vatandaşlara Allahtan rahmet, yaralılara da acil şifalar dileyerek konuşmasına başlayan Dalaman Kadın Kolları Başkanı Ülkü Yeşiltuna “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na göre ülke sınırları içinde yaşayan her bireyin sağlıklı bir çerçevede yaşayabilmesi bir devlet görevidir. Sağlık, bireyin en temel insan hakkıdır. Oysa ülkemizde yıllardır süregelen kadına yönelik şiddet artarak devam etmektedir. Ne yazık ki kadına yönelik şiddet, çoğu ailede bir kız çocuğunun dünyaya gözlerini açmasıyla birlikte başlamaktadır. Çoğu kadın henüz doğar doğmaz şiddete açıyor gözlerini ülkemizde. Suçu ise, bu kocaman dünyada kadın olarak nefes almaktır. Ne yazık ki kız bebeklerin öldürülmesi, kız çocukların cinsel istismarı, dövülmesi, anne babanın kendilerinden utanç duyması, başlık parası, namus cinayetleri, tecavüz, psikolojik ve ekonomik baskı olarak gösteriyor ki kadın olarak dünyada kendine yer bulmak hiçte kolay değildir. Kadının bir mal olarak görülmesi, bireysel kimlik ve haklarının dominant erkek tarafından reddedilmesi yalnızca Türkiye’de değil, tüm dünyada tespit edilmiş bir anlayış olarak karşımıza çıkmaktadır. Egemen zihniyet erkeğe, kadının kendisi için yaratılmış, üzerinde her türlü hakka sahip olduğu bir varlık olduğu fikrini öğütlemekte ve bu da kadına yönelik şiddet girişimlerini çoğu zaman toplum içinde meşru kılmaktadır. Elbette burada sözü edilen şiddet yalnızca fiziksel şiddet değildir. Kadına sıklıkla uygulanan cinsel taciz, toplum hayatının dışında bırakma, sözlü şiddet, psikolojik baskı gibi pek çok davranış şiddetin kapsamı içine girmektedir. Bütün bu sorunlar karşısında devlet ve sivil toplum kuruluşları çok daha fazla önlem almalıdır. Kadına yönelik şiddetin temelinde cinsiyet ayrımcılığın yattığını göz ardı edilmemeli ve eğitimin ilk evrelerinden başlayarak her düzeyde eğitim programları düzenlenmeli, medyanın bu konuda dikkati daha fazla çekilmelidir. Kadın sığınma evlerinin sayısı artırılmalıdır. Hükümet, bakanlık, hukuk sitemi, kolluk kuvvetleri ve medya bu acı tablonun bir daha oluşmaması için gerekli önlemleri almalıdır. Türkiye’de her gün en az üç kadın öldürülür hale gelmiştir. Şiddet mağdurlarının ve çocuklarının hukuki, tıbbi, psikolojik, ekonomik olarak korunmaları, eğitilmeleri, güçlendirilmeleri için bütün tedbirleri almanın devletin görevi olduğu kabul edilmelidir. Kati bir şekilde hızla uygulanmalıdır. Kadınların, güvenli ve onurlu yaşam hakları için sorumlu tüm kişi ve kurumların da itirazsız, çekincesiz, şartsız, koşulsuz bir şekilde çalışması ve sorumluluğu birlikte üstlenerek bu utancı bir son vermesi insanlık vazifesidir” dedi.