``aile İçi Şiddete Komisyon El Atsın``

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat ile Ankara Milletvekili Ülker Güzel, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna başvurarak, aile içi şiddetle ilgili alt komisyon kurulmasını istedi.

Alt komisyon kurulması talep edilen önergede, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesİ Sözleşmesinin (CEDAW), kadınlara karşı her türlü ayrımcılığı yasakladığı ve bir takım yaptırımlar getirdiği ifade edildi.Anayasa`da da kadınlar ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğuna ilişkin hükümlerin yer aldığı belirtilen önergede, bu düzenlemelere rağmen aile içi şiddetin dünyada olduğu gibi Türkiye`de de önemli bir sorun olarak devam ettiği kaydedildi.Aile içinde özellikle kadına yönelik şiddetin, kadınları en temel insani haklarından mahrum ettiği, akıl ve ruh sağlıklarını olumsuz yönde etkilediği bildirildi.22. Yasama Döneminde, töre ve namus cinayetleri ile kadınlara ve çocuklara yönelik şiddetin sebeplerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonu raporunun, Genel Kurulda görüşüldüğü kaydedilen önergede, komisyonun sivil toplum kuruluşları ile toplantılar düzenlediği, bazı illerde de incelemelerde bulunduğu bildirildi.TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunun 2009`da kurulduğu anımsatılan önergede, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının da mevzuat ve uygulamadaki eksiklikleri gidermek için bir kanun taslağı üzerinde çalıştığı belirtildi.İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde, her türlü şiddet, kötü muamele ve işkence ile ceza ve tutukevleri ile ilgili sorunların incelenmesi amacıyla kurulan alt komisyonun, 23. Dönem 2. yasama yılında Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda incelemelerde bulunduğu ve raporunu yayınladığı belirtildi

-``Kadın sığınma evleri denetlensin``- Önergede, şunlar kaydedildi: ``Aile bireyleri içinde özelikle kadınların en temel haklarını kullanamamalarına neden olan şiddete maruz kalma gerçeği, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu tarafından bugüne kadar kapsamlı bir çalışmayla ele alınmamıştır. Ancak özellikle son dönemde artan sayılarda aile içi şiddet mağduriyetine ilişkin yazılı ve görsel basında yer alan haberler, bu konuda sessiz kalınamayacak bir durumla karşı karşıya olduğumuzu ve komisyonumuzun görevi gereği bu konuyu ele alması gerektiğini hatırlatmıştır.Kadına karşı şiddetle mücadelenin hukuki, sosyolojik, psikolojik idari uygulama gibi farklı boyutları bulunmaktadır. Son yıllarda mevzuat açısından iyileştirici düzenlemeler yapılmış olsa da bu konuda hala eksiklikler olduğu bilinmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de 9 Haziran 2009 tarihli Opuz V. kararı ile Türkiye`yi aile içi şiddeti engelleyemediği ve kadına karşı ayrımcılığı ortadan kaldırmak için gerekli önlemleri hayata geçirmediği gerekçesiyle tazminata mahkum etmiştir.Kadınların karşı karşıya olduğu aile içi şiddet ve sonrasında devlet korumasının yetersizliği ile alınması planlanan önlemler bir arada düşünüldüğünde, komisyonumuzun bu alanda, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Kanunu uyarınca çalışma yapması, konuya katkı sağlaması bakımından büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda hukuki altyapının incelenmesi, yeni yasal düzenlemelerin takibi, kolluk kuvvetleri ve kadın sığınma evleri gibi şiddet mağduru aile bireylerini korumakla yükümlü devlet mekanizmalarının denetlenmesi amacıyla alt komisyon kurulmasını arz ederiz.`` (COŞ-KUD)
Kaynak: AA