K.Irak önem arz ediyor
Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.

Cemil Çiçek'in Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası yaptığı açıklamalar şöyle:
Bugün bu beyanda AB Genel Sekreterlimiz ve sorumlu Bakan arkadaşımız Egemen Bağış Bakanlar Kurulu'na da bilgi sunmuştur. Bu çalışmaları etkin ve verimli şekilde sürdürebilmek açısından bir uyum komisyonu kurmuş oluyoruz benim başkanlığımda.
SON AÇIKLANAN RAKAMLAR BİZİ SEVİNDİRİYOR
Bugün yine Adalet bakanı Sayın Ergin HSYK kanun tasarısının ön taslağına ilişkin bilgi sundu. Başta yüksek yargı ve ilgili bakanlıklar da hesaba katılarak ilgili kurum ve kuruluşların da görüşleri alındıktan sonra esas taslak Bakanlar Kurulu'na gelecek, biz de bunu süratle TBMM'ye sevk edeceğiz.
Mesela bu değişiklikle artık teftiş sistemi tümüyle değişiyor. Bugün adalet müfettişleri kurulun müfettişleri olacaktır. Ayrı bir sekretaryası yoktur. Bununla ilgili kadro ihsasları gerekiyor. Ayrı bütçesi yoktur. Ayrı bir bütçesi olacak. Bunun için müstakil yasa olacak ve süratle çıkması gerekmektedir. Seçim takvimi belirlenmiştir. Anayasa'da da belirtildiği gibi bir kısım daireler olacaktır. Ayrıca bugün Bakanlar Kurulu'nda bu uyum yasalarının dışında çıkmasını arzu ettiğimiz bir kısım yasalar üzerinde de durduk. Mesela Sayıştay Yasası, Devlet Yardımları'nın izlenmesi gibi. Bu Belçika'nın dönem başkanlığı döneminde de bu önemlidir. Bugünkü bakanlar kurulu toplantısı ayrıntılar üzerinde fazla durdu. Çalışma süresi fevkalade sınırlı gözüküyor. Bütçe kanunu çıkacak. İstihdam ile ilgili de bir konu var. Bugün yetişebilirse bugün bir sunum yapılacak. Yetişmez ise diğer kurulda ele alacağız.
Bizim de en çok üzerinde durduğumuz bir konudur. Son açıklanan rakamlar bizi sevindiriyor. Özel bir proje olarak kamuoyunun gündemine gelmesi gerekiyor. Bununla ilglii de çalışma bakanımız o konuyla ilgili bir bilgi sunacak olmazda bir sonraki kurul toplantısında ele alacağız.
TEZKERE SÜRESİNİN UZATILMASI İÇİN KARARNAMEYİ İMZAYA AÇTIK
Terörle mücadele Türkiye'nin en öncelikli konusudur. Bizim her zaman birinci gündem maddemiz olmuştur. Bu Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sorunudur. Her Milli Güvenlik Kurulu toplantısında bu konu ele alınmaktadır. Terörle mücadele dinamik bir süreçtir. Aldığınız tedbirleri her defasında gözden geçirmeniz gerekmekte ve ilave tedbirler de gerekmektedir.
Bugüne kadar bu yeterince anlaşılamadı. Biz terörle mücadeleyi sadece asayiş ve güvenlik sorunu gördüğümüz için yasal düzenlemeler işin asayiş ve güvenlik yönünde olmuştur. Hiçbir dönemde olmadığı kadar terörün tüm boyutları ile ele alındığı bir mücadele yürütüyoruz. Bunun içinde dış politika, ekonomik ve sosyal çalışmalar vardır. Alınması gereken kararlar var ise bunları da almaya devam ediyoruz. Amacımız terörün gündemin arka sıralarına itilmesidir. Bunun için de alınmış bir takım kararlar vardır. Yurt dışına asker gönderilmesi ile ilgili teskere vardır. Bu sürenin uzatılması için kararnameyi imzaya açtık ve Meclis'te görüşeceğiz. Bu ülkede kan dökülmesinden, göz yaşı dökülmesinden kimsenin bir sonuç alamayacağını herkesin görmesi lazım. Bizim ülkemizin bir kısım insanların kendi devletlerinden şikayeti varsa bunu kan dökerek kin dökerek değil demokratik talepler olarak gündeme gelmesi ve bunun bu şekilde hukuk zemininde sürdürülmesi gerekmektedir. Buna hep vurgu yapıyoruz.
BUNDAN SONRA DA GİDİŞLER OLACAKTIR
Terörün dış bağlantıları var. Bunlar içinde Kuzey Irak önem arz ediyor. Şu an halen Irak'ta güç sahibi olan ABD ile gerek ikili gerek üçlü konuları görüştük ve görüşüyoruz. Sayın Bakanımızın yaptığı ziyaret bu çerçevededir. Üçlü mekanizma çerçevesinde yapılacak ziyaretlerdir. Bundan sonra da geliş gidişler olacaktır.
Bir defa kamuoyuna vaatte bulunanlar sonu açık, her istikamete çekilecek bir cümle değil de detayları ile açıklamalıdır. Bunun açıklanması gerekmektedir. Elbette bunu biz arzu ediyoruz. Bu teşebbüs bugün hala netice vermediyse bunun sorumlusu CHP'dir. Bir anayasal çözüme bu konu kavuşturulmuştu bunu Anayasa Mahkemesi'ne CHP götürdü. Bu seçim öncesi söylenmiş bir vaat olarak kalır. Ben terörü çözerim diyor tedbir ve yolları göstermiyor, türbanı çözerim diyor herhangi bir şey yapmıyor. Yasal düzenleme olmaz, başka türlü olmaz ise bu iş nasıl çözülecekse biz her türlü katkıyı sunmaya hazırız.
CHP ÇÖZÜMSÜLÜK HALİNE GETİRDİ
Sözün sahibi kendileridir biz her türlü katkıya hazırız. Biz ana muhalefet partisinin söylediği her sözü daha bir özenle ve dikkatle dinleriz ve bu konuda nasıl bir adım atacak ve atması gerekecek onu da bekleriz. Biz desteği vereceğimizi Sayın Başbakanımız meydanlarda söyledi. Biz bildiğimiz yöntemi denemeye çalıştık. 411 Milletvekili'nin kabul ettiği çözümü CHP çözümsüzlük haline getirdi. Hangi yöntemle çözecekse mecliste açılıyor. Kendisine her türlü desteği vermeye hazırız.
Anayasa konusuna gelince bizim üzerinde durduğumuz kendisinin de ifade etmeye çalıştığı yeni bir anayasadır. Yeni bir anayasa nasıl değişecekse biz daha 12 Eylül akşamından itibaren Kamuoyuna bir çağrıda bulunduk ve dedik ki yeni anayasa ihtiyaç haline geldi. Evvela yöntemi konusunu herkes netleştirmelidir. Bu nasıl bir yöntemle değişecek.
ANCAK KONSERVE ANAYASASI OLUR
26 Maddelik değişiklik vesilesiyle de gördük ki çok fazla siyasi parti filan yok. Gördük bir kaç STK'nın elinde metin var. DİSK, HAK-İŞ'in bir kaç çalışmaları var. Bunların yapılması gerekiyor ki bir araya gelindiğinde oturup bir orta yolu birlikte bulalım. Biz de her türlü katkıyı sunmaya hazırız.
Sayın Genel Başkan diyor ki bir haftada çıkartırız. Böylesine ciddi bir işi konuşuyoruz. En temel yasa ile ilgili bir değişiklik bir haftada olacaksa bu konserve anayasa olur kapağını açıp servis yapmak gerekir.
Anayasa değişikliği acele tartışılamaz. Şimdi de diyor ki biz bunu bir haftada çıkartırız. Evet, Anayasa değişmelidir ancak acelesi var mıdır? Şimdi uzlaşma ile olacaksa mecliste gruba sahip olan bir siyasi partimizde böyle diyor. Son değişiklik sebebi ile aceleye getiriyorsunuz acele işe şeytan karışıyor bu tutanaklarda olanlar bu soruların cevabıdır. Bir haftada gerçekten anayasa değişikliği olabilir mi kamuoyu bunu tartışsın. Buna rağmen yeni baştan bir çalışma başlattık. Beklentileri talepleri hukuk alanındaki gelişmeleri de dikkate alarak kendi taslağımızı gözden geçirerek kendi çalışmalarımızı başlattık.
KADIN VE ÇOCUKLARI ÖLDÜREREK BİR YERE VARILAMAZ
Biz yasal zeminde faaliyet gösteren herkesle bu çalışmayı yaparız. Bu görüşmelerden somut bir şey çıksın diye bir şey yok. Üzerinde konuştuğumuz konu bir Türkiye konusudur, sorunudur. Sadece AK Parti'nin sorunu değildir. Biz herkesle görüşürüz ama herkes de herkesle görüşsün. Bu netleşme söz konusu olmadığı durumda bu bir iç suçlama malzemesi oluyor. Türkiye'nin böyle bir sorunu var. Bu sorun sadece AK Parti'nin sorunu değildir. Biz yüzde 1'in üzerinde oy alan tüm partiler ile görüştük. Herkes herkes ile görüşebilirse özellikle siyasi partilerimiz tedbirleri de ortaya koyabilirse sorunun çözümünü yapmak daha kolay olacaktır. Hepimizin ittifak etmesi gereken husus şu. Cebire şiddete başvurmak ilkelliktir. Herkes de bundan vazgeçmelidir. Çocukları öldürerek, kadınları kurşuna dizerek bir yere varılamaz. Barış ve demokrasi yaşayan insanlar içindir. Masum insanların kanını dökerek, filanca yerde hastaneleri, okulları yakarak yıkarak barış ve demokrasi olmaz. Onun için biz görüştük bundan sonra da görüşeceğiz. Ama her türlü sorunun çözümü de TBMM çatısı altında olacaktır. Bu konudaki inancımızı ortaya koymak adına da görüşme talebimizi TBMM çatısı altında yaptık
