Angelopoulos: 'Bir deniz bizi birleştiriyor'

17. Uluslararası Altın Koza Film Festivali'nin "Onur Konuğu" Yunan yönetmen Theo Angelopoulos, "Tarihte olanları ders olarak almalı ve böylece geleceğe doğru birlikte yürümeliyiz" dedi.

17. Uluslararası Altın Koza Film Festivali'nin "Onur Konuğu" Yunan yönetmen Theo Angelopoulos, "Tarihte olanları ders olarak almalı ve böylece geleceğe doğru birlikte yürümeliyiz" dedi. Angelopoulos, Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatrosu'nda gerçekleştirilen söyleşide yaptığı konuşmada, Adana'ya davet edildiği için teşekkür ederek, Adana'ya gelmeden önce "uzun bir yolculuk yaptığını" kaydetti.

Bu yolculuğun, dünyada tarihinde ve sinemada yaptığı bir yolculuk olduğunu belirten Angelopoulos, şöyle devam etti:

"Ben 1960'lı yıllarda Paris'te yaşama şansına sahip olan bir kişiyim. Şans diyorum, çünkü harikulade bir dönemdi. Öyle bir dönemdi ki, biz genç sinemacılar olarak geleceğe inanıyorduk, öyle çalışıyorduk.

Şuna inanıyorum ki, genç ve yetişen yeni bir nesil var. Genç sinemacıların, ister Türkiye ister Yunanistan'da olsun, kat ettiği bir yol var. Ama gelecekle ilgili bir sürü şüpheleri ve sorgulamaları da mevcut.

'Acaba yarın Avrupa'nın geleceği, dünyanın geleceği nasıl olacak?' gibi sorgulamalar bunlar. Ekonomik kriz masum bir kriz değildi. Onu değerler kitlesinden ayrı tutamayız. İkisi birlikte ilerliyor."

Angelopoulos, Yunanistan'da 1920'li yıllarda gerçekleşen göç ve Türk-Yunan ilişkilerini nasıl değerlendirdiği, sığınmacılara nasıl baktığı şeklindeki soruya, şöyle yanıt verdi:

"Yunanistan'da 1922'de göçmenlik trajedyasını yaşadık. 'Piyango Kumpanyası' filmini çevirdiğim zaman, büroma iki Türk genci geldi ve beni ziyaret etti. İsveç'te yaşadıklarını ve İstanbul'a dönerken, beni görmeye geldiklerini söylediler. Filmi izlemişlerdi.

Bana şunu söylediler, 'lütfen böyle devam edin'. Filmde bir göçmenin söz aldığı monolog var. İki genç, bu monologda anlatılanların iki toplumun yaşadığı bir süreç olduğunu ve bu tipten eserlerime devam etmemi dilediklerini söylediler.

Öyle sanıyorum ki, insanlar olanları unutmamalı. Tarihte olanları ders olarak almalı ve böylece geleceği doğru yürümeliyiz. Geleceğe birlikte bakmalıyız. Bir deniz bizi birleştiriyor ve aynı zamanda bizi birleştiren 400 yıl süren birliktelik var. Beraber geleceğe bakalım."

Sorunları beraber çözmek

Türk ve Yunan toplumları arasında büyük farklılıklar olduğunu, ancak, bunun ortak sorunları, bir arada ele alamayacakları anlamına gelmediğini kaydeden Angelopoulos, şunları söyledi:

"Sorunlarımızı beraber çözüme götürebiliriz. Farklılık konularını ya da ortak yanlarımızı saatlerce konuşabiliriz. Ancak, biz dünya tarihinde kritik bir noktada bulunuyoruz ve bu kritik noktada, kırılma noktalarını ve ayrılma noktalarını ele alıp geleceğe bakamayız. Bu imkansız.

Bizim dışımızda, bizim için senaryolar yazan güçlerin istediği doğrultuda program yapamayız, geleceğimize bu doğrultuda bakamayız. Bizim ortak zemin içinde beraber oturup, ki zemin mevcut, geleceğe bakmamız lazım."