Ahtisaari Diyarbakır'da...
Nobel Barış Ödülü sahibi, eski Finlandiya Cumhurbaşkanı Martti Ahtisaari Türkiye'ye geldi. Ahtisaari, önce Diyarbakır'da görüşmeler yapacak ardından devletin zirvesiyle temaslarda bulunacak.
Nobel Barış Ödülü sahibi, eski Finlandiya Cumhurbaşkanı Martti Ahtisaari Türkiye'ye geldi. Ahtisaari, önce Diyarbakır'da görüşmeler yapacak ardından devletin zirvesiyle temaslarda bulunacak. Aralarında Komisyon Başkanı eski Finlandiya Cumhurbaşkanı Martti Ahtisaari, İspanya eski Dışişleri Bakanı Marcellino Oreja Aguirre ve Avusturya Dışişleri eski Müsteşarı Albert Rohan'ın bulunduğu heyeti belediye binası önünde Belediye Başkan Vekili Metin Kılavuz karşıladı.
Heyet daha sonra Baydemir ile makamında bir süre görüştü.
Baydemir, heyete Diyarbakır'a geldikleri için teşekkür ettiklerini belirterek, kendilerini Diyarbakır'da ağırlamaktan büyük bir heyecan ve memnuniyet duyduklarını söyledi.
Diyarbakır'ın en çok ihtiyaç duyduğu şeyin barışa ulaşmak olduğunu kaydeden Baydemir, "Umuyor ve diliyorum ki sizin ayağınız kentimiz Diyarbakır'a
ve Türkiye'ye hayırlar getirir ve barışa bir kapı aralanır. Diyarbakır'ın mayasında çok dilli, çok kültürlü, çok inançlı bir mozaik var. Umuyor ve diliyorum, temenni ediyorum ki Türkiye bir gün mutlaka AB'nin daimi bir üyesi olur ve AB sürecine dahil olur" dedi.
Türkiye'nin AB'ye dahil olması halinde Diyarbakır'ın AB'nin en tarihi kentlerinden bir tanesi olacağını savunan Baydemir, şöyle dedi:
"Şüphesiz ki aşmamız gereken sıkıntılar var. Türkiye demokrasisi şüphesiz ki belli sıkıntılar yaşadı ve yaşıyor. Bana göre tam demokratikleşmedeki en önemli kilit nokta Kürt sorununu aşmaktır. Türkiye Kürt sorununu aştığında sadece Türkiye'de yaşayan insanların ekonomik ve sosyal standartları yükselmeyecek, aynı zamanda Türkiye Ortadoğu'da demokrasi değerleri açısından model bir ülke olma statüsüne de kavuşacaktır. Kürt sorununun çözümü konusunda güvenlik perspektifine dair bütün yöntemler denendi. Bana göre denenmeyen tek yöntem müzakere yöntemi, diyalog yöntemi ve istişare yöntemidir. Bu itibarla da
bütün varlığımızla biran önce diyaloğun başlaması, tartışmaların başlaması, müzakerelerin başlaması ve şüphesiz ki ortak paydalarda buluşulması hedefini ve yöntemini savunuyoruz. 21. yüzyılda şiddet miadını doldurmuştur. Silah miadını doldurmuştur. Kürt sorunu silahlı yöntemlerle çözülemez. Ölümler Türkiye
demokrasisini geçiştiremez. Empati yapmaya ihtiyacımız var. Kürtlerin Türkleri anlamasına, Türklerin de Kürtleri anlamasına ihtiyaç var."
Martti Ahtisaari de, Bağımsız Türkiye Komisyonu'nu temsilen bu ziyareti gerçekleştirdiklerini belirtti.
Finlandiya'da Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunduğu dönemde Finlandiya'nın dönem başkanlığında 1999 yılında Türkiye'nin AB'ne adaylık statüsü kazandığını hatırlatan Ahtisaari, komisyon olarak bugüne kadar 2004 ve 2009'un eylül aylarında 2 rapor yayınladıklarını söyledi.
Bu raporlardaki tavsiyeleri hakkında bilgi veren Ahtisaari, şunları kaydetti:
"Raporumuzda tavsiyemiz Türkiye'nin müzakerelere başlaması, çünkü bu konudaki kriterleri yerine getirdiğiydi. Nitekim raporumuz yayınlandıktan bir
süre sonra Türkiye ile müzakerelere başlama kararı çıktı. İkinci raporun ana mesajında ise Türkiye'nin AB'ne üye olmaya çalışan diğer adaylarla aynı statüde
değerlendirilmesi gerektiğine yer verdik. O dönemde her iki raporda da Türkiye'nin gerçekleştirmekte olduğu reformlara baktık ve ileride gerçekleştireceği reformlar konusunda da hükümete tavsiyelerde bulunduk. Geçen yılın ağustos ayında sevgili komisyon arkadaşlarımla birlikte AB üyesi olan ülkelerden 12'sinin başkentini ziyaret ettik. Devlet, hükümet yetkilileri ve araştırma merkezleri ile görüştük. Onlara raporumuzdaki tavsiyeleri ilettik. Hatta basınla da görüşlerimizi paylaştık."
Ahtisaari, referandum sonrası hem hükümetten yetkililer hem sivil toplum kuruluşları ile görüşmek istediklerini ifade ederek, "bu ziyaretlerde sadece Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirlerle sınırlı kalmaktan ziyade Diyarbakır'a gelip sizleri de görmek istedik. Umuyorum gelecek ziyaretlerimizde sadece büyükşehirlerle sınırlı kalmayıp Türkiye'nin diğer illerini gezmeye devam ederiz" dedi.
Ahtisaari, Bağımsız Türkiye Komisyonu olarak Türkiye'nin AB'ye daha önce üye olmuş ülkeler gibi adil bir şekilde davranılarak müzakereleri tamamlaması
için ellerinden geleni yapacaklarını vurguladı.
Konuşmaların ardından Baydemir, heyet adına Ahtisaari'ye Büyükşehir Belediyesi Kadın Sanat Atölyesi'nce hazırlanan üzerinde kilise figürünün yer
aldığı el ürünü hediye etti.
Görüşme daha sonra basına kapalı yapıldı. Heyetin, kentteki sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile görüşeceği öğrenildi.
Heyet daha sonra Baydemir ile makamında bir süre görüştü.
Baydemir, heyete Diyarbakır'a geldikleri için teşekkür ettiklerini belirterek, kendilerini Diyarbakır'da ağırlamaktan büyük bir heyecan ve memnuniyet duyduklarını söyledi.
Diyarbakır'ın en çok ihtiyaç duyduğu şeyin barışa ulaşmak olduğunu kaydeden Baydemir, "Umuyor ve diliyorum ki sizin ayağınız kentimiz Diyarbakır'a
ve Türkiye'ye hayırlar getirir ve barışa bir kapı aralanır. Diyarbakır'ın mayasında çok dilli, çok kültürlü, çok inançlı bir mozaik var. Umuyor ve diliyorum, temenni ediyorum ki Türkiye bir gün mutlaka AB'nin daimi bir üyesi olur ve AB sürecine dahil olur" dedi.
Türkiye'nin AB'ye dahil olması halinde Diyarbakır'ın AB'nin en tarihi kentlerinden bir tanesi olacağını savunan Baydemir, şöyle dedi:
"Şüphesiz ki aşmamız gereken sıkıntılar var. Türkiye demokrasisi şüphesiz ki belli sıkıntılar yaşadı ve yaşıyor. Bana göre tam demokratikleşmedeki en önemli kilit nokta Kürt sorununu aşmaktır. Türkiye Kürt sorununu aştığında sadece Türkiye'de yaşayan insanların ekonomik ve sosyal standartları yükselmeyecek, aynı zamanda Türkiye Ortadoğu'da demokrasi değerleri açısından model bir ülke olma statüsüne de kavuşacaktır. Kürt sorununun çözümü konusunda güvenlik perspektifine dair bütün yöntemler denendi. Bana göre denenmeyen tek yöntem müzakere yöntemi, diyalog yöntemi ve istişare yöntemidir. Bu itibarla da
bütün varlığımızla biran önce diyaloğun başlaması, tartışmaların başlaması, müzakerelerin başlaması ve şüphesiz ki ortak paydalarda buluşulması hedefini ve yöntemini savunuyoruz. 21. yüzyılda şiddet miadını doldurmuştur. Silah miadını doldurmuştur. Kürt sorunu silahlı yöntemlerle çözülemez. Ölümler Türkiye
demokrasisini geçiştiremez. Empati yapmaya ihtiyacımız var. Kürtlerin Türkleri anlamasına, Türklerin de Kürtleri anlamasına ihtiyaç var."
Martti Ahtisaari de, Bağımsız Türkiye Komisyonu'nu temsilen bu ziyareti gerçekleştirdiklerini belirtti.
Finlandiya'da Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunduğu dönemde Finlandiya'nın dönem başkanlığında 1999 yılında Türkiye'nin AB'ne adaylık statüsü kazandığını hatırlatan Ahtisaari, komisyon olarak bugüne kadar 2004 ve 2009'un eylül aylarında 2 rapor yayınladıklarını söyledi.
Bu raporlardaki tavsiyeleri hakkında bilgi veren Ahtisaari, şunları kaydetti:
"Raporumuzda tavsiyemiz Türkiye'nin müzakerelere başlaması, çünkü bu konudaki kriterleri yerine getirdiğiydi. Nitekim raporumuz yayınlandıktan bir
süre sonra Türkiye ile müzakerelere başlama kararı çıktı. İkinci raporun ana mesajında ise Türkiye'nin AB'ne üye olmaya çalışan diğer adaylarla aynı statüde
değerlendirilmesi gerektiğine yer verdik. O dönemde her iki raporda da Türkiye'nin gerçekleştirmekte olduğu reformlara baktık ve ileride gerçekleştireceği reformlar konusunda da hükümete tavsiyelerde bulunduk. Geçen yılın ağustos ayında sevgili komisyon arkadaşlarımla birlikte AB üyesi olan ülkelerden 12'sinin başkentini ziyaret ettik. Devlet, hükümet yetkilileri ve araştırma merkezleri ile görüştük. Onlara raporumuzdaki tavsiyeleri ilettik. Hatta basınla da görüşlerimizi paylaştık."
Ahtisaari, referandum sonrası hem hükümetten yetkililer hem sivil toplum kuruluşları ile görüşmek istediklerini ifade ederek, "bu ziyaretlerde sadece Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirlerle sınırlı kalmaktan ziyade Diyarbakır'a gelip sizleri de görmek istedik. Umuyorum gelecek ziyaretlerimizde sadece büyükşehirlerle sınırlı kalmayıp Türkiye'nin diğer illerini gezmeye devam ederiz" dedi.
Ahtisaari, Bağımsız Türkiye Komisyonu olarak Türkiye'nin AB'ye daha önce üye olmuş ülkeler gibi adil bir şekilde davranılarak müzakereleri tamamlaması
için ellerinden geleni yapacaklarını vurguladı.
Konuşmaların ardından Baydemir, heyet adına Ahtisaari'ye Büyükşehir Belediyesi Kadın Sanat Atölyesi'nce hazırlanan üzerinde kilise figürünün yer
aldığı el ürünü hediye etti.
Görüşme daha sonra basına kapalı yapıldı. Heyetin, kentteki sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile görüşeceği öğrenildi.
