Satso Meclis Toplantısı

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Türkiye'de 8 yılda 2 olan Teknopark sayısını 38'e çıkarttıklarını belirterek, Teknoparklardan ihraç ettiğimiz teknolojik ürünlerin 1 milyar dolara yaklaştığını söyledi

Satso Meclis Toplantısı
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Türkiye'de 8 yılda 2 olan Teknopark sayısını 38'e çıkarttıklarını belirterek, Teknoparklardan ihraç ettiğimiz teknolojik ürünlerin 1 milyar dolara yaklaştığını söyledi.
Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Toplantısına onur konuğu olarak katılan Bakan Ergün, Sakarya'nın sanayi merkezi olan İstanbul, Kocaeli, Bursa gibi şehirlere çok yakın bir konumda olduğunu ve bu nedenle Sakarya'nın üretim yapanlar için son derece canlı bir iç pazar doğmasını sağladığını kaydetti. Sakarya'nın uygun iklim şartları ve arazi varlığı, ulaşım ağının bu bölgedeki gelişmişliği, nitelikli iş gücünün yeni yatırımlar için de cazip hale getirdiğini ifade eden Bakan Ergün İstanbul ve Kocaeli
gibi şehirlerin belirli bir doygunluğa ulaştığı düşünüldüğünde Sakarya'nın çok daha fazla yatırım çekmeye aday olduğunu belirtti. Bakan Ergün özellikle otomotiv, gıda, mobilya, süs bitkiciliği, beyaz ve kırmızı et işleme ve elektrik aksamı gibi sektörlerin Sakarya'da yatırım yapılabilecek en cazip sektörler arasında olduğunu vurguladı.
Sakarya Üniversitesi bünyesinde Teknopark kurulumunun gerçekleşmesinin şehrin teknolojik kapasitesine ciddi manada katkı sağlayacağını belirten Bakan Ergün, bazı firmaların burada çalışmaya başladıklarını ifade etti.
Teknoparklara ciddi manada destek verdiklerini söyleyen Bakan Ergün, "7-8 yılda Türkiye'nin Teknopark sayısını 2'den 38'e çıkarttık. 2002'de sadece 2 Teknoparkımız vardı. TÜBİTAK ve ODTÜ Teknopark'ı. Bugün 38 Teknoparkımız var. Bunlardan 26-27 tanesi aktif, firmalar burada Ar-Ge faaliyetleri yapıyor. Bin 300 firma Teknoparklarda Ar-Ge faaliyeti yapıyor. 4 binden fazla proje üzerinde çalışılıyor ve 2 binden fazla da proje tamamlanmış durumda. Şu anda 4 binden fazla proje üzerinde çalışılıyor. 12 bin
civarında da teknik personel, mühendis, araştırmacı ve öğretim üyesi Teknoparklarda Ar-Ge faaliyetleri yürütüyor. Bu son yıllarda ortaya çıkmış bir gerçek. Bugün
Teknoparklardan teknoloji ihraç etmeye başladık. Yazılımlar olsun, diğer alanlardaki teknolojiler olsun ihraç edilmeye başlandı. Teknoparklardan ihraç ettiğimiz teknolojik ürünler 1 milyar dolara yaklaştı. Türkiye artık teknoloji üreten ve teknoloji ihraç eden ülkeler arasına girmeye başladı. Önümüzdeki yıllarda bu ivme artarak Sakarya Üniversitesi bünyesinde kurulan Teknopark, üniversite-sanayi iş birliği son derece önem verdiğimiz konular arasındadır. Bu nedenle Teknoparklarda yapılacak her türlü
çalışmayı destekleriz ve yakından da takip ederiz" dedi.
İpek Yolu Serbest Bölgesi'nin Sakarya'yı sadece ülkemizin değil, bulunduğumuz geniş coğrafyanın önemli ticaret merkezlerinden biri haline getirebileceğini belirten Bakan Ergün, "Sakarya'nın ihracatında yaşanan gelişmeler de aynı şekilde sevindirici. 2002 yılında 428 milyon dolar ihracat yapan Sakarya 2008 yılına geldiğimizde 2.9 milyar dolar ihracat yapan şehir haline gelmiştir. 2009 yılında küresel krizin etkisiyle ihracatımızda bir miktar azalma meydana gelse de illerimizin ihracatında doğal olarak bir
azalma meydana gelmedi. 2008 yılında ulaştığımız rakam bu şehrin potansiyelini daha da ileri götürebileceğimiz ortay koyan bir rakamdır" diye konuştu.
Bakan Ergün, Türkiye'nin küresel krizde ihracatının azalmasının nedenlerinden birisinin Avrupa pazarlarındaki daralma olduğunu ifade ederek "Müşterilerimizin yarısının Avrupa pazarlarının olması nedeniyle, ikincisi de fiyatların düşmesindendir. Yoksa bizim miktar bazında ihracatımız daha az düşüş göstermiştir. Rakamsal olarak yüzde 30 civarında ihracat azalması varken, miktara baktığımızda yüzde 10 civarında azalma vardır. Çünkü fiyatlar düştüğü için mallarımızı daha ucuza satmak mecburiyetinde kaldık.
3 milyar dolarlık ihracat potansiyeli Sakarya'nın ihracattaki gücünü bize 2008 yılında göstermiştir. Onu baz alarak onun üzerine çıkabilecek düşünceleri ortaya çıkarmak lazım" dedi.
Türkiye'nin uzun yıllar boyunca sahip olduğu potansiyeli değerlendiremediğini ve açığa çıkaramadığını ifade eden Bakan Ergün şunları söyledi: "Bunun nedenini siyasi ve ekonomik istikrarsızlıklarda aramak gerekir. Bir ülkede siyasi istikrarsızlık varsa ekonomik istikrarsızlık da vardır. Bizim gibi ülkeler için bu ikisi at başı gitmektedir. Ne yazık ki uzun yıllar boyunca bir ekonomi modeli belirleyip o modeli kararlılıkla uygulamak mümkün olmamıştır. Sürekli model ve hükümet değişiklikleri. Biz kaçıncı
hükümetiz? 60. hükümet. Cumhuriyetimizin kuruluşunun üzerinden 87 yıl geçti, 87 yılda 60. hükümet olursa ne olur? 1,5 seneye bir hükümet düşer. 1,5 seneye bir hükümet istikrar değil. Bunun siyasi istikrar olarak kabul edilmesi mümkün değil. Bunun ekonomiye de yansımaları var. Çünkü kalıcı politika belirlenemiyor. Böyle olunca insanlar uzun vadeli düşünemiyor ve yatırım yapamıyor. Ekonomide öngörü yapılamazsa yatırım da yapılamaz. Ne olacağı belli olmayan bir ülkede kim yatırım yapabilir ki? Onun için
Türkiye ekonomik istikrarı ve güven ortamını mutlaka korumalı ve güçlendirmelidir. Bizim gelişmemizin altyapısı buralarda yatmaktadır."
Bakan Ergün, Türkiye ekonomisinin üçüncü çeyrekte önemli bir büyüme rakamını yakalayacağını belirterek, "Önceki gün temmuz ayı kapasite kullanım rakamı açıklandı, yüzde 75'e geldi, yüzde 59'a kadar düşmüştü. 2008 yılından itibaren düşmeye başladı, 2009 yılının mart aylarında kapasite kullanımı sanayide yüzde 59'lara kadar düşmüştü. Şimdi yüzde 74.7'ye geldi. Zaten en yüksek olduğumuz zaman yüzde 80. Hızlı bir şekilde en iyi zamandaki rakamları yakalamaya doğru gidiyoruz. Temmuz ayı kapasite kullanımının
yüzde 74.7 olması da Türkiye ekonomisinin üçüncü çeyrekte de önemli bir büyüme gösterece7a yapılacak her türlü çğinin ilk, öncü rakamları olarak algılanabilir. Üçüncü çeyrekte de Türkiye ekonomisi önemli bir büyüme rakamını yakalayacaktır. Neredeyse bütün tahminlerde artık Türkiye bu yıl yüzde 6'nın üzerinde bir büyüme gerçekleştirecektir. Halbuki orta vadeli programda bizim hedefimiz çok mütevazıdır, yüzde 3,5'tur. Türkiye ekonomisinin 2010 yılı için yüzde 3,5'lik büyüme öngörüyorduk ama şimdi gerçekten
hızlı bir performans gösteriliyor ve yüzde 6'nın üzerinde bir büyüme gerçekleşebilir. Bunu rahat bir şekilde görebiliyoruz. Eylül ve ekim aylarında ülkemizle ilgili dışarıda yapılan büyüme tahminleri yüzde 4 civarındaydı, geçen yıl ama son aylarda yaşanan toparlanma bu durumu son derece farklı bir hale getirmiş oldu. Ekonomide uzun süredir devam eden büyüme süreci insanımızın alım gücüne de yansımış, iç pazarda da önemli bir büyüme sağlanmıştır" diye konuştu.
(RY-İÇ-EA-Y)