Coşar'dan Referandum Değerlendirmesi
MHP Amasya İl Başkanı Fatih Coşar, "Türkiye'yi ve Türk milletini bölünmeye doğru götüreceği anlaşılan hazmettirme sürecinin ilk adımı olan anayasa değişikliğine hayır diyeceğiz" dedi.
MHP İl Başkanı Fatih Coşar, 12 Eylül'de yapılacak referanduma ilişkin parti binasında düzenlediği basın toplantısında, 12 Eylül 1980 ile hesaplaşacaklarını ve yapılanları unutmayacaklarını söyledi. Coşar, "En müşkül anlarda gösterdiğimiz fedakarlıkları bir gün bile hayırla hatırlamayanların, gencecik fidanları toprağa verirken kim bu canverenler diye merak edip, ardımızdan bir fatihayı bile esirgeyenlerin tuzağına düşmeyeceğiz. Milliyetçi kadrolara her görevde en az ihtilal hükümeti kadar kan
kusturanların neden başka konularda önemsemiyorken, konu sözde ihtilalle hesaplaşmaya gelince ülkücüleri sahaya sürmeye çalıştıklarını biliyoruz. Oyuna gelmeyiz" diye konuştu.
Osmanlı Devleti döneminde masum talepler olarak görülen taleplerin imparatorluğu dağıttığını belirten Coşar, "Masum talepler olarak görülenler koca imparatorluğu dağıtmış, etnik kimlikleri diriltmiş, kaynakları sömürmüş ve yüzyıl içinde toplumları biter birer ayırarak devleti Anadolu'ya hapsetmiştir. Geçen asırdaki sapma ve körlüğün bedelini Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına çekilene kadar ödedik. Şimdiki hataların bedelini ödemek için neleri feda edeceğiz, nereleri vereceğiz, hangi insanımızdan, hangi
toprağımızdan vazgeçeceğiz? Başkaları günübirlik çıkarların peşinde koşuyor, ucuz hesaplaşmanın tuzağına takılıyor. Küresel bir sarmalın dibine çekiliyor" şeklinde konuştu.
kusturanların neden başka konularda önemsemiyorken, konu sözde ihtilalle hesaplaşmaya gelince ülkücüleri sahaya sürmeye çalıştıklarını biliyoruz. Oyuna gelmeyiz" diye konuştu.
Osmanlı Devleti döneminde masum talepler olarak görülen taleplerin imparatorluğu dağıttığını belirten Coşar, "Masum talepler olarak görülenler koca imparatorluğu dağıtmış, etnik kimlikleri diriltmiş, kaynakları sömürmüş ve yüzyıl içinde toplumları biter birer ayırarak devleti Anadolu'ya hapsetmiştir. Geçen asırdaki sapma ve körlüğün bedelini Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına çekilene kadar ödedik. Şimdiki hataların bedelini ödemek için neleri feda edeceğiz, nereleri vereceğiz, hangi insanımızdan, hangi
toprağımızdan vazgeçeceğiz? Başkaları günübirlik çıkarların peşinde koşuyor, ucuz hesaplaşmanın tuzağına takılıyor. Küresel bir sarmalın dibine çekiliyor" şeklinde konuştu.
