Keçi Kalesi Yıkılma Tehlikesi İle Karşı Karşıya
Kırşehir'de, Baharat Yolu'nu gözlemek ve kollamak için yapılan Keçi Kalesi'nin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu belirtildi.
Kırşehir ' in Özbağ Kasabası Kızılca köy sınırları içerindeki Keçi Kalesi , 2 bin yıllık bilinen tarihi ile ayakta kalma mücadelesi veriyor . Müze araştırmacısı Mehmet Göktürk kale ile ilgili yaptığı araştırmaları İHA ' ya anlatırken , kalenin eski Baharat Yolu ' nu gözlemek ve kollamak için yapıldığını ve Roma Dönemi izlerine rastlandığını söyledi .
Araştırmalar sırasında Keçi Kalesi ve çevresinin tarihinin çok daha öncelere dayandığını tahmin ettiğini belirten Göktürk , " Roma dönemine ait Keçi Kalesi ' ni civarda bulunan diğer bir kale olan Cemele Kalesi ile karşılaştırmak gerekirse , Cemele Kalesi daha muntazam kesme taşlarla yapılmış bir kale olarak göze çarpıyor . Fakat Keçi Kalesi öyle değil , daha çok yassı taşlar ve moloz taşlarla inşa edilmiş bir kale . Büyük bir kale değil , kenar yerleşimleri yok . Şehir değil , sadece bir kale ve askeri bir nokta "
dedi .
Surların yüksekliğinin eğer yıkılmamış olsaydı 5 metreyi geçeceğini tahmin ettiğini söyleyen Göktürk , " Surların 7 metreyi bulduğu rivayet ediliyor . Burası askeri bir nokta , bu askeri noktanın karşısında Cemele Kalesi var . Cemele Roma döneminin eseri fakat ne kadar eski olduğunu bilmiyoruz . Keçi Kalesi Cemele ' ye göre daha ulaşılmaz bir yerde " diye konuştu .
Göktürk , " Kalenin batısında eski Baharat Yolu var . Eski Mısır ' dan gelip Şam ' dan ve Antep ' ten geçerek Kırşehir ve Ankara üzerinden Eskişehir ve sonrasında İstanbul ' a , yani batıya ulaşan kervan yolu var . Bu yol bir süre Kılıçözü Vadisi ' ni takip eder . Bu kale bu yolu takip ve kontrol eden askeri bir nokta idi . Karşıda Cemele ve Omala Kaleleri ' ndeki askeri noktalar ile birlikte yönetilirdi " şeklinde konuştu .
Göktürk , kalenin doğusunda yapılan incelemelerde ise çok sayıda tümülüs ( mezar ) olduğu bilgisini verdi .
Kalenin son zamanlarda yıkımının hızlandığı ve çevrede yapılan kaçak kazılarla kaderine terk edildiğini söyleyen Göktürk , Keçi Kalesi ' ne ulaşmak için herhangi bir yol bulunmadığını , bulunduğu tepenin hemen altında kayaları parçalamak için kullanılan dinamitleme işleminin kaleye çok zarar verdiğini söyledi .
Araştırmalar sırasında Keçi Kalesi ve çevresinin tarihinin çok daha öncelere dayandığını tahmin ettiğini belirten Göktürk , " Roma dönemine ait Keçi Kalesi ' ni civarda bulunan diğer bir kale olan Cemele Kalesi ile karşılaştırmak gerekirse , Cemele Kalesi daha muntazam kesme taşlarla yapılmış bir kale olarak göze çarpıyor . Fakat Keçi Kalesi öyle değil , daha çok yassı taşlar ve moloz taşlarla inşa edilmiş bir kale . Büyük bir kale değil , kenar yerleşimleri yok . Şehir değil , sadece bir kale ve askeri bir nokta "
dedi .
Surların yüksekliğinin eğer yıkılmamış olsaydı 5 metreyi geçeceğini tahmin ettiğini söyleyen Göktürk , " Surların 7 metreyi bulduğu rivayet ediliyor . Burası askeri bir nokta , bu askeri noktanın karşısında Cemele Kalesi var . Cemele Roma döneminin eseri fakat ne kadar eski olduğunu bilmiyoruz . Keçi Kalesi Cemele ' ye göre daha ulaşılmaz bir yerde " diye konuştu .
Göktürk , " Kalenin batısında eski Baharat Yolu var . Eski Mısır ' dan gelip Şam ' dan ve Antep ' ten geçerek Kırşehir ve Ankara üzerinden Eskişehir ve sonrasında İstanbul ' a , yani batıya ulaşan kervan yolu var . Bu yol bir süre Kılıçözü Vadisi ' ni takip eder . Bu kale bu yolu takip ve kontrol eden askeri bir nokta idi . Karşıda Cemele ve Omala Kaleleri ' ndeki askeri noktalar ile birlikte yönetilirdi " şeklinde konuştu .
Göktürk , kalenin doğusunda yapılan incelemelerde ise çok sayıda tümülüs ( mezar ) olduğu bilgisini verdi .
Kalenin son zamanlarda yıkımının hızlandığı ve çevrede yapılan kaçak kazılarla kaderine terk edildiğini söyleyen Göktürk , Keçi Kalesi ' ne ulaşmak için herhangi bir yol bulunmadığını , bulunduğu tepenin hemen altında kayaları parçalamak için kullanılan dinamitleme işleminin kaleye çok zarar verdiğini söyledi .
