Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Özince: Reel sektör sıkıntıda söylemi yanlış
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı Ersin Özince, reel sektörün zarara girdiği dönemde bankaların yüksek kâr ettiği eleştirilerinin haksız olduğunu
TBB Başkanı Özince, birliğin İzmir Ticaret Odası'nda yapılacak yönetim kurulu toplantısı öncesinde gazetecilerle sohbet etti. Bir gazetecinin, bankalar yüksek kâr ederken reel sektörün sıkıntı içinde olmasının eleştirilere yol açtığı, arada bir kopuş olup olmadığı yönündeki sorusu üzerine, bankaların çok üzerinde kâr eden sektörler bulunduğunu, bu konuda basının da doğru yorumlama yapması gerektiğini söyledi. Özince, "70 milyar dolar sermayeyle kâr etmezsek bizi atarlar. Basının bu konuda yapacağı, kendi bilgilerini değerlendirip Türkiye'de kâr eden birçok iş olduğunu görmek ve göstermektir. Aksi takdirde biz bize böyle ağlaşıp duruyoruz." şeklinde konuştu.
Bankaların, uygun kaynak bulamamasına rağmen doğru fizibilitesi olan ve, ülkenin geleceği için gerekli projeleri finanse etmekte hiç tereddüt etmediğini belirten Ersin Özince, ''İzmir Limanı özelleştirmesi başarılsaydı, gelseydi bankacılık sektörünün önüne, bakın nasıl yarış edecektik. Yarın yine yapılsın, yine yarış ederiz ya da konsorsiyum yaparız üçer dörder banka." dedi. Özince, diğer ülkelerde kısa vadeli kredi bile bulunmazken Türkiye'de bankaların reel sektöre yaptığı desteğe de dikkat çekerek, bankaların aynı şartlarda bu kredileri bulamayacağını ifade etti. Krizden sonra bankaların kredi kartlarıyla ilgili olarak kendi aralarında sağladığı mutabakatla 20 milyar lirayı aşkın problemli kredinin 10 milyar liradan fazla bölümünün yapılandırıldığını, bunların da yüzde 80'inin tuttuğunu kaydeden Özince, "İşler de yavaş yavaş düzelmeye başladığına göre bizim yapılandırdığımız kredilerin yüzde 80'i batmayacaktır kanaatindeyim." diye konuştu.
'TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN RİSKİNİ BİZ ALDIK'
TBB Başkanı Ersin Özince, bankacılık sektörünün kâr etmesinde en çok faizlerin düşüşünün etkili olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Daha düşük faizli tahvil almaya devam etmeseydik, Türkiye'nin bu krize bulaşmayacağına inanmasaydık, bugünkü faiz oranlarına gelinir miydi? Bu dönemde Türkiye Cumhuriyeti riskini en büyük biz aldık. Faiz gelirlerimizde şu anda dönemsel bir yükseklik, eskiden devletine inanmanın avantajını yaşama söz konusu. Bu tüm tahvil yatırımcılarında var. Netice itibarıyla bugün faiz gelirlerimiz oldukça daraldı. Hiçbir zaman da geçmişteki seviyelerde olmayacak."
'ARTIK KOMİSYON VE MASRAF UNSURU ÖNE ÇIKTI'
Komisyon ve masraf unsurunun ön plana çıktığını belirten Özince, halkın geçmişte faizle, paranın günlük değeriyle kompanse edilen masraf mefhumunu bir tarafa bırakıp masraflı komisyonlu bankacılık hizmeti almaya kendini alıştırması gerektiğini kaydetti. Özince, "Oranlar yüksek mi? Olabilir. Onun da çaresi serbest rekabettir. Bizim amacımız, hiç tereddütsüz en kaliteli hizmeti en uygun fiyatla vermek olacaktır. Bankacılık hizmetinin uluslararasına kıyasla Türkiye'de pahalı olduğunu düşünmüyorum ama halkın da en ekonomik bankacılığı, en kaliteli alması için dikkatli olması lazım. Gereksiz yere pahalı hizmet almaması lazım. Memnuniyetle görüyoruz ki elektronik bankacılık hızla yaygınlaşıyor. Bunda genç nüfusun da etkisi var." dedi.
Ersin Özince, bankaların borsaya açık hisselerinin en az yüzde 50'sinin yabancıların elinde olduğunu vurgulayarak, yabancı stratejik yatırımcının ie biraz beklemeyi tercih edeceğini ifade etti. Özince, şöyle konuştu: "Türkiye, çevresindeki ortamın ve piyasaların merkezi olacaktır. Yabancı yatırımcıların da şu anda buraya bir köprü olarak geliştirme düşüncesini görmesek, İstanbul Finans Merkezi düşüncesini ortaya atmayız. Bankacılık sektörüyle ilgili, 'Şu satacak, bu alacak' deniyor ama ilgi hiçbir zaman azalmayacaktır. Türkiye'de kayıtlı banka anonim şirketleri, sermayedarlarında değişiklik olsa da ana sermayedar iradesini hiç yitirmeyecek diye düşünüyorum."
