Başbakan Erdoğan Rıo De Janerıo'da Soruları Yanıtladı (1)
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İran'la takas anlaşmasının bir 'diplomasi zaferi' olduğunu ve bu işi yapmak isteyip de gerçekleştiremeyenlerin kıskançlık duyduğunu söyledi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Brezilya'daki temasları çerçevesinde Rio de Janerio kentinin tarihi ve turistik yerlerini gezdi, tarihi Şeker Tepesi'ne teleferikle çıkarak Rio manzarasını seyretti. Başbakan Erdoğan, burada kendisini takip eden basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin İran'la takas anlaşması konusunda ABD Dışişleri Bakanı Clinton'ın 'Bu adımlar, dünyayı tehlikeye sokacak adımlar' açıklamasına Başbakan Erdoğan şu şekilde cevap verdi:
"Bizim attığımız adım dünyayı tehlikeye sokmak için atılan adımlar değil, tam aksine dünyayı tehlikeye sokma girişimlerini engellemeye yönelik bir adımdır. Biz başından bu yana bir şey söylüyoruz; 'Bölgemizde nükleer silah istemiyoruz'. Bunu da muhataplarımıza bugüne kadar defaatle söyledik. Tam aksine yine açık ve net söylüyorum bu konuda konuşanlar dikkat ederseniz hepsi de kendinde dünyanın sayısal olarak da nükleer silahlarını bulunduran ülkeler. Kendilerinde nükleer silahlar var, kendilerinde
nükleer silahlar olanlar bölgemizde istediklerinde nükleer silah olmasını açıklıyorlar. Ama bir diğer taraftan da şu anda İran'da nükleer silah yok, bu konuya yönelik de dünyayı tehlikeye götürecek diyorlar. Kaldı ki şu anda Brezilya ve bizim müşterek olarak attığımız adım, yayınlanan bildirgeyle de dikkat ederseniz tamamıyla bu işi engellemeye yönelik, barışçıl amaçlarla nükleer enerji üretimine yönelik bir taahhüt var. Bu taahhüt sonuç bildirgesinde de olduğu gibi, daha ilk maddesinde UAEK'ya üye olan
İran'ın NPT kurallarını da kabul ettiğini teyit eden bir sonuç bildirgesi. Fakat UAEK'ya üye olduğu halde NPT kurallarını kabul etmeyen bir başka ülkeye aynı şekilde böyle bir yaklaşımı bugüne kadar Viyana grubu göstermedi. Böyle bir yaklaşım içerisinde bulunmadı. Şimdi burada böyle bir yaklaşım göstermiyorsunuz, ama İran'la ilgili dünyayı ayağa kaldırıyorsunuz. Ben bunu adil bir yaklaşım olarak görmüyorum, dürüst bir yaklaşım olarak görmüyorum, samimi bir yaklaşım olarak görmüyorum. Biz de inandığımız
doğruları her yerde söylemek için varız. Ben siyaseti üstünlerin hukukunu korumak için yapmayan bir partinin başkanıyım. Biz hukukun üstünlüğüne inanmış bir siyasi hareketin içindeyiz. Dolayısıyla ülkemizin dünyaya yansımasında da bunu göstermek istiyoruz. Şu anda sayın Lula'da benim anayasam buna amirdir diyerek, buradan hareketle bu işin içerisinde. Şu ana kadar da biz bu süreci bu şekilde getirdik. Fakat burada ilginç olan bir şey daha var, bana sayın Obama'nın yazmış olduğu bir mektup var. Bu yazmış
olduğu mektubunda orada ilginç olan şey şudur, Bu 120 kilo uranyum yakıtının ancak 10 ayda verilebileceği orada bahsedilirken, daha önceki görüşmelerimizde bundan bahsedilirken, şu anda İran Viyana grubuna mektubunu yazdı, bir hafta içerisinde o mektup oraya teslim edildi. Eğer Viyana grubu da yani UAEK bu mektuba şöyle beklediğimiz anlamda olumlu bir cevap yazacak olursa, ardından bin 200 kilo düşük düzeyde zenginleştirilmiş uranyumu defaten takas edilmek üzere bize verecek. Bu zaten daha önce de
Amerika'nın ve diğer Viyana grubu ülkelerinin de arzusuydu, şimdi bu olunca da daha önce bu size verilmez veya vermiyor, doğru, böyle bir süreç yaşandı. Ama şimdi vereceğine dair yazıyı ellerinden aldık. Bu UAEK'ya da teslim edildi. Şimdi de başladılar, 'Efendim bu 2 yıldan önce bitirilmez bu 120 kilo' demeye. Kim diyor bunu, sayın Sarkozy diyor. Bunu da anlamak mümkün değil. Bizde bu ancak 10 ayda teslim edilebilir dendiği için biz 1 yıl kaydını düştük, yani 2 ay daha bu işe orada bir avantaj sağladık.
Bu şekilde bu imzalar atıldı."
"BU İŞİ YAPMAK İSTEYİP DE YAPAMAYANLAR KISKANIYORLAR"
Başbakan Erdoğan şöyle devam etti:
"Şu anda dünyada bu uranyum zenginleştirmesini yapanlar bu 120 kiloyu gerekirse aralarında 60-60 ayarlasınlar, aralarında gerekirse 40-40-40 ayarlasınlar, bu şekilde peyderpey Türkiye'ye teslim etsinler. Türkiye'de bunu İran'a teslim ettikten sonra bin 200 kiloyu defaten buraya verecek, yani Viyana grubuna verecek. Şimdi süreç bu. Dün de biz sayın Lula ile, 'Ne gibi adımlar atabiliriz', bunları konuştuk. Biz samimiyiz, dürüst olarak bu yola devam ediyoruz. Neler yapabileceği hususunda ben dünya
liderlerini aradım, arıyorum, 26 ülkeye mektup yazdık. Aynı şekilde sayın Lula aradı, aramaya devam ediyor. Bundan sonraki süreçte de telefonla diplomasimizi sürdüreceğiz. Çünkü burada çok ciddi bir diplomasi zaferi var. Bunun bugüne kadar yapmak isteyip de gerçekleştiremeyenler, yapamayanlar şimdi, 'Nasıl oldu Türkiye ile Brezilya devreye girdi, bu iş yoluna girdi' diye herhalde burada bir yani, söylemek de istemiyorum ama kıskançlık var diye düşünüyorum."
"OBAMA İLE KANADA'DA DAHA GENİŞ GÖRÜŞECEĞİZ"
Kanada'daki G-20 zirvesinde ABD Başkanı Obama ile görüşmenin olup olmayacağı konusundaki bir soruyu cevaplayan Erdoğan, "Telefon görüşmemizde orada bu konuyu şöyle biraz daha genişçe görüşmeyi konuştuk. Ama yaptırımlar noktasında bu arada bir adım atılır mı, atılmaz mı bunu bilemiyorum" dedi.
"OBAMA'NIN GÖNDERDİĞİ MEKTUBU BİLİRİM"
ABD'nin takas anlaşmasını yeterli görmediği şeklinde Beyaz Saray kaynaklı haberleri soran gazetecilere cevap veren Erdoğan, "Şimdi takas anlaşmasıyla ilgili sayın Obama'nın açıkladığı bir metin ben görmedim. Sadece bunlar dedikodular. Ben sadece şunu bilirim, bana göndermiş olduğu sayın Obama'nın bir mektubu var, yaptığım görüşmeler var. Ben direkt olarak hangi mektup benim elime ulaştıysa ben o mektubun içeriğine bakarım, görüşmemize bakarım ve oradan hareket ederim. Ismarlama, sipariş üzerine de
konuşmam" diye konuştu. Erdoğan şu şekilde devam etti:
"Yaptırımlar konusunda daha önce enerji yaptırımlar içerisinde konuşuluyordu. Ama bakın şimdi enerji yaptırımlar içerisinde yer almıyor. Bankacılık sistemi konuşuluyordu, o da büyük ölçüde bunun içerisinden çıkarıldı. Yani ben bunlarla bir yere varılacağına inanmıyorum. Bunlar netice alıcı şeyler değil."
"Bizim attığımız adım dünyayı tehlikeye sokmak için atılan adımlar değil, tam aksine dünyayı tehlikeye sokma girişimlerini engellemeye yönelik bir adımdır. Biz başından bu yana bir şey söylüyoruz; 'Bölgemizde nükleer silah istemiyoruz'. Bunu da muhataplarımıza bugüne kadar defaatle söyledik. Tam aksine yine açık ve net söylüyorum bu konuda konuşanlar dikkat ederseniz hepsi de kendinde dünyanın sayısal olarak da nükleer silahlarını bulunduran ülkeler. Kendilerinde nükleer silahlar var, kendilerinde
nükleer silahlar olanlar bölgemizde istediklerinde nükleer silah olmasını açıklıyorlar. Ama bir diğer taraftan da şu anda İran'da nükleer silah yok, bu konuya yönelik de dünyayı tehlikeye götürecek diyorlar. Kaldı ki şu anda Brezilya ve bizim müşterek olarak attığımız adım, yayınlanan bildirgeyle de dikkat ederseniz tamamıyla bu işi engellemeye yönelik, barışçıl amaçlarla nükleer enerji üretimine yönelik bir taahhüt var. Bu taahhüt sonuç bildirgesinde de olduğu gibi, daha ilk maddesinde UAEK'ya üye olan
İran'ın NPT kurallarını da kabul ettiğini teyit eden bir sonuç bildirgesi. Fakat UAEK'ya üye olduğu halde NPT kurallarını kabul etmeyen bir başka ülkeye aynı şekilde böyle bir yaklaşımı bugüne kadar Viyana grubu göstermedi. Böyle bir yaklaşım içerisinde bulunmadı. Şimdi burada böyle bir yaklaşım göstermiyorsunuz, ama İran'la ilgili dünyayı ayağa kaldırıyorsunuz. Ben bunu adil bir yaklaşım olarak görmüyorum, dürüst bir yaklaşım olarak görmüyorum, samimi bir yaklaşım olarak görmüyorum. Biz de inandığımız
doğruları her yerde söylemek için varız. Ben siyaseti üstünlerin hukukunu korumak için yapmayan bir partinin başkanıyım. Biz hukukun üstünlüğüne inanmış bir siyasi hareketin içindeyiz. Dolayısıyla ülkemizin dünyaya yansımasında da bunu göstermek istiyoruz. Şu anda sayın Lula'da benim anayasam buna amirdir diyerek, buradan hareketle bu işin içerisinde. Şu ana kadar da biz bu süreci bu şekilde getirdik. Fakat burada ilginç olan bir şey daha var, bana sayın Obama'nın yazmış olduğu bir mektup var. Bu yazmış
olduğu mektubunda orada ilginç olan şey şudur, Bu 120 kilo uranyum yakıtının ancak 10 ayda verilebileceği orada bahsedilirken, daha önceki görüşmelerimizde bundan bahsedilirken, şu anda İran Viyana grubuna mektubunu yazdı, bir hafta içerisinde o mektup oraya teslim edildi. Eğer Viyana grubu da yani UAEK bu mektuba şöyle beklediğimiz anlamda olumlu bir cevap yazacak olursa, ardından bin 200 kilo düşük düzeyde zenginleştirilmiş uranyumu defaten takas edilmek üzere bize verecek. Bu zaten daha önce de
Amerika'nın ve diğer Viyana grubu ülkelerinin de arzusuydu, şimdi bu olunca da daha önce bu size verilmez veya vermiyor, doğru, böyle bir süreç yaşandı. Ama şimdi vereceğine dair yazıyı ellerinden aldık. Bu UAEK'ya da teslim edildi. Şimdi de başladılar, 'Efendim bu 2 yıldan önce bitirilmez bu 120 kilo' demeye. Kim diyor bunu, sayın Sarkozy diyor. Bunu da anlamak mümkün değil. Bizde bu ancak 10 ayda teslim edilebilir dendiği için biz 1 yıl kaydını düştük, yani 2 ay daha bu işe orada bir avantaj sağladık.
Bu şekilde bu imzalar atıldı."
"BU İŞİ YAPMAK İSTEYİP DE YAPAMAYANLAR KISKANIYORLAR"
Başbakan Erdoğan şöyle devam etti:
"Şu anda dünyada bu uranyum zenginleştirmesini yapanlar bu 120 kiloyu gerekirse aralarında 60-60 ayarlasınlar, aralarında gerekirse 40-40-40 ayarlasınlar, bu şekilde peyderpey Türkiye'ye teslim etsinler. Türkiye'de bunu İran'a teslim ettikten sonra bin 200 kiloyu defaten buraya verecek, yani Viyana grubuna verecek. Şimdi süreç bu. Dün de biz sayın Lula ile, 'Ne gibi adımlar atabiliriz', bunları konuştuk. Biz samimiyiz, dürüst olarak bu yola devam ediyoruz. Neler yapabileceği hususunda ben dünya
liderlerini aradım, arıyorum, 26 ülkeye mektup yazdık. Aynı şekilde sayın Lula aradı, aramaya devam ediyor. Bundan sonraki süreçte de telefonla diplomasimizi sürdüreceğiz. Çünkü burada çok ciddi bir diplomasi zaferi var. Bunun bugüne kadar yapmak isteyip de gerçekleştiremeyenler, yapamayanlar şimdi, 'Nasıl oldu Türkiye ile Brezilya devreye girdi, bu iş yoluna girdi' diye herhalde burada bir yani, söylemek de istemiyorum ama kıskançlık var diye düşünüyorum."
"OBAMA İLE KANADA'DA DAHA GENİŞ GÖRÜŞECEĞİZ"
Kanada'daki G-20 zirvesinde ABD Başkanı Obama ile görüşmenin olup olmayacağı konusundaki bir soruyu cevaplayan Erdoğan, "Telefon görüşmemizde orada bu konuyu şöyle biraz daha genişçe görüşmeyi konuştuk. Ama yaptırımlar noktasında bu arada bir adım atılır mı, atılmaz mı bunu bilemiyorum" dedi.
"OBAMA'NIN GÖNDERDİĞİ MEKTUBU BİLİRİM"
ABD'nin takas anlaşmasını yeterli görmediği şeklinde Beyaz Saray kaynaklı haberleri soran gazetecilere cevap veren Erdoğan, "Şimdi takas anlaşmasıyla ilgili sayın Obama'nın açıkladığı bir metin ben görmedim. Sadece bunlar dedikodular. Ben sadece şunu bilirim, bana göndermiş olduğu sayın Obama'nın bir mektubu var, yaptığım görüşmeler var. Ben direkt olarak hangi mektup benim elime ulaştıysa ben o mektubun içeriğine bakarım, görüşmemize bakarım ve oradan hareket ederim. Ismarlama, sipariş üzerine de
konuşmam" diye konuştu. Erdoğan şu şekilde devam etti:
"Yaptırımlar konusunda daha önce enerji yaptırımlar içerisinde konuşuluyordu. Ama bakın şimdi enerji yaptırımlar içerisinde yer almıyor. Bankacılık sistemi konuşuluyordu, o da büyük ölçüde bunun içerisinden çıkarıldı. Yani ben bunlarla bir yere varılacağına inanmıyorum. Bunlar netice alıcı şeyler değil."
