Bbp Genel Başkanı Yalçın Topçu:

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Yalçın Topçu, YSK kararını doğru bulmadığını, siyasi bulduğunu söyledi.

Bbp Genel Başkanı Yalçın Topçu:
BBP Merkez Karar Yürütme Kurulu, Genel Başkan Topçu başkanlığında toplandı. Genel Merkez'de gerçekleşen toplantıda konuşan Topçu, vatandaşın gündemi ile iktidar ve muhalefetin gündeminin farklı olduğunu ifade etti. Vatandaşın gündeminin aşsızlık, işsizlik, yokluk, yoksulluk ve bölücü terörün ocaklara düşürdüğü ateşin ne zaman söndürüleceği olduğunu kaydeden Topçu, "Ama ne yazık ki iktidar ve muhalefetin gündemi suni gündemler. 8 yıldır 367 çoğunluğu olan bir iktidar, neticesinde ortaya tam manasıyla
millet mutabakatlı bir anayasa koyması gerekirken, koyamadı. Bir yamalı bohça koydu. Çözüm yeri olan Meclisi kavga yeri haline getirdi. İktidar uzlaşma zemini aramak yerine, adeta muhataplarını gerdi. Muhatapları da yapıcı, yol gösterici, sorumlu muhalefet anlayışı içerisinde olması gerekirken, onlar da ortalığı gerdi" şeklinde konuştu.
Anayasa değişikliği paketi sırasında iktidarın kendilerini ziyaretleri esnasında kendi çözüm önerilerini hükümete sunduklarını belirten Topçu, "Sunduğumuz önerilerde, 9 milyon emeklinin grev ve toplu sözleşme hakkına kavuşturulması idi. Bununla ilgili olarak, memurlara grev ve toplu sözleşme hakkıydı. Çocuk istismarı, engellilerimizle alakalı bir cümle de olsa Anayasa paketine girmiş olmasını önemli buluyoruz. YAŞ kararlarının mahkemeye gitmesini önemli buluyoruz. Keşke eğitimde fırsat eşitliğinin de önü
açılsaydı. Katsayı, kılık-kıyafet adaletsizliği Anayasal güvenceye kavuşup, çocuklarımıza üniversite kapılarında ayrımcılık Anayasal güvenceyle ortadan kaldırılsaydı" ifadelerini kullandı.
Yüksek Seçim Kurulu'nun referandum için 12 Eylül tarihini uygun bulmasını manidar bulduklarını belirten Topçu, "YSK kararını doğru bulmuyorum, siyasi buluyorum. Çünkü 12 Eylül evveli mağduriyetleri, zulümleri yaşamış insanların, kadroların siyasi adresinin Büyük Birlik Partisi olduğunu söylüyorum" kaydetti.
Topçu, Türkiye'de güvenlik zaafının olduğunu söyleyerek, "Madenlerimize giremiyoruz, karakollara ulaşamıyoruz, dağlarda düşen helikopterimize ulaşamıyoruz, böyle bir düzensizlik ortamında yaşıyoruz. Ülkenin güvenliği, sınırda, ovada, dağda, şehirde, madende, karakollarda yok, hava sahalarımız güvensiz" ifadelerini kullandı.
Topçu Başbakan'ın Zonguldak'taki maden faciasını kaderle ilişkilendirmesi halkın gözünde kabul görmediğini belirterek, "Başbakan'ın şu sorulara cevap vermesi gerekir. Neden Türkiye maden kazalarında Avrupa'da birinci sırada? Bu soruyu dönüp bürokratlarına sorması gerekiyor. Kadere havale edip, işin içinden çıkmak doğru değildir. Maden mühendisleri odası, sendikaları bu olaylarla alakalı feryat edenlere kulak vermesi lazımdır. Maden çalıştırma standartlarını ileri ülkeler seviyesine getiremiyorsak, 60 bin
çalışan sayısını 10 bine indirmişiz. 700 milyon dolarlara varan zararlardan bahsediyoruz. Neticede Başbakan olayı kadere havale etmeyi bırakıp, bürokratını, yetkililerini, ilgililerini tedbirleri almaya davet ediyorum" dedi.
Topçu, TSK'nin terör örgütüne karşı yaptığı operasyondan dolaylı kutlayan Topçu, Hava Kuvvetlerini başlattığı operasyonun akabinde karadan özel ve mobil birliklerle eşkıya unsurlarının neredeyse bulunup imha edilmesiyle ilgili operasyonun mutlak ve elzem olduğunu vurguladı.
Ayrıca, Topçu, siyasetin sınır ötesinden içerideki argümanlar kullanılarak sol tarafı dizayn etmeye başladığını, solda bezenerek ortaya konulan kişinin böyle bir operasyonun argümanı olmaktan öteye geçmediğini ve bunların bir planın unsuru olduğunu belirtti.
Parti olarak, bu seçimlerde sevginin bedeli her evden bir oy istediklerini altını çizdi.