Çukurova, Tarım Teknoparkı İle 'Avrupa'nın Mutfağı' Olmaya Aday
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, tarımsal üretim, işleme ve lojistik sistemlerinde yapılacak düzenlemelerle birlikte Çukurova'nın rahatlıkla Avrupa'nın mutfağı olabileceğini söyledi
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, tarımsal üretim, işleme ve lojistik sistemlerinde yapılacak düzenlemelerle birlikte Çukurova'nın rahatlıkla Avrupa'nın mutfağı olabileceğini söyledi.
Dünyada kentleşme ve buna bağlı olarak yaşanan kirliliğin, tarım alanları üzerinde gasp edici bir özellik taşıdığını savunan Şerafettin Aşut, pek çok şehrin kurulduğu yer itibariyle verimli tarım alanlarını, genişleme bölgesi olarak kullanmak zorunda kaldığını anlattı. Aşut, tüm bunların yanında sürekli büyüyen metropollerin, kentsel ve kırsal alanlar arasındaki sınırının gün geçtikçe ortadan kaldırıldığını, bu durumun bir sonucu olarak da güvenilir ve taze gıda ürünleri bulunmasının, insanoğlu açısından
giderek zorlaşmaya başladığına dikkat çekti.
Türkiye'de de benzer durumların yaşanmaması adına oldukça önemli çalışmalar başlatıldığını hatırlatan Aşut, bu kapsamda da ülkenin ilk 'Tarım Teknoparkı'nın kurulması için de harekete geçildiğini vurguladı. Çukurova Bölgesi'nin tarımdaki yüksek potansiyeline işaret eden Aşut, "Dünyada yaşanan son gelişmeler, bölgemizi giderek daha değerli hale getiriyor. Şimdiye kadar uygulanan geleneksel tekniklerin yerine sürdürülebilir kalkınma için çevreye ve doğaya saygılı üretim tekniklerinin acilen uygulamaya
konulması, bu uygulamaların toplumun geniş bir kesimini oluşturan çiftçilerin ekonomik gücünü de sarsmaması gerek" dedi.
Dünya pazarından daha fazla pay almanın yanında çevreye saygılı üretim teknikleri kullanılarak, sürdürülebilir kalkınmanın yolunu açabilmenin bir çelişki olarak öne çıktığını belirten Aşut, söz konusu tehditler karşısında şekillenen sektörün, tarım teknoparklarıyla birlikte ortaya konulan çözümlerle kurtulabileceğini ileri sürdü. Aşut, geleneksel yöntemlerin artık yeterli olmadığını, durumun zorluklarına karşı da; Ar-Ge, kapasite geliştirme, çiftçi eğitimleri gibi konularda donatılan Tarım Teknoparkı'nın
mevsim ve araziden bağımsız, organik üretim teknikleriyle bütün bir yıl boyunca değişik ürünlerin alınması sağlanabileceğini söyledi.
Teknoparkların, tarıma getirdiği yenilikçi yaklaşımlarla yüksek teknolojiye dayalı ekolojik üretim teknikleriyle güvenli ve kaliteli gıda üretiminin de sağlanacağını savunan Şerafettin Aşut, "Tarım teknoparkları, tarım sektöründe talep edilen yüksek kaliteyi ve ekoverimlilik konularına da cevap verebilecek. Uygulanması halinde; sürdürülebilir tarımsal kalkınma, nitelikli ve yüksek istihdam, tarım sektöründe çalışanlar için daha yüksek gelir, kaliteli gıda ve güvenilir gıda, uluslararası işbirliği ve
küresel rekabet, yatırımcı ve girişimcilerin daha yüksek kar elde etmesi gibi kazanımlar sağlanabilecek" diye konuştu.
Tarım Teknoparkı'nın, sulak ve verimli arazilere sahip olan Çukurova'da çeşitlilik ve kaliteyi arttıracağını, buna bağlı olarak da tarımsal ürünlerin çok daha ucuza mal edilerek, piyasaya sunmanın da çözümü getirildiğini anlatan Aşut, teknoparkla birlikte Ar-Ge'ye dayalı tarım uygulamaları artarken, rekabetçi ve yenilikçi ürünlerin yetiştirileceğini, böylelikle de bölgenin dünya pazarındaki rekabet gücünün de artacağını dile getirdi. Teknoparkın oluşturacağı Ar-Ge imkanlarına bağlı olarak verimin artıp
maliyetlerin de azalacağının altını çizen Aşut, tarımsal üretim, işleme ve lojistik sistemlerinde yapılacak düzenlemelerle Çukurova'nın rahatlıkla Avrupa'nın mutfağı olabileceğini iddia etti.
(SNK-AK-EA-Y)
Dünyada kentleşme ve buna bağlı olarak yaşanan kirliliğin, tarım alanları üzerinde gasp edici bir özellik taşıdığını savunan Şerafettin Aşut, pek çok şehrin kurulduğu yer itibariyle verimli tarım alanlarını, genişleme bölgesi olarak kullanmak zorunda kaldığını anlattı. Aşut, tüm bunların yanında sürekli büyüyen metropollerin, kentsel ve kırsal alanlar arasındaki sınırının gün geçtikçe ortadan kaldırıldığını, bu durumun bir sonucu olarak da güvenilir ve taze gıda ürünleri bulunmasının, insanoğlu açısından
giderek zorlaşmaya başladığına dikkat çekti.
Türkiye'de de benzer durumların yaşanmaması adına oldukça önemli çalışmalar başlatıldığını hatırlatan Aşut, bu kapsamda da ülkenin ilk 'Tarım Teknoparkı'nın kurulması için de harekete geçildiğini vurguladı. Çukurova Bölgesi'nin tarımdaki yüksek potansiyeline işaret eden Aşut, "Dünyada yaşanan son gelişmeler, bölgemizi giderek daha değerli hale getiriyor. Şimdiye kadar uygulanan geleneksel tekniklerin yerine sürdürülebilir kalkınma için çevreye ve doğaya saygılı üretim tekniklerinin acilen uygulamaya
konulması, bu uygulamaların toplumun geniş bir kesimini oluşturan çiftçilerin ekonomik gücünü de sarsmaması gerek" dedi.
Dünya pazarından daha fazla pay almanın yanında çevreye saygılı üretim teknikleri kullanılarak, sürdürülebilir kalkınmanın yolunu açabilmenin bir çelişki olarak öne çıktığını belirten Aşut, söz konusu tehditler karşısında şekillenen sektörün, tarım teknoparklarıyla birlikte ortaya konulan çözümlerle kurtulabileceğini ileri sürdü. Aşut, geleneksel yöntemlerin artık yeterli olmadığını, durumun zorluklarına karşı da; Ar-Ge, kapasite geliştirme, çiftçi eğitimleri gibi konularda donatılan Tarım Teknoparkı'nın
mevsim ve araziden bağımsız, organik üretim teknikleriyle bütün bir yıl boyunca değişik ürünlerin alınması sağlanabileceğini söyledi.
Teknoparkların, tarıma getirdiği yenilikçi yaklaşımlarla yüksek teknolojiye dayalı ekolojik üretim teknikleriyle güvenli ve kaliteli gıda üretiminin de sağlanacağını savunan Şerafettin Aşut, "Tarım teknoparkları, tarım sektöründe talep edilen yüksek kaliteyi ve ekoverimlilik konularına da cevap verebilecek. Uygulanması halinde; sürdürülebilir tarımsal kalkınma, nitelikli ve yüksek istihdam, tarım sektöründe çalışanlar için daha yüksek gelir, kaliteli gıda ve güvenilir gıda, uluslararası işbirliği ve
küresel rekabet, yatırımcı ve girişimcilerin daha yüksek kar elde etmesi gibi kazanımlar sağlanabilecek" diye konuştu.
Tarım Teknoparkı'nın, sulak ve verimli arazilere sahip olan Çukurova'da çeşitlilik ve kaliteyi arttıracağını, buna bağlı olarak da tarımsal ürünlerin çok daha ucuza mal edilerek, piyasaya sunmanın da çözümü getirildiğini anlatan Aşut, teknoparkla birlikte Ar-Ge'ye dayalı tarım uygulamaları artarken, rekabetçi ve yenilikçi ürünlerin yetiştirileceğini, böylelikle de bölgenin dünya pazarındaki rekabet gücünün de artacağını dile getirdi. Teknoparkın oluşturacağı Ar-Ge imkanlarına bağlı olarak verimin artıp
maliyetlerin de azalacağının altını çizen Aşut, tarımsal üretim, işleme ve lojistik sistemlerinde yapılacak düzenlemelerle Çukurova'nın rahatlıkla Avrupa'nın mutfağı olabileceğini iddia etti.
(SNK-AK-EA-Y)
