Gül, ziyaretlerini ve temaslarını değerlendirdi
Türkiye'ye dönerken uçakta basın mensuplarıyla sohbet eden Gül, ziyaretlerini değerlendirirken, 'Biraz çok koşturduk, yorulmuş olabiliriz.'' dedi. Gazetecilerin, 'Çok yoruldunuz.'' sözleri üzerine, 'Şartlarımız böyle doğrusu. Ne kadar iş yaparız diye... Turgut Özal'ı onun için çok iyi anlıyoruma'' dedi.
Türkiye gündemine ilişkin konuşmak istemediğini ifade eden Gül, seyahatlerin ön planda olması gerektiğini belirtti ve Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerle gölgelenmesini istemediğini söyledi.
Abdullah Gül, 2007 yılı Ağustos ayında Çankaya Köşkü'ne çıkmasının ardından 30'a yakın resmi yurtdışı seyahati gerçekleştirdi. Turgut Özal dönemindeki bir geleneği yeniden canlandıran Gül, resmi seyahatlerine işadamlarını alıyor. İşadamı örgütlerinin organizasyonunda Cumhurbaşkanı ile seyahat etmek isteyen işadamı, katılım ücretini ödeyip resmi heyete dahil oluyor.
Cumhurbaşkanı Gül, uçakta yaptığı açıklamada, yurtdışı ziyaretlerinde yapılan iş görüşmelerinin de artık takibinin çok iyi yapıldığına işaret ederek, bunların sonuçlarının alınacağına inandığını söyledi. Hindistan ve Bangladeş ziyaretleri sırasında iki ülkeyle iş yapma potansiyelini gördüklerini anlatan Gül, "Şirketlerimiz notlar aldı, anlaşmalar yapıldı. Artık bir görüşme yapılıp kalınmıyor. Takipleri çok iyi yapılıyor. Onun sistemini kurduk. Sonuçlarını alacağımıza inanıyorum'' diye konuştu.
Gül'ün Güney Asya gezisi, Rusya'da inşaatların yavaşlaması ile zor duruma düşen Türk inşaat sektörüne adeta yeniden bir fırsatlar kapısı aralandı. Güney Asya'nın en kalabalık iki ülkesi olan Hindistan ve Bangladeş'in altyapı ihtiyaçlarını yerinde gören ve inceleyen Gül'ün heyetindeki inşaat firmaları bölgeye Türk inşaatçılığını taşımak için kolları sıvadı. Gül'ün heyetinde bulunan önemli Türk inşaat firmaları özellikle Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi, ticari başkent Mumbai ve Bangladeş'in başkenti Dakka'da büyük altyapı, otoyol, havaalanı inşaatı gibi konularda muhataplarıyla görüşme imkanı buldu.
Gül, bundan sonra bir Afrika ziyaretinin planlandığını, ancak netleşmediğini ifade ederek, Afrika açılımının önce insani değerlerle yapıldığını vurguladı. "Türkiye, Afrika'ya 'insanlığa borcumuz var' anlayışıyla el uzattı'' diyen Cumhurbaşkanı, "Şu kadar dış ticaretin olur, ama insanlıktan nasibini almayabilirsin. TİKA'nın neredeyse her Afrika ülkesinde ofisi var. Onun için BM Güvenlik Konseyi seçiminde biri hariç, Afrika'nın bütün ülkelerinden oy aldık. Ne Çin, ne ABD, ne İngiltere, ne Fransa bu oyu alabilir. Tabii ki insani konular devam edecek, ama ekonomik yönden de karşılıklı kazanç şeklinde ilişkiler devam edecek'' değerlendirmesini yaptı.
Abdullah Gül, 2007 yılı Ağustos ayında Çankaya Köşkü'ne çıkmasının ardından 30'a yakın resmi yurtdışı seyahati gerçekleştirdi. Turgut Özal dönemindeki bir geleneği yeniden canlandıran Gül, resmi seyahatlerine işadamlarını alıyor. İşadamı örgütlerinin organizasyonunda Cumhurbaşkanı ile seyahat etmek isteyen işadamı, katılım ücretini ödeyip resmi heyete dahil oluyor.
Cumhurbaşkanı Gül, uçakta yaptığı açıklamada, yurtdışı ziyaretlerinde yapılan iş görüşmelerinin de artık takibinin çok iyi yapıldığına işaret ederek, bunların sonuçlarının alınacağına inandığını söyledi. Hindistan ve Bangladeş ziyaretleri sırasında iki ülkeyle iş yapma potansiyelini gördüklerini anlatan Gül, "Şirketlerimiz notlar aldı, anlaşmalar yapıldı. Artık bir görüşme yapılıp kalınmıyor. Takipleri çok iyi yapılıyor. Onun sistemini kurduk. Sonuçlarını alacağımıza inanıyorum'' diye konuştu.
Gül'ün Güney Asya gezisi, Rusya'da inşaatların yavaşlaması ile zor duruma düşen Türk inşaat sektörüne adeta yeniden bir fırsatlar kapısı aralandı. Güney Asya'nın en kalabalık iki ülkesi olan Hindistan ve Bangladeş'in altyapı ihtiyaçlarını yerinde gören ve inceleyen Gül'ün heyetindeki inşaat firmaları bölgeye Türk inşaatçılığını taşımak için kolları sıvadı. Gül'ün heyetinde bulunan önemli Türk inşaat firmaları özellikle Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi, ticari başkent Mumbai ve Bangladeş'in başkenti Dakka'da büyük altyapı, otoyol, havaalanı inşaatı gibi konularda muhataplarıyla görüşme imkanı buldu.
Gül, bundan sonra bir Afrika ziyaretinin planlandığını, ancak netleşmediğini ifade ederek, Afrika açılımının önce insani değerlerle yapıldığını vurguladı. "Türkiye, Afrika'ya 'insanlığa borcumuz var' anlayışıyla el uzattı'' diyen Cumhurbaşkanı, "Şu kadar dış ticaretin olur, ama insanlıktan nasibini almayabilirsin. TİKA'nın neredeyse her Afrika ülkesinde ofisi var. Onun için BM Güvenlik Konseyi seçiminde biri hariç, Afrika'nın bütün ülkelerinden oy aldık. Ne Çin, ne ABD, ne İngiltere, ne Fransa bu oyu alabilir. Tabii ki insani konular devam edecek, ama ekonomik yönden de karşılıklı kazanç şeklinde ilişkiler devam edecek'' değerlendirmesini yaptı.
