Sanayici Dış Ticaret Açığından Tedirgin

Türkiye'nin dış ticaret açığının son 1 yılda yüzde 85,7 arttığını belirten Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanı Celal Sönmez, "Türkiye ekonomisinin zayıf halkası dış ticaret açığıdır" dedi.

BTSO Başkanı Sönmez, Türkiye'nin 2010 yılı dış ticaret verilerini değerlendirdi. Türkiye'de ihracatın 2010 Kasım ayı itibarıyla geçen 11 ayda yüzde 10,9 artışla 102 milyar dolar olduğunu belirten Sönmez, buna karşılık ithalatın yüzde 31 artışla 165 milyar doları bulduğunun altını çizdi. Sönmez, "Dış ticaret açığımız geçen yıla göre yüzde 85,7 artışla 62,8 milyar dolara çıktı. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 62'ye indi. Dışarıya sattığımız malın neredeyse 2 katı ithalat yaptık. Dış ticaretin
büyüme üzerindeki etkisi bu kadar menfi olmasaydı, Türkiye bu yılı rekor bir büyüme oranıyla tamamlayabilirdi" dedi.

"AVRUPA DURGUN"
Uluslararası kur akımlarının sıcak para baskısıyla Türk Lirası'nın değerlendiğini, bunun da ithalatı cazip hale getirdiğini ifade eden Sönmez, "Türkiye'nin ihracatta geleneksel pazarı olan Avrupa Birliği ülkeleri, ülke ülke gezen kriz sebebiyle 2010'da yüzde 1 civarı ile çok kötü bir büyüme performansı ortaya koydu. Bu da bizim ihracatımızın yeteri kadar artmasını engelledi. İhracat pazarlarını çeşitlendirerek ekonomilerimizi daha canlı olduğu ülkelere yönlendirmeliyiz. Bu yolda iyi niyetli adımlar da
atıldı. Ancak dış ticarette yeni pazarlar edinmenin zorluğu bir kez daha ortaya çıktı. Sonuçta geçen yıl toplam ihracatımızda AB ülkelerinin payı yüzde 46,1 iken bu yıl yüzde 46,3 oldu. Küresel ekonomide eksen kaymasının bizim ülkemiz için çok zor olduğunu da yaşayarak gördük" şeklinde konuştu.

"REKABET GÜCÜ ARTIRILMALI"
Türkiye'nin 2010 yılını yüzde 8'e yakın bir büyüme ile tamamlayacağını ancak bu büyümeyi sağlayan canlı iç talebin gelecek yıl bu tempoyla devamının zor olduğunu belirten Celal Sönmez, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
"Ekonominin iç ve dış talep arasında bir denge kurarak sağlıklı büyümesi lazım. Sadece iç talebe dayalı büyüme, bir süre sonra mesele olmaya başlıyor. Bu sebeple ekonomideki büyümeyi sağlayan özel sektörün rekabet gücünü artırıcı önlemler almak şart. Üretimin ithalata bağımlılığını azaltacak bir yapıyı kurmak zorundayız. Bunu başardığımız anda, ihtiyacımız olan istikrarlı büyüme dönemine kavuşabiliriz."