Devlet Bahçeli zehir zemberek konuştu

MHP lideri Devlet Bahçeli zehir zemberek konuştu. MHP lideri Devlet Bahçeli neler söyledi. MHP lideri Devlet Bahçeli grup konuşması için tıklayınız. MHP lideri Devlet Bahçeli konuşması burada! İşte Devlet Bahçeli'nin MHP grup toplantısı konuşması...

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP lideri Devlet Bahçeli, terör ve demokratik açılım üzerinden Başbakan Erdoğan'a yüklendi. Bahçeli, Başbakan'a şok bir suçlamada bulunarak "Türkçülükle Kürtçülüğü karşı karşıya getirmek için harekete geçtin" dedi.

İçişleri Bakanı'nın da görevden alınması gerektiğini ifade eden Devlet Bahçeli, ülkede ana dil talepleri çığrından çıkıyorsa bunun tek sorumlusunun AK Parti olduğunu söyledi.

Devlet Bahçeli'nin konuşması için tıklayınız

Bahçeli, "Biz İmralı canavarıyla yapılan görüşmeleri deşifre ettiğimizde öfke nöbetlerine kapılan Başbakan, bizi şerefsizlikle itham ederek bu iddialarımı reddetmişti. Ancak bugün kimin şerefli olduğu kimin şerefsiz olduğu ortaya çıkmıştır" dedi.

Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında şunları söyledi;

2010 yılında da başörtüsü sorunu istismar politikaları nedeniyle çözülemedi. 2010 yılı unutulmaz olaylar yaşandığı için milletimizin hafızasından silinmiyecektir. 2010 yılı bölücülüğün tavan yaptığı bir yıl olarak hatırlanacaktır. Bu yılda da yıkım ekibi olağanüstü çalışmıştır. 2010 yılında varolan tüm milli kabullerimiz sarsıldı. Türkiye ileri demokrasi rüzgarına böyle bir atmosferde girmiştir. Türk milletinin alt kimliklere bölünmesini isteyenler fitne ateşinde ısındılar. Terör elebaşı, Başbakan sayesinde huzura ermiştir. İmralı mütekaresi ile devlet teröre boyun eğimiştir. Egemen Türk milleti, cezaevinde yatan hainin sözleriyle muhatap olmuştur. Bugün kimin şerefli kimin şerefsiz olduğu ortaya çıkmıştır.

TEK SORUMLU AK PARTİ'DİR

Özerklik zırvaları varsa anadil talepleri çığrından çıkıyorsa tek sorumlu AKP hükümetidir. Başbakan Erdoğan'ın mihmandarlığında başlatılan açılım politikası Türkiye'yi uçurumun kenarına getirmiştir. terör biterse bizim de biteceğimizi iddia eden İçişleri Bakanı yıkımın ilk adımını atmıştır. Türk milletinin sabrını sınırlayan düşünceler yıkım projesiyle cesaret bulmuştur. Partimizi zan ve töhmen altında bırakarak terör biterse MHP'de biter diyenlere diyebileceğim şimdilik şudur; MHP kandan, karışıklıktan beslenen bir anlayışa hiç bir zaman sahip olmamıştır. Aksine iftiraları atanlar mahşeri vijdan da mahkum olacaklar ve yalpalayıp düşmekten başka hiç bir şey olmayacaktır. Bize gıybette bulunanlar müfteridir ve kötü niyetlerine esir olanlardır. Bizim ekmeğimiz de suyumuz da Türk'tür, Türkçedir.

TÜRKÇÜLÜK YANLIŞLIĞA DÜŞMEMİŞTİR

Devletin milletin bütünlüğü tehlikeye atılıyorsa AKP'nin niyeti ortaya çıkmıştır. Kendini yıkmaya hazırlanan fitne zihniyetleri hoşgörmenin hesabını kim nasıl verecek? Proje mimarı ABD'dir taşeronlar Kandil'dedir. Ameliyat yaptırmama diyen Başbakan Türke dair ne varsa kesip atmıştır. Başbakan Erdoğan ve Gül'ün beyanları kaosun içine çekmiştir. Açıkça söylemeliyim ki Türkiye'de Kürt sorunu değil terör sorunu vardır. Yıkım projesinin arkasında çirkin bir koalisyon vardır. Malesef Türk milleti terör konusunda içi boş sözlere muhatap olmuştur. Başbakan Erdoğan Türkiye'yi ayırarak nasıl birleştireceğini anlatmalıdır. Başbakan'ın yürüttüğü yıkım projesinde Türk ve Türkçülüğe dair ne varsa tartışılmıştır. Başbakan'ın karşı olduğu Türkçülük hiçbir zaman bölücülük yanlışlığına düşmemiştir.

İÇİŞLERİ BAKANI GÖREVİNDEN ALINMALIDIR

Türkçülüğün esaslarını yazan Ziya Gökalp'in bir şiirini okuduğun için cezaevine girdin ve bunu siyasi hayatın boyunca hep kullandın şimdi de Türkçü'lük le Kürtçü'lüğü karşı karşıya getirmek için harekete geçtin. Biz bu tuzağa düşmeyeceğiz birlik ve bütünlüğümüzü savunacağız bozulmasına izin vermeyeceğiz. Türk'lük kolay değildir, Türk milleti sahipsiz değildir. Başbakan'ın hatadan dönme iradesi gösterip göstermediğini merak ediyoruz. Ne Mutlu Türküm demeye sonuna kadar devam edeceğiz, bilinmelidir ki hiç bir güç Türk milletini kaosa ve kargaşaya sürüklemeyemeyecektir. Başbakan Erdoğan'ın girişimleri nafiledir.

Başbakan'ın samimiyet sınavından geçebilmesi için şu 8 maddeyi yerine getirmelidir:

1-Cumhuriyet'in temelleri hiç bir zaman sulandırılamayacağı ortaya konulmalıdır.
2-Türkiyelilik kavramından vazgeçmelidir.
3-Türkçe'den başka resmi dilin olmayacağını
4-Seçimler sonrası yeni anayasa ile PKK'nın taleplerinin karşılanmayacağını
5-PKK ile pazarlığı kesmeli
6-Açılımı bir hata olarak görmeli ve bunu sonlandırmalıdır
7-Barzani ve Talabi'nin bu konularda konuşma ve rol alma görünümünü ortadan kaldırılmalıdır
8-Kuzey Irak'taki bölücü odakların temizlenmesi için askeri seçenekler dahil tüm adımlar atılmalı

Erdoğan'ın 2011 Bütçe Kanunu'nda getiren bir kaç kelimesi günü kurtarmak adına yapılmıştır. 2005'te Diyarbakır'da yaptığı Recep Tayyip Erdoğan olarak yaptığı bölücülere destek konuşması gibi bunun anayasanın değişmez üç maddesine sadakati için verildiğini yaşanan gelişmeler gösterecektir. Başbakan Türk milletini 36 etnik grup olarak tasfip etmesinden vazgeçmelidir. İmralı ile yürütülen pazarlık ve müzakere sürecini derhal kesmelidir. Başlattığı Pkk açılımının tarihi bir hata olarak bunu sonlandırmalıdır. Barzani ve Talabani'nin peşinden sürüklenmekten vazgeçmelidir. 1 Ağustos 2009'da polis akademisinde yapılan pkk açılımı sürecinin içinde de bulunduğu İçişleri Bakanı'nın bir gün daha mevkisinde durmadan istifa etmesi yada derhal görevinden alınmalıdır. PKK açılımında Cumhurbaşkanı'nın rol oynadığı bir gerçektir. Cumhurbaşkanı'nın Diyarbakır'daki ziyaretinde hassasiyet beklediğimizi belirtmek isteriz. İki dilli hayat talebi milletimizi ayıracaktır, millet olmazsa yokoluş süreci yaşanır. Tarihimiz en büyük gücümüzdür. Türk milleti hep beraber olacaktır. Türkiye'yi ateşe sürüklemeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Kimse rüyaya dalmasın ne verecek bir çakıl taşımız var, ne de arkamızı dönüp gideriz.

İSTİKLAL MARŞI DEĞİŞTİRİLEMEZ

Başbakan Erdoğan'ın bazı belediyelerde ikinci dilin kullanılması tam bir kara mizah örneğidir gelinen bu noktada Cumhurbaşkanı'nın Diyarbakır'a yapacağı ziyarette bu konuda önem kazanmıştır. İki dilli hayata müsade edilmemesidir Anayasanın üçüncü maddesinde ifade edilen Türkiye bölünmez bir bütündür, milli marşı İstiklar Marşı'dır değiştirilemez. İki dilli hayat talebi siyasilerin milletimizi ayırma projesidir eğer millet parçalanırsa geriye ne vatan ne devlet kalacaktır. Türk milletinin tüm unsularları Türkçe'nin etrafında toplanmalıdır. Biz milletimizi değerlendirirken hem maziye hemde hâle bakarız. Türk milletinin birliği ve bütünlüğü hiç bir şekilde hibe edilmemiştir, zamanı geldiğinde hak sahiplerine dağıtılacak miras yedi değildir. Bu kutsal toprakların altında kefensiz yatan yiğitleri vardır bayrağımızın namusuna kirli ellerin uzanmaması için yapılan savaşlar bizim içindir. Bir hilal uğruna batan güneşlerin, cephe de mermisi bitse de süngü ile savaşırım diyen bu emaneti bırakanları bölecek birileri daha anasının karnından doğmamıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni bir milleti, devleti çıkarmak için yapanlar bunu yapmaya çalışanlar her zaman vatansever Türk'leri bulacaklardır. Bağımsızlığın duble yollarını şimdiden inşaa etmesine yeltenenler çelikten yumruğu mutlaka yiyeceklerdir. Hiç kimse rüyaya kapılmasın yanılıp hayaller kurmasın bizim ne verecek bir çakıl taşımız vardır nede arkamızı dönüp gidecek toprağımız. Bu irademize rağmen miletimizi parçalamaya düşünenler varsa yakalarına yapışmak MHP'nin vazifesi olacaktır.

Dün itibari ile iftiharla ve sonsuza kadar hatırlanması gereken Mehmet Akif Ersoy'un ölümünün 74. yıl dönümünü andık. Vatan şairimiz Mehmet Akif'in kaleme aldığın İstiklal Marşı'mızı hediye etmiştir. Yabancılar tarafından kurulan ve kurgulanan bütün oyunları bozmuştur. Aziz vatan şairimizi yad ediyorum kendisi ile birlikte bütün vatan şehitlerimizi saygıyla anıyorum. Konuşmama son verirken hepinizin yeni yılını kutluyor saygı ile selamlıyorum.