6. Delme-patlatma Sempozyumu Ankara
ME-PATLATMA SEMPOZYUMU
ANKARA (A.
ME-PATLATMA SEMPOZYUMU
ANKARA (A.A) - 08.11.2010 - TMMOB Maden Mühendisleri Odasının düzenlediği 6. Delme Patlatma Sempozyumu'nun sonuç bildirgesinde, sektörde, bilinçsiz çalışma ve yeterli denetim yapılamamasının, ölümlü ve yaralanmalı iş kazalarının yanı sıra, kaynak kaybına ve çevreye olumsuz etkilere de yol açtığı belirtildi.
TMMOB Maden Mühendisleri Odasının düzenlediği 6. Delme Patlatma Sempozyumu, 4-5 Kasım'da Ankara'da gerçekleştirildi. 300 delegenin katıldığı sempozyumda 24 adet bildiri sunuldu. Sempozyumda, sektördeki teknolojik gelişmelerin yer aldığı ve 14 firmanın katıldığı bir de sergi yer aldı.
Sempozyumun ardından yayımlanan sonuç bildirgesinde, ülkelerin gelişmesinde, doğal kaynakların kullanılması kaçınılmaz bir gereklilik olduğu vurgulanarak, gelişen patlayıcı teknolojilerinin kullanılmasıyla sektörde son yıllarda üretim miktarlarının önemli ölçüde arttığı ve verimlilik sağlandığı belirtildi.
Türkiye'de altyapı çalışmalarının ihtiyaçlarını karşılayan agrega ve kırmataş sektörünün, son yıllardaki çalışmalara paralel olarak çok hızlı bir gelişme gösterdiği ifade edilen bildirgede, yıllık üretimin 300 milyon tona ulaştığı sektörün, Türkiye'nin toplam maden üretiminin yaklaşık yüzde 65'ini oluşturduğu kaydedildi. Bu kadar büyük üretim artışında patlayıcı sektöründeki gelişmelerin ve bu yeniliklerin sektörde kullanımının payının büyük olduğu vurgulanan bildirgede, şunlar kaydedildi:
'Bu kadar büyük ölçekli madencilik üretiminde sorunların olacağı da bir gerçektir. Bunların başında iş kazaları, toz, gürültü, titreşim, çevresel sorunlar ve görsel kirlilik gelmektedir. Ancak, gelişen teknolojilerle söz konusu sorunların çözümü mümkündür. Patlayıcı madde imalatı, taşınması, depolanması ve kullanımı sırasında yılda ortalama 50 kişinin ölümüne neden olan iş kazalarının önlenmesi de önemli bir görev olarak karşımızda durmaktadır.
1901 yılından beri 'Taşocakları Nizamnamesi' ile yürütülen taşocakları işletmeciliği, 2004 yılında Maden Kanunu kapsamına alınmıştır. 110 yılda biriken sorunların, 7 yılda çözümü mümkün olmamakla birlikte, bu alanda düzelmeler olduğu da bir gerçektir. Özellikle sektörde maden mühendislerinin çalışmaya başlamasıyla birlikte mühendislik bilim ve teknolojisinin uygulanması bu sorunların çözümünü hızlandırmıştır. Ancak, yaşanan çevresel sorunların ve kaynak kaybının önemli bir kısmının hammadde üretim izni alarak çalışan kamu kurumlarından kaynaklanması oldukça düşündürücüdür.
Sektörde ölümlü ve yaralanmalı kazalar ne yazık ki yaşanmaya devam etmektedir. Bunun pek çok nedeni bulunmaktadır. Bunların başında; uygun ve yasal olmayan patlayıcı madde kullanımı, maden mühendisi istihdamının yeterli olmayışı, çalışanların eğitimsizliği, mevzuatlardaki eksiklikler, planlama ve denetim noksanlığı gelmektedir. Bilinçsiz çalışma ve yeterli denetim yapılamaması sonucu; ölümlü ve yaralanmalı iş kazalarının yanı sıra, kaynak kaybına ve çevreye olumsuz etkilere de yol açılmaktadır. Bu nedenlerle, patlayıcı madde ile ilgili kullanma dahil her türlü işte çalışan kişilerin eğitimi büyük önem taşıdığından, Odamızca; Delme-Patlatma Sempozyumlarının yanı sıra, maden mühendislerine yönelik Delme-Patlatma Eğitimleri, Emniyet Genel Müdürlüğünün sınav dönemlerinden önce ateşleyici olarak belge almak isteyenlere yönelik Delme Patlatma-Ateşleyici eğitimleri düzenlenmektedir.
Üniversitelerimizin maden mühendisliği bölümlerinin eğitim programlarında, delme-patlatma ve patlayıcı teknolojisindeki yeniliklerin daha fazla yer alması çok önemlidir. Son gelişmelerin de aktarıldığı ders müfredatlarının tüm maden mühendisliği bölümlerinde okutulması ve maden mühendislerinin bu doğrultuda yetiştirilmesi ülkemiz ve sektör için faydalı olacaktır.'
Sektörün, patlayıcı madde depoları yapım ve kullanım izinleri alımında yaşanan ve çözüm bekleyen ciddi sorunları bulunduğu belirtilen sonuç bildirgesinde, Maden Mühendisleri Odası'nın çözüm önerileri şöyle sıralandı:
'Projelerin, uygunluğunun kontrolü açısından Maden Mühendisleri Odasının denetiminden geçirilmesi gereklidir.
-Patlatma işlemlerinin yapıldığı baraj, tünel, metro, yol yapımı gibi tüm iş yerlerinde maden mühendisi çalıştırma zorunluluğu getirilmelidir.
-Tekel dışı bırakılan patlayıcı maddelerle av malzemesi ve benzerlerinin üretimi, ithali, taşınması, saklanması, depolanması, satışı, kullanılması, yok edilmesi, denetlenmesi usul ve esaslarına ilişkin tüzük' günün koşullarına göre yeniden düzenlenmelidir.
-Bu düzenlemede patlayıcı madde kapasite raporunun, aldığı eğitim gereği maden mühendislerince hazırlanması zorunluluğunun yer alması sağlanmalıdır.
-Patlatma işlemleri mutlaka maden mühendisi denetiminde yapılmalıdır. Bu konu mevzuatta yer almalıdır. Patlatma işlemlerinin her aşamasında mühendislik bilim ve tekniği uygulanmalıdır.
-Ateşleyici yetki belgesi sınavına girecek kişiler için, Odamız tarafından düzenlenecek eğitime katılma zorunluluğunun mevzuata konulması ve 'Ateşleyici Yetki Belgesi' sınavlarının bir protokol çerçevesinde ya da mevzuat değişikliğiyle Odamız ile birlikte yapılması uygun olacaktır. Eğitimlerin zorunlu olarak verilmesi, sektörde yaşanacak iş kazalarının azalmasına katkıda bulunacaktır. Bu konular tüzükte net olarak yer almalıdır.
-Patlayıcı madde depolarının denetimlerinde, işçi sağlığı ve iş güvenliği koşullarının sağlanması için mutlaka maden mühendisinin bulundurulması tüzükte yer almalıdır.
-Her işletmede, iş güvenliği mühendisi olarak konusunda uzman maden mühendislerinin çalıştırılması özellikle iş kazalarının önlenmesi açısından çok önemlidir.'
08.11.2010 10:53:08
ANKARA (A.A) - 08.11.2010 - TMMOB Maden Mühendisleri Odasının düzenlediği 6. Delme Patlatma Sempozyumu'nun sonuç bildirgesinde, sektörde, bilinçsiz çalışma ve yeterli denetim yapılamamasının, ölümlü ve yaralanmalı iş kazalarının yanı sıra, kaynak kaybına ve çevreye olumsuz etkilere de yol açtığı belirtildi.
TMMOB Maden Mühendisleri Odasının düzenlediği 6. Delme Patlatma Sempozyumu, 4-5 Kasım'da Ankara'da gerçekleştirildi. 300 delegenin katıldığı sempozyumda 24 adet bildiri sunuldu. Sempozyumda, sektördeki teknolojik gelişmelerin yer aldığı ve 14 firmanın katıldığı bir de sergi yer aldı.
Sempozyumun ardından yayımlanan sonuç bildirgesinde, ülkelerin gelişmesinde, doğal kaynakların kullanılması kaçınılmaz bir gereklilik olduğu vurgulanarak, gelişen patlayıcı teknolojilerinin kullanılmasıyla sektörde son yıllarda üretim miktarlarının önemli ölçüde arttığı ve verimlilik sağlandığı belirtildi.
Türkiye'de altyapı çalışmalarının ihtiyaçlarını karşılayan agrega ve kırmataş sektörünün, son yıllardaki çalışmalara paralel olarak çok hızlı bir gelişme gösterdiği ifade edilen bildirgede, yıllık üretimin 300 milyon tona ulaştığı sektörün, Türkiye'nin toplam maden üretiminin yaklaşık yüzde 65'ini oluşturduğu kaydedildi. Bu kadar büyük üretim artışında patlayıcı sektöründeki gelişmelerin ve bu yeniliklerin sektörde kullanımının payının büyük olduğu vurgulanan bildirgede, şunlar kaydedildi:
'Bu kadar büyük ölçekli madencilik üretiminde sorunların olacağı da bir gerçektir. Bunların başında iş kazaları, toz, gürültü, titreşim, çevresel sorunlar ve görsel kirlilik gelmektedir. Ancak, gelişen teknolojilerle söz konusu sorunların çözümü mümkündür. Patlayıcı madde imalatı, taşınması, depolanması ve kullanımı sırasında yılda ortalama 50 kişinin ölümüne neden olan iş kazalarının önlenmesi de önemli bir görev olarak karşımızda durmaktadır.
1901 yılından beri 'Taşocakları Nizamnamesi' ile yürütülen taşocakları işletmeciliği, 2004 yılında Maden Kanunu kapsamına alınmıştır. 110 yılda biriken sorunların, 7 yılda çözümü mümkün olmamakla birlikte, bu alanda düzelmeler olduğu da bir gerçektir. Özellikle sektörde maden mühendislerinin çalışmaya başlamasıyla birlikte mühendislik bilim ve teknolojisinin uygulanması bu sorunların çözümünü hızlandırmıştır. Ancak, yaşanan çevresel sorunların ve kaynak kaybının önemli bir kısmının hammadde üretim izni alarak çalışan kamu kurumlarından kaynaklanması oldukça düşündürücüdür.
Sektörde ölümlü ve yaralanmalı kazalar ne yazık ki yaşanmaya devam etmektedir. Bunun pek çok nedeni bulunmaktadır. Bunların başında; uygun ve yasal olmayan patlayıcı madde kullanımı, maden mühendisi istihdamının yeterli olmayışı, çalışanların eğitimsizliği, mevzuatlardaki eksiklikler, planlama ve denetim noksanlığı gelmektedir. Bilinçsiz çalışma ve yeterli denetim yapılamaması sonucu; ölümlü ve yaralanmalı iş kazalarının yanı sıra, kaynak kaybına ve çevreye olumsuz etkilere de yol açılmaktadır. Bu nedenlerle, patlayıcı madde ile ilgili kullanma dahil her türlü işte çalışan kişilerin eğitimi büyük önem taşıdığından, Odamızca; Delme-Patlatma Sempozyumlarının yanı sıra, maden mühendislerine yönelik Delme-Patlatma Eğitimleri, Emniyet Genel Müdürlüğünün sınav dönemlerinden önce ateşleyici olarak belge almak isteyenlere yönelik Delme Patlatma-Ateşleyici eğitimleri düzenlenmektedir.
Üniversitelerimizin maden mühendisliği bölümlerinin eğitim programlarında, delme-patlatma ve patlayıcı teknolojisindeki yeniliklerin daha fazla yer alması çok önemlidir. Son gelişmelerin de aktarıldığı ders müfredatlarının tüm maden mühendisliği bölümlerinde okutulması ve maden mühendislerinin bu doğrultuda yetiştirilmesi ülkemiz ve sektör için faydalı olacaktır.'
Sektörün, patlayıcı madde depoları yapım ve kullanım izinleri alımında yaşanan ve çözüm bekleyen ciddi sorunları bulunduğu belirtilen sonuç bildirgesinde, Maden Mühendisleri Odası'nın çözüm önerileri şöyle sıralandı:
'Projelerin, uygunluğunun kontrolü açısından Maden Mühendisleri Odasının denetiminden geçirilmesi gereklidir.
-Patlatma işlemlerinin yapıldığı baraj, tünel, metro, yol yapımı gibi tüm iş yerlerinde maden mühendisi çalıştırma zorunluluğu getirilmelidir.
-Tekel dışı bırakılan patlayıcı maddelerle av malzemesi ve benzerlerinin üretimi, ithali, taşınması, saklanması, depolanması, satışı, kullanılması, yok edilmesi, denetlenmesi usul ve esaslarına ilişkin tüzük' günün koşullarına göre yeniden düzenlenmelidir.
-Bu düzenlemede patlayıcı madde kapasite raporunun, aldığı eğitim gereği maden mühendislerince hazırlanması zorunluluğunun yer alması sağlanmalıdır.
-Patlatma işlemleri mutlaka maden mühendisi denetiminde yapılmalıdır. Bu konu mevzuatta yer almalıdır. Patlatma işlemlerinin her aşamasında mühendislik bilim ve tekniği uygulanmalıdır.
-Ateşleyici yetki belgesi sınavına girecek kişiler için, Odamız tarafından düzenlenecek eğitime katılma zorunluluğunun mevzuata konulması ve 'Ateşleyici Yetki Belgesi' sınavlarının bir protokol çerçevesinde ya da mevzuat değişikliğiyle Odamız ile birlikte yapılması uygun olacaktır. Eğitimlerin zorunlu olarak verilmesi, sektörde yaşanacak iş kazalarının azalmasına katkıda bulunacaktır. Bu konular tüzükte net olarak yer almalıdır.
-Patlayıcı madde depolarının denetimlerinde, işçi sağlığı ve iş güvenliği koşullarının sağlanması için mutlaka maden mühendisinin bulundurulması tüzükte yer almalıdır.
-Her işletmede, iş güvenliği mühendisi olarak konusunda uzman maden mühendislerinin çalıştırılması özellikle iş kazalarının önlenmesi açısından çok önemlidir.'
08.11.2010 10:53:08
