Uyuşturucu İle Mücadele

Antalya'da, organize suç örgütleri ile ilgili soruşturmaları yürüten Cumhuriyet Savcısı Yusuf Hakkı Doğan, uyuşturucu ile mücadelenin tüm dünyada karmaşık ve çok yönlü ele alınması gereken bir sorun olduğunu belirtti

Uyuşturucu İle Mücadele
Antalya'da, organize suç örgütleri ile ilgili soruşturmaları yürüten Cumhuriyet Savcısı Yusuf Hakkı Doğan, uyuşturucu ile mücadelenin tüm dünyada karmaşık ve çok yönlü ele alınması gereken bir sorun olduğunu belirtti.
Antalya Emniyet Müdürlüğü'nün web sitesi antalya.pol.tr'ye açıklamalarda bulunan Cumhuriyet Savcısı Yusuf Hakkı Doğan, Antalya'da özellikle başta Zeytinköy olmak üzere sokak satıcılarına yönelik operasyonların arttığını belirterek, "Ancak, diğer taraftan bakıldığında, uyuşturucu kullanımında belli bir artış olduğu da ayrı bir gerçek" dedi. Günümüzde uyuşturucu kullanımının kolaylaştığına dikkat çeken Doğan, Antalya'da turizme dayalı sürekli nüfus hareketinin olması ve eğlence ortamları gibi faktörlerin
kenti bu bakımdan riskli bir konumda olduğunu söyledi. Bu mücadeleyi topyekün yürütmek gerektiğine inandığını anlatan Doğan, şöyle konuştu: "Burada sadece adli birimlerle, kollukla bu mücadeleyi vermek yetmez. Diğer kurum ve kuruluşlar da bu sürece destek vermeli. Özellikle çocukların ve diğer riskli grupların eğitilmesi gerekir. Savcı, polis, okul müdürleri, ebeveynler bir olup, çocukları bu müpteladan koruyacak şekilde bilinçlendirmek, önleyici çalışmalar yapmak gerekiyor. Birçok kurumun buna destek
vermesi gerekiyor. Özellikle üniversitenin, AMATEM'in devreye girmesi gerekiyor. Eğer bağımlılık denen hastalığı tedavi edemezsek, bu bağımlılığın diğer bireylere bulaşmasını da engelleyemeyiz."
Uluslararası bir uyuşturucu şebekesinden çok kişilerin sokakta uyuşturucu ile buluşmasını engellemeye yönelik çalışma yapılması gerektiğini ifade eden Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kaynakların daha ziyade bu noktadaki mücadelede yoğunlaşması çok önemli. Ancak, kaynağa ulaşmak ve kaynağı kurutmayı da çok önemli buluyorum. Planlı ve projeli operasyon çalışmasının en önemli tarafı, kaynağa erişmek, uyuşturucu baronlarını ele geçirebilmek imkanıdır zaten. Bu doğrultuda Antalya'da çok önemli çalışmalarımız oldu. Uyuşturucu kullanımının daha küçük yaş gruplarına yönelmesi nedeniyle, sokak satıcılarının tespiti ve etkisiz hale getirilmesi ve oradan kaynağa ulaşılması gerektiğine
inanıyorum."
TOPYEKÜN BİR PROJE UYGULANMALI
Esas olarak suç kaynaklarının kurutulması gerektiğini anlatan Cumhuriyet Savcısı Yusuf Hakkı Doğan, "Diğer bir açıdan bakıldığında, cezalandırmak ile de çözüm olmuyor. Tutukluluk ve ceza tedbirleri, belki belli düzeyde bir caydırıcılık yaratıyor, ancak asla çözümü sağlamıyor" dedi.
Özellikle Zeytinköy'de topyekün bir proje uygulanması gerektiğini de anlatan Doğan, şunları söyledi: "Valiliğin koordinesinde Zeytinköy Sosyal Kültürel Ekonomik Geliştirme adında bir proje başlatıldığını biliyorum. Bu bölgede Kentsel Dönüşüm çalışmalarının da yapılması lazım. Oradaki insanları çalıştırmak ve iş sahibi yapmaya yönelik projeler yapılmalı. Mesela müzik kursları, okulları açılabilir. Burada müziğe, sanata kanalize edilen insanlar turizm sektörüne, eğlence sektörüne yönlendirilebilir.
Antalya'da binlerce otel var, değişik alt yapı imkanları mevcut şehrimizde. Daha güzel bir Antalya için oradaki insanların sorunlarını çözmek, onlara sahip çıkmak lazım."
ZEYTİNKÖY SADECE POLİSİN VERDİĞİ MÜCADELEYLE DÜZELMEZ
Polisin verdiği mücadele ile bunların düzelmeyeceğini söyleyen Doğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Son dönemde bölgeye yönelik yapılan bir çalışmada, bir anne uyuşturucu yüzünden sanık olarak ikiz bebeği ile buraya kadar gelebiliyorsa, durup düşünmemiz lazım. Altı aylık bebeği olan ve onu emziren bir kadının uyuşturucu satmaktan sanık olmasına neden olan faktörleri bulmak lazım. Bu sorun kadının toplumdaki yeriyle ilgili, işsizlikle ya da aile içi şiddetle ilgili olabilir. Bu açıdan bakıldığında, sanık
olarak adliyeye gelen bir kadının yanında getirdiği çocukların korunması gerektiği düşüncesiyle, dolayısıyla kucağında çocuğuyla gelen kadınların da korunması gerektiği düşüncesiyle, bu gibi durumlarda genelde tutuksuz yargılama kararı verdiğim olmuştur. Özellikle kurtarabileceğimiz insanlar var ise, tutuklama gerektirmez. Tutuklama bir tedbirdir. Eğer uyuşturucu ticaretini alışkanlık haline getirmiş ise ya da bir suç örgütü ile işbirliği içerisinde suç işliyor ise bunları affedemeyiz elbette. Tabi bunlar
özel durumlar."