Sspe Hastalarının Dramı
Hakkari, Bitlis, Muş, Siirt ve Ağrı'da bulunan onlarca Subakut Seklarazon Penensefalit (SSPE) hastası, Van'da bir araya geldi

SSP hastaları Doğu Anadolu Bölgesi Derneği Başkanı Ferit Mamiş'in çağrısı üzerine, Hakkari, Bitlis, Muş, Siirt ve Ağrı'da bulunan SSPE hastaları Van'da bir araya geldi. Ambulans ve hasta yakınlarının aracı ile gelen yatalak hastalar, kendilerine kapılarını açan otelin toplantı salonunu doldurdu. Birçoğu sedyede yaşamını sürdüren çocuklar bir üst kattaki yatak odasına taşınarak Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı Hastalıkları Çocuk Nörolojisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Banu Anlar, Prof.
Dr. Kadriye Yalaz ve Doç. Dr. Özgün Kayakara tarafından muayene edildi.
SSPE hastalığının kızamık mikrobunun yaptığı bir beyin iltihabı olduğunu hatırlatan Prof. Anlar, bu hastaların çoğunun küçük yaşlarda kızamık mikrobu ile karşı karşıya kalmalarından kaynaklandığını söyledi.
Bir gazetecinin hasta yakınlarının rahatsızlığın 1999-2000 yılları arasında uygulanan bayat aşıdan kaynaklandığını iddia ettiklerini sorulması üzerine Prof. Dr. Anlar, "Ben bu yıllardaki aşıyı bilmiyorum. Bunu Sağlık Bakanlığı ile görüşmek gerekiyor. Genel olarak aşılanmış çocuklarda bu hastalık ortaya çıkıyor. Bunun birkaç mekanizması vardır. Çocuk kızamık almıştır ya aşılanmadan önce almıştır ya da aşılandıktan sonra vücut yeterli bağışıklık kazanamamış, ondan olmuştur. Yani aşının kendisi yapmaz.
Muhakkak kızamık mikrobunu almıştır. Bu hastalıklarda kızamığın görüldüğü her yerde var. Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde görülüyor. Hatta bize Almanya, Bosna ve İsviçre'den bile gelen hastalar var'' şeklinde konuştu.
Hastaların ilaç ve iğne yöntemi ile tedavi ettirildiğini belirten Prof. Dr. Anlar, konuşmasını, ''Tüm bu yöntemlerle hastanın iyileşme oranı yüzde 30 civarındadır. Hiçbir şey yapılmazsa hasta yüzde 5 ila 10 oranında iyileşme gösterir. Tedavide hasta kendi kendisini idare edebilecek seviyeye gelip yataktan kurtuluyor'' şeklinde sürdürdü.
"BİNLERCE KİLOMETREDEN MUAYENE ETMEYE GELDİK"
Hastaların uzun bir yolculuk yapmalarını önlemek amacıyla binlerce kilometre uzaktan muayene etmeye geldiklerini kaydeden Prof. Dr. Banu Anlar, ''Çoğu hastaların durumunu biz tahmin edebiliyoruz. İlaçlarını alıyorlar. Artık ilaçlar Sağlık Bakanlığı tarafından ithal ediliyor. Diğer sağlık hizmetlerinde örneğin egzersiz ve beslenmelerinde kullanmaları gereken ilaçları da burada belirleyeceğiz. 6 ay-1 yıldır kontrole gelmeyen hastalar var'' ifadelerini kullandı.
Subakut Seklarazon Penensafalit (SSPE) Hastalıkları Doğu Anadolu Bölgesi Dernek Başkanı Ferit Mamiş ise hastalığın ölümcül olduğunu ancak önlenebildiğini ifade etti.
"O ZAMANKİ SAĞLIK BAKANI KATLİAM YAPTI"
Avrupa'da SSPE hastalığının 10 milyonda bir, Türkiye'de ise her 500 kişide bir görüldüğünü savunan Mamiş, "Maalesef 1977 yılından 2001 yılına kadar tek doz, 1998-2001 yılları arasında yine tek doz bayat aşı uygulandı. O zamanın sağlık bakanı bir katliam yapmıştır. Gözünüzle görüyorsunuz. Ben hastalar adına o sağlık bakanını kınıyorum. Şu anki sağlık bakanını da pek duyarlı bulmuyoruz. Çünkü herhangi bir bilimsel çalışma yaptığını görmüyoruz. Çocuklarımıza hastanelerde ilgi gösterilmiyor. 'Zaten
ölecekler' diyorlar. Ben Sağlık Bakanlığı'na çağrıda bulunmayacağım, Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül, Başbakan'ımız Recep Tayyip Erdoğan ve eşlerine seslenmek istiyorum. Artık bu çığlık sessiz kalmasın. Sizlerin de evlatlarınız var. Gözümüzün önünde evlatlarımız ölüme gidiyor, seyirci kalmayın, bilimsel araştırmalar yaptırın" dedi.
Doğu ve Güney Anadolu Bölgesi'nde derneğe kayıtlı bin 150 SSPE hastasının bulunduğunu anlatan Mamiş, ''Bunlar tanı aşamasında olanlar. İddia ediyorum ki Doğu Anadolu Bölgesi'nde 6-7 bin hasta var. Bunların 4'te 3'ü de vefat etmiştir. Herhangi bir gelirimiz yok. Kendi imkanlarımızla Ağrı, Bitlis, Hakkari, Siirt ve Van'daki hastaları burada topladık. Şırnak'ta 30 hasta var. Uzak olduğu için gelemediler'' şeklinde konuştu.
9 yaşındaki SSPE hastası oğlu Oğuzhan Alkan'ı 6 yıldır tedavi ettirmeye çalıştıklarını gözyaşları içerisinde gazetecilere anlatan anne Özgül Alkan, "Bizler devletten gıda ve ihtiyaç yardımı istemiyoruz. Kendi yanlışlarını düzeltmelerini ve çocuklarımızın tedavi ettirmelerini istiyoruz. Artık bıktım, 6 yıldır her gün ölüyorum. Allah kimsenin başına vermesin'' diye konuştu.
Otel yönetimi tarafından ikram edilen meyve suyunu güçlükle çocuklarına içirmeye çalışan birçok annenin gözyaşlarına hakim olamadığı gözlendi.
