Diyarbakır Kck Protestosu
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Diyarbakır'da görülen KCK davasında sanıkların Kürtçe savunma yapamamaları ve mahkeme heyetinin "Bilinmeyen Bir Dil" kararı üzerine tepki amaçlı kitlesel bir yürüyüş düzenledi

Sümerpark'ta başlayan yürüyüşe BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, alt kademe belediye başkanları, BDP'li milletvekilleri, bazı STK'lar ve binlerce kişi katıldı. Sümerpark önünde başlayan yürüyüşte geniş güvenlik önlemleri alınırken, emniyet yetkilileri BDP'li milletvekilleri ile görüşerek herhangi bir olayın yaşanmaması için kitlenin güvenlik açısından Sur ilçesinden geçmesi gerektiğini belirtti. Bunun üzerine kalabalık merkez Sur ilçesinden
geçerek adliye binasına kadar yürüdü. Kitleye hitaben bir konuşma yapan BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Bugün burada şu mahkemede yargılanan bu halkın onurudur. Bu halkın siyasi iradesidir. Bu halkın kimliğidir. Bu yüzden biz ilk günden bu yana yemin ettik, onurumuzu ayaklar altına aldırmayacağız" ifadelerini kullandı.
Başbakan Erdoğan ve siyasetçilere seslenen Demirtaş, "Siz bu halkın bugüne kadar binlerce yıldır anavatanında tek bir saniye bile köleliği kabul etmediğini etmeyeceğini anlamadınız mı daha? Bugün bu mahkemede ya bu halk eşit, özgür, onurlu olarak bu topraklarda birlikte yaşayacağı mahkeme tarafından kabul görecek ya da 80 yıldır Kürtleri inkar eden zihniyet tekrar kendini gösterecek. 12 Eylül 1980'de de Diyarbakır Cezaevi'ndeki işkenceciler de oradaki devrimcilere 'Ya Türkçe konuşursunuz ya da
konuşturmayız' diyorlardı. 30 yıl aradan sonra bu halkın devrimcileri yine içeride yine başı dik, 'Biz halkımızın yanındayız' diyorsa bu halk asla ve asla onları yanlız bırakmayacak. 12 Eylül faşizminin işkencecilerini adı kara bir leke olarak tarihe yazıldı. Orada dilenen Mazlumların Kemallerin isimleri devrimci olarak tarihe yazıldı" diye konuştu.
"Bu halkın anadiline 'bilinmeyen ve anlaşılmayan bir dil' diyenlere sesleniyorum" şeklinde devam eden Demirtaş, "Meclis (TBMM) Başkanı'ndan mahkeme başkanına kadar. Asıl bilinmeyen asıl tanımayacağımız asıl anlaşılamayan ve asla da anlamayacağımız sizin zihniyetinizdir. Buz bunu tanımıyoruz, bu zihniyeti anlamıyoruz. Kürtler mahkemelerde de Kürtçe konuşacak, okullarda da konuşacak, vergi dairelerinde de konuşacak. Öyle sokakta, evinde konuş; ama kamu alanlarında ana dilin yasak demek bu halka hakaret
etmektir. Biz bugüne kadar bu hakareti kabul etmedik. Bedeli neyse ödedik, yine öderiz. Ama asla diz çökmeyiz" dedi.
"Burada bir tiyatro sergileniyor. Bu dava utanç davasına dönüştü" iddialarında bulunan Demirtaş, "Bizim alnımız açık, başımız diktir. Biz bugüne kadar hiçbir utancın altına imzamızı atmadık. Hiçbir halkın dilini yasaklamadık. Bu mesele 80 yıldır inkar edilen Kürtler ile devletin meselesidir. Orada rehin aldığınız irademizi serbest bırakın halkın tahamülü kalmadı artık" görüşünü dile getirdi.
