Anne Ve Bebek Ölümleri

Samsun Vezirköprü Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Süleyman Aygün, reşit olmadan yapılan evlilikler ile evde yapılan doğumların anne ve çocuk ölümlerinde en büyük etken olduğunu söyledi.

Anne ve bebek ölümleriyle ilgili açıklama yapan Başhekim Aygün, "18 yaşını tamamlamamış bir insanın kanuni olarak reşit akdedilmesinin nedeninin fiziki ve psikolojik yaşını da tamamlamadığı için tıbbı açıdan da öyledir psikolojik açıdan da öyledir. Tıbbı açıdan gelişimini sağlamamış bir insan evlendirirseniz sağlıklı doğum yapmasını beklemek hayal olur. Çocuk ölümleri ve anne ölümlerinin en büyük etkenlerinden biri bu" dedi.
İkinci önem nedeninin ise takipsiz gebeler olduğunu vurgulayan Aygün, "Biz, aile hekimleri, hastanedeki uzman hekimler kanalıyla düzenli bir şekilde gebeleri takip ediyoruz. 9 ay boyunca bir annenin düzenli olarak hem beslenmesi hem de hastalıklar açısından ön tespitinin yapılması açısından düzgün takip edilmesi lazım. Düzgün takip şart artı gebelik esnasında belli hastalıklardan korunması açısından düzgün aşılamalarının yapılması lazım. Bizim ilçemizde ve Türkiye'de yapılmaya çalışılıyor mu? Evet,
yapılmaya çalışılıyor. Aile hekimliği uygulamasından sonra bu konuda büyük mesafe kat edildi. Dolayısıyla da anne ve çocuk ölümleri hızlı bir şekilde azaltılıyor" diye konuştu.

"VEZİRKÖPRÜ'DE BEBEK ÖLÜMLERİ ÇOK YÜKSEK"
Vezirköprü Devlet Hastanesi'nde 2009 yılında 2 anne ölümü yaşandığını dile getiren Aygün, şunları söyledi:
"2010 verilerine göre bin 371 doğum olmuş, 11 çocuk ölü doğmuş. Anne ölümü yaşanmadı. Bu yıl anne ölümleri olmaması başarı ama 11 ölü doğum var. Türkiye standartlarına baktığımız da bunun 1-2'yi geçmemsi lazım. Avrupa'da binde 1-2, Vezirköprü'de binde 13. Bu kadar çalışmalarımıza rağmen geriyiz. Bunun nedenleri sadece sağlık hizmetlerini yeterince verilmesiyle ilgisi yok. Bakanlık olarak olsun, aile hekimleri çaba gösteriyor, biz çaba gösteriyoruz. Buna rağmen bunu tam niye ideal formasyona
sokamıyoruz, hasta tarafı da önemli. Hastanın da bilinçli olması önemli. Hastanın da takip etmesi lazım. Birçok hasta gebeliğini gizliyor. Ne kadar anlatırsak anlatalım 15 yaşında evlenenler var. Demek ki halkın da eğitim düzeni bir yere getirmek gerekiyor. Bunları ideal noktaya çekmemiz için bunun bir de vatandaş ayağı var. Vatandaş ayağı kör topal yürüyor. Ne kadar mükemmel sağlık hizmeti verirsen ver vatandaşın duyarlılığı, vatandaşın ilgisi, vatandaşın talepleri ve belli kurallara uyumsuzluğu olduğu
sürece asla ideal normlara çekemezsiniz."
"Evde doğum geçen yıl 60, bu yıl 17 şu ana kadar" bilgisini veren Başhekim Aygün, şöyle devam etti:
"Bunun hiç olmaması lazım. Normalde evde köy ebeleri tarafından doğum yaptırmak suç. Bu konuda muhtarları uyararak müsaade etmemeleri konusunda sürekli uyarılar yapıyoruz. Mümkün olduğunca gebelerin tespit edilmesi noktasında aile hekimleriyle koordinasyon kurulmalı. Anne ve ölü doğumların en büyük nedenlerinden biride evde doğumlardır. Tetanos oluyor ölüyor. Çocuk doğum esnasında komada oluyor, annede ölüyor. Kordonu bağlayamıyor, kordon dolanması oluyor, çocuk boğuluyor, ölüyor. Çocuk ters gelebilir,
ondan sonra hastaneye getiriliyor anne kurtarılabiliyor ama çocuk ölüyor. Şu an da bize gelen hastalar var. Doğumda ölü sayısı bundan artıyor. Yani gebenin düzgün aşılanmaması, düzgün takip edilmemesi, gebelik halinde iyi beslenememeleri dolayısıyla çocuğun anne karnında gelişimini de etkiliyor. Sonuçta annenin her türlü hastalığı çocuğa intikal ediyor ve sakat doğumlara neden oluyor. Çocuğun gelişimi olmadığından erken doğumlar oluyor. Kısacası düzgün takip edilmemesi doğum esnasında annenin hekimle iyi
ilişkileri kuramaması sonuçta ölü doğum sayılarını arttırıyor. Aile hekimlerinin sisteme en büyük katkıları koruyucu hekimliktir. Bu onun en önemli parçalarından biridir."