'Helsinki'ye destekleri için teşekkür ederim'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Kıvıneme Ortak basın toplantısı düzenliyor.

Finlandiye ile aramızda köklü bir birlikteliğimiz var ve aramızda şuana kadar bir sorun olmuş değil. Aynı dil ailesine ait dilleri konuşan halklarımız gibi ülkelerimiz de uluslararası siyasetin bir çok alanında yine aynı dili konuşmaktadır. Bugün önce sayın Cumhurbaşkanı ile görüştük. Kendileri ile yaklaşık 7 yıldır tanışırız. Uluslararası bir çok toplantılarda görüşüüz ikili ilişkilerimizi değerlendirme fırsatı bulduk. AB üyelik sürecini birlikte değerlendirdik.
Parlamentolarımız arasındaki ilişki biliyorsunuz geçen yıl Türkiye'ye ziyareti olmuştu. Ülkeler arasındaki düşen ihracatı yeniden canlandırabileceğimizi gördüm ve bunu da yapabilecek güçteyiz. Enerji alanında neler yapabiliriz bunları müzakere ettik. AB'de gerçekten 1999 yılından bu yana aday olma süreci ile ilgili olarak Finlandiya'nın Helsinki'de bize verdiği desteği unutmamız mümkün değil. Her zaman Finlandiya bu desteğini bize vermeyi sürdürmüştür. Bundan sonra da verecekleri destek için şimdiden teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Türkiye bölgesinde ve dünyada barış ve istikrarın tesisine yönelik samimi çalışmalardevam etmektedir. Bu konuda kararlılığımız aynen devam ediyor' dedi.
ÖNCELİKLE AB VERDİĞİ SÖZLERİ YERİNE GETİRMELİ
Herşeyden önce AP'nin aldığı bu karar AB'yi bağlayıcı bir karar değildir. Bu AB'nin kendi komisyonlarında aldığı bir karar da değildir. Bunun yasal zemininin olup olmadığı noktasındaki tespit onların belki şuandaki tespiti olabilir ve bu konuda Güney Kıbrıs'ın AB'ye kabul edildiğinde bize verilen bir taahhüt vardır. Bu iki konudadır serbest dolaşım ve mali konuları içeren bir konudur. O günden bugüne bu adım atılmamıştır. Sürekli olarak bunu Ankara Anlaşması ek protokolle bugüne kadar bu süreç devam etmiştir. Bu Türkiye Cumhuriyeti'nin parlamentosundan geçmesi gereken bir karardır. Şuanki yapı içerisinde Kıbrıs konusunda bu yaklaşım geçmez. Onun için atılması gereken adımlar var. Bu konuda Finlandiya'nın çok gayretleri oldu. Özellikle limanlar konusunda adımları oldu. Ne yazık ki AB olumlu yaklaşım göstermediği için bu iş kilitlenmiştir. Açmak istiyorlarsa limanların açılması lazım.
AB üyesi ülkeler içerisinde 50 yıl kapıda bekletilen bir ülke daha yok. AB müktesebatına göre değerlendirdiğimiz zaman bir çoğu ekonomik alanda, özgürlükler alanında bizden çok geride ancak siyasi kararlarla AB üyesi yapılmış ülkeler var. Türkiyeİslam dünyası ile batı arasında köprü sıfatı taşıyan bir ülke. Katacağı çok şey var alacağı çok şey var. Türkiye'yi böyle bekletmekle kendisi çok şey kaybediyor. Kısa zamanda aşılabilirse inanıyorum ki birlikte çok şey kazanacağız.
