Chp Grup Toplantısı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ı eleştirerek, ''Hukuk fakültesinde bile okumadın

Partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, TBMM Genel Kurulu'nda, geçen hafta sınır ötesi operasyonlarla ilgili yapılan kapalı oturumun AK Parti'nin istediğini belirterek, gazete haberlerindeki bilgilerin içeriğinin bile, hükümetin kapalı oturumda anlattıklarından daha dolu olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, ''Bu kadar boş, bu kadar sığ bir kapalı oturumu ilk kez dinliyorum. AKP'nin gerçekleri ve bizim konuşmalarımızı kamuoyundan gizlemek için takiye yöntemiyle kapalı oturum istediğini
hemen anladık'' dedi.
Kapalı oturum sırasında bir grup başkanvekilinin twitter'dan mesaj gönderdiğini, bazı AK Parti'li milletvekillerinin de kuliste maç izlediğini kaydeden Kılıçdaroğlu, ''Türkiye'nin, Parlamentonun, AKP'li milletvekillerinin haline bakın. Böyle bir yapı olabilir mi? Onlar konuşamazlar, onların dilleri yoktur; onlar duyamazlar, onların kulakları yoktur; onlar düşünemezler, onların yerlerine başkaları düşünür. AKP'nin getirdiği parlamento, çalışma ortamı bu. Kendileri çalar, kendiler oynarlar'' diye konuştu.
Konuşmasında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu seçimlerine de değinen Kılıçdaroğlu, AK Parti'nin HSYK'yı çalıştırmadığını öne sürdü. Bir yargıcın, 'Üzerimde kurumsal baskı var' diyerek görevinden ayrıldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Başbakan'a 'o yargıca kurumsal baskıyı kim yaptı?' diye sorduk, Başbakan'dan ses var mı, tık yok, işine gelmiyor. Burada bağıramaz, çağıramaz. Sen hukukun üstünlüğü diye meydanlara çıkmadın mı? O yargıca baskı yapanı bulmak senin görevin değil mi? Brüksel'de,
değişiklikleri destekleyen Avrupa'ya ''bunlar reformsa önce siz uygulayın'' dedim. Yargıyı yürütmenin emrime vermek ne zamandan beri reform oldu?'' dedi.
CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Anayasa değişikliğinden sonra HSYK'ya bakan ve müsteşarın yanı sıra, Müsteşar Yardımcısı ve Personel Genel Müdürü'nün de girdiğini söyledi. Sınav yapıp yargıç alanların seçimlere girerek bu yargıçlardan HSYK üyeliği için kendisine oy vermelerini istemesinin ahlaki olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, Deniz Feneri davasının savcısının da HSYK üyeliğine seçildiğini belirtti. Kılıçdaroğlu, ''Düşünün Almanya ikinci Deniz Feneri davasını açmak üzere biz hala birincisinin ne olduğunu
bilmiyoruz. Bundan sonra da herhalde daha da zor işimiz ama takip edeceğiz. Bizi yıldıramazlar. Sonuna kadar takip edeceğiz. Aydınlığa çıkıncaya kadar takip edeceğiz. AKP bütün baskısını yapsa da sonuna kadar takip edeceğiz'' diye konuştu.
"BU BİR İDDİA DEĞİL SAYGI DEĞER YAZARIMIZ, BU BİR GERÇEK"
Türkiye'nin gerçek yurtseverleri, ahlaklı insanları, hak hukuk arayanları olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, bu insanların yaşananların sonuna kadar takipçisi olacağını belirtti. Adalet Bakanlığı bürokratlarının HSYK'da yerini almasıyla kurulun Adalet Bakanlığı'nın yan kuruluşu haline geldiğini savunan Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Bakan söyleyecek hepsi tak tak tak yapılmış olacak. Buna da biz 'bağımsız yargı' diyeceğiz. Şimdi buradan soruyorum. Aklı başında olan her yurtsevere, yazara, çizere, destek veren herkese soruyorum. Elinizi vicdanınıza koyun ve şu soruyu sorun, bu Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 12 Eylül Anayasası'nın getirdiği Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'ndan daha mı bağımlı daha mı bağımsız? O kadar ki o değişikliklere destek veren bir yazarımız bu gün 'Adalet Bakanlığı liste mi hazırlamış? Bu çok büyük bir
iddiadır. Bunu birilerinin düzeltmesi lazım' diye yazı yazıyor. Bu bir iddia değil saygı değer yazarımız. Bu bir gerçek. Nasıl o gerçeğin farkında olamazsınız. Hep Adalet Bakanı'yla konuşursanız size gerçek bilgileri vermezler. Zaten bu ülkenin talihsizliği ne? Ali Dibo'cudan Adalet Bakanı olur mu? Biz bunları söyleyince kızıyorlar. Niye kızıyorsunuz? Hatay'da gittin ihale dağıtımında kendi el yazınla yazdın senin milletvekilin aynı partiden arkadaşın götürdü notere onaylattı bunu. Sen uygar bir toplumda
Adalet Bakanı değil milletvekili olamazsın.''
HSYK seçimlerine Adalet Bakanlığı'nın müdahale ettiğinin ortaya çıktığını iddia eden Kılıçdaroğlu, kimsenin birbirini kandırmaya çalışmaması gerektiğini söyledi. Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in, Bakanlığın listeyle seçimlere müdahale ettiği iddialarına ilişkin olarak ''Liste iddiası seçim iradesine saygısızlık'' dediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şunları söyledi:
''Seçim iradesine saygısızlık olan o listeyi hazırlamaktır Sayın Bakan. O listeyi hazırlayanlardan sen hesap soruyor musun? Sen zaten listeyi hazırlayanların başındasın. Sorgulamak saygısızlık, hazırlamak saygısızlık değil. Asıl hazırlayanlar saygısız. Yargıya, hukuka, insana, demokrasiye saygısızlıktır.''
Anayasa değişikliği öncesinde CHP'nin demokrasinin gelmesine karşı olmakla eleştirildiğini belirten Kılıçdaroğlu, ''Şimdi ne oldu? Demokrat Yargı Derneği Eşbaşkanı dayanamamış artık. Demek ki vicdan sahibi, vicdanı rahatsız. Ne diyor? 'Adalet Bakanlığı kendi bürokratlarının da içinde olduğu listeyi seçtirmek için 2 bin kişiyle sahada çalışma yürüttü'. Günaydın, demek ki fark etmişler. Liste hazırlayacaksınız, bütün savcılara göndereceksiniz, savcılar toplantı yapacak, 'şu listenin seçilmesi lazım' diye
propagandalar yapılacak, 2 bin kişi sahaya inecek yeni fark edilecek. Ve şunu söylüyor, 'hakimler ve savcılar üzerinde baskı kurdu Adalet bakanlığı'. Günaydın, yeni mi fark ettiniz. Bir milletvekilinin savcıya yazı yazıp 'Sayın savcı o dosyayı ben inceledim. Orada yolsuzluk yoktur' diye yazı yazdığını yeni mi fark ettin sen? Yargıcın 'üzerimde kurumsal baskı var' diye istifa ettiğini öğrenemedin mi sen? Bunların gizli gündemleri olduğunu niye bilmiyorsunuz? Niye sorgulamıyorsunuz?'' dedi.
Bürokratların Anayasa değişikliğinin ruhu gereği aday olmamaları gerektiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, ''Anayasa'nın ruhu mu kaldı? AKP'nin ruhu var orada şimdi. Ruhtan bahsedeceksiniz, hangi ruh? O ruh hukukun üstünlüğüne inanan, hukuku egemen kılan, kamu vicdanını temsil eden ruhtur. Liste hazırlayacaksınız, adamlarınız liste blok halinde seçilecek, her türlü baskıyı kuracaksınız, siz daha ruhun yeni farkında olacaksınız, artık ruh bitti'' diye konuştu.
"YARGIDA TUZ KOKTU, KOKULAR GELMEYE BAŞLADI''
Kılıçdaroğlu konuşmasında TBMM Genel Kurulu'nda gerçekleştirilen Anayasa Mahkemesi üyeliğine de değindi. Seçimlerde yargıcın birikimi, özgeçmişinin değil, listede aldığı numaranın önemli olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, ''RTÜK'e grupları temsilen üyeler seçiliyor. RTÜK'e seçilenler ile Anayasa Mahkemesine seçilenler arasında hiçbir fark yok. Onların yakalarında, AK Parti'nin yargı mensubu olarak bir etiket taşıyacaklar. Tuz kokar diyoruz ya, yargıda tuz koktu, kokular gelmeye başladı'' dedi.
Konuşmasında Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ı eleştiren Kılıçdaroğlu, Kılıç'ın 'Değişime karşı çıkan, çağın nabzını tutamayan, statükonun kibirli mensupları, artık halkı ikna edememektedir' sözüne atıfta bulundu. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
''Değişime hiç itirazımız yok, ama sorun şu; değişim, ileriye mi geriye doğru mu? Geriye doğru değişimi savunanlar böyle konuşurlar, ileriye doğru değişimi savunanlar demokrasiyi, hakları ve özgürlükleri savunurlar. Sayın Kılıç, Anayasa Mahkemesinin, AKP'nin sizin daha önce verdiğiniz karara dayanarak yaptığı atamaların hukukluluğunu vicdanına sığdırıyor mu sığdırmıyor mu? Hukuktan, demokrasiden söz edeceksiniz, AKP atamaları bitirsin, yapsın, önemli değil, yeri gelince karar verilir diyeceksin. Hukuk,
ahlaktır. Ahlakın olmadığı yerde hukuk olmaz, konuşanların da ahlaktan nasip alması lazım. Ben Anayasa Mahkemesi Başkanıyım diyelim, birisi hülle yoluyla üye olarak atanıyor, ben içime sindiremem, o üyeyi geri gönderirim. Sayın Kılıç, hülle yoluyla Anayasa Mahkemesi üyeliğine atananı, hangi gerekçeyle, ahlakla kabul ettiriyorsunuz? Bütün bunları içine sindireceksin, 'HSYK da değişti, biraz daha sırtını sağlam yere dayadım' diye başlayacaksın konuşmaya, bize hukuk dersi vereceksin. Yemezler. Senin hukuk
dersine ihtiyacımız yok, hukuk dersi değil, hukuk fakültesinde bile okumadın sen. Hukuk fakültesinde okumayan bir adamın bana hukuk dersi vermeye yetkisi de olmaz. Sayın Başkan, öyle anlaşılıyor ki hukukun Haliç bölümünde yaşıyor, kokulara alıştı.''
