'Telomer Biyolojisi İle 120 Yıl Yaşamak Mümkün'

İzmir’in Çeşme ilçesinde düzenlenen ’Anti-aging’ konulu davette konuşan Prof. Dr. Hakan Cangül, Telomer biyolojisi ile 40-50 yaş görüntüsüyle 120 yıl yaşamanın mümkün olduğunu söyledi.

'Telomer Biyolojisi İle 120 Yıl Yaşamak Mümkün'
İzmir Çeşme’de, ’Anti-aging’ konulu davette, Telomer biyolojisi ekseninde genç ve sağlıklı kalmak ve yeniden gençleşebilmek üzerine bilimsel bir sohbet gerçekleştirildi.

Dermatolog Dr. Yasemin Amato ve Av. Didem Özkardeşler’in ev sahipliğinde yapılan davette, tıbbi genetik uzmanı Prof. Dr. Hakan Cangül, telomerden ve telomeri uzatmanın yollarından biri olan besin takviyesi TA65’i anlattı. Telomerleri uzatarak biyolojik yaşı sadece bir yıl içinde dahi 3-10 yaş arasında geri alabilmenin artık mümkün olduğunu açıklayan Prof. Dr. Cangül, "Düzenli uyku, spor, sağlıklı beslenme, meditasyon gibi doğal yöntemler ile Telomer boyları uzayabildiği gibi, TA65 besin takviyesinin de Telomer boylarının uzamasında önemli bir rol oynadığı klinik araştırmalarda tespit edilmiştir. TA65, Sertab Erener ve Mine Kalpakçıoğlu gibi iş, sanat ve cemiyet hayatından isimler tarafından Türkiye’de de kullanılmaya başlandı. Telomer biyolojisine göre bir insan tıpkı 40-50’li yaşların görüntüsü ve performansı ile 120 yıl yaşayabilir" ifadelerini kullandı.

"Telomer biyolojisi, biyolojik yaşı geri alıyor"

Konuşmasında, hem sağlıklı hem de 100 yıldan fazla yaşamanın hayal olmadığını, bunun bilimsel temellere dayanan bir gerçek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Hakan Cangül, "DermaVital, bunun cevabını 2009 yılında Nobel Tıp Ödülü kazanan Telomer biliminin ışığında sizlerle paylaşıyor. Telomer biyolojisi, DNA’daki şifrelere göre bireylerin biyolojik yaşını geriye alarak gençleştirmeyi hedefleyen yeni bir sağlık anlayışını getiriyor. Anti-aging yani yaşlanma sürecinin yavaşlatılması yerini çok öte bir anlayışa, biyolojik yaşı geri almaya, yeniden sağlıklı ve genç olmaya bırakıyor. Sadece cildi değil, bedeni oluşturan 100 trilyon hücreyi gençleştiren, tüm doku ve organların daha iyiye gitmesini sağlayan yeni bir uygulamadır. Gelecekte sıkça adını duyacağınız bu yeni yaklaşıma ’Reverse aging’ olarak tanımlıyoruz" diye konuştu.



"Yaşlı hücrelerin gençleştiği gözlendi"

DNA’nın taşımış olduğu genetik bilgiyi koruyan ve DNA’nın uçlarında yer alan koruyucu parçacıklar olan Telomerlerin tıpkı ayakkabı bağcıklarındaki plastik uçlara benzetilebileceğini ifade eden Prof. Dr. Cangül, şöyle devam etti: "Hücrenin kendisini yenilemesi sırasında doğal olarak ve ayrıca olumsuz yaşam alışkanlıklarımız ile daha da kısalan Telomerler, hücre için tıpkı bir zaman sayacı gibi davranır. Telomerler kısaldıkça hücreler giderek yaşlanır. Hatta son bilimsel yayınlar yaşlılık ile bağlantılı kalp-damar rahatsızlıkları, eklem sorunları, kanser ve Alzheimer gibi hastalıkların doğrudan, normalden daha hızlı kısalan Telomerlerle ilişkili olduğunu gösteriyor. Telomerleri uzatan gençliğin anahtarı haplarla biyolojik yaşın geri çevrilmesi bugün sahip olduğumuz bir teknoloji. Bilim insanları 2009 yılında DNA’da Telomerlerin uzunluğunu yöneten enzim ’Telomeraz’ı keşfettiler. Telomerazın en önemli etkisi, Telomeri yeniden uzatarak yaşlanmanın yavaşlatılmasını hatta geri çevrilmesini sağlıyor. Laboratuvar ortamında yaşlı cilt hücrelerinde yapılan bir çalışmada Telomeri uzayan yaşlı hücrelerin çok kısa sürede, genç bir hücreden ayırt edilemeyecek biçimde gençleştiği gözlemlenmiştir. Daha da ilginci Telomer uzun kaldığı sürece hücreler hiçbir yaşlılık belirtisi göstermemiş, tıpkı genç bir hücre gibi çalışmaya devam edebilmiştir. Bu buluş bize bağışıklık sistemi başta olmak üzere vücuttaki tüm hücrelerin yeniden gençleşebilmelerini ve fonksiyonlarını devam ettirmelerinin yolunu açıyor."
Kaynak: İHA