Söke Kaymakamı Tahsin Kurtbeyoğlu'ndan Kağıt Fabrikası Eleştirilerine Yanıt

Söke OSB Yönetim Kurulu Başkanı Kaymakam Tahsin Kurtbeyoğlu, Söke Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Söke’nin Sorunları ve Çözüm Önerileri’ konulu çalıştayda gündeme getirilen kağıt fabrikasıyla ilgili iddialara cevap verdi.

Söke Kaymakamı Tahsin Kurtbeyoğlu'ndan Kağıt Fabrikası Eleştirilerine Yanıt


Yapılan eleştirileri değerli bulduğunu ancak içi boş ve bilgisiz yapıldığında üzüldüğünü belirten Tahsin Kurtbeyoğlu; “Söke OSB’nin yer seçimi 2002 yılında bitirilmiş. Fabrikanın kullanacağı su miktarına Menderes’in suyu bile yetmeyecek deniyor. Çok özür dilerim 500 milyon dolarlık yatırım yapacak kişiler bu kadar aptal mı?” dedi.



Eleştiri yapanların kurulacak fabrikanın suyun tüketimi ve geri dönüşümü ile ilgili ne gibi çalışmaları ve imkanları olduğuyla ilgili bilgi sahibi olmadıklarını kaydeden Kurtbeyoğlu, “Ben gittim, Maraş’taki bu fabrikayı gezdim. Ki buraya kurulacak olan tesis hem yüzde 50 daha büyük kapasitede, hem de teknoloji olarak Avrupa’nın en iyisi. Kağıt fabrikasıyla ilgili Çaycuma örneği veriliyor. Çaycuma’daki tesis hangi yıl kurulmuş, hangi teknolojiyle kurulmuş ve orada ne tür tedbirler alınıyor, bunları bilmiyoruz. Burada kurulacak teknoloji ve tedbirleri bilmeden, kağıt fabrikası zararlı diyoruz. Fabrikanın sahibi Hanefi Bey’in de söylediği gibi “Biz hiç zararsız olduğu iddiasında değiliz”, öyle bir fabrika da yok zaten. Hiç zarar görmeyeceksek sanayileşmeyi bir kenara bırakacağız. Yani pamuk üretmeye devam edip, iplik üretmeyeceğiz. Hammaddeyi üretip, katma değeri yüksek ve artı değer getirecek işler yapmayacağız. Onun için eleştirileri fevkalade değerli buluyorum. İçi boş olduğu zaman ve bilgi dağarcığında bilgi olmadığını gördüğüm zaman üzülüyorum. Bir Allah’ın kulu Çevre Bakanlığı denetimi yapıldı mı diye sormuyor. Haziran ve Temmuz ayında aylarca süren bir sürecin sonunda Çevre Etkisel Değerlendirilmesi (ÇED) ‘olumludur’ raporu verildi bu tesise. OSB kanununda kurulamayacak tesisiler belli. Bazı atıkları kullanan tesislerin kurulamayacağı belirtilmiştir. Ancak diye başlayan kağıt ve benzeri fabrikaların kurulabileceği ile ilgili açık hüküm var. Sosyal medyada, BİMER ve CİMER’de kurulamayacağı ile ilgili onlarca yazı ve şikayet var. Bizim yapacağımız; tesisi kuracağız, tedbirleri aldıracağız, denetleyeceğiz, devlet denetleyecek, sivil toplum kuruluşları denetleyecek. Deniyor ki; ‘Efendim bu fabrika içinde çalışanlar ölür’. Neden ölür?. Çünkü çok toz oluyormuş. Kağıt fabrikasını gördünüz mü siz?. Biz gördük. Atık kağıt kullanıyor, kağıt bir yerden geliyor, yıkanıyor, makinanın içine giriyor 500 metre sonra rulo ambalaj kağıdı olarak çıkıyor. Arada hiç görmüyorsunuz” dedi.



“Atık su iki kez arıtılacak”

Jeotermal enerji ve çevresel etkileri konusuna da değinen Kaymakam Kurtbeyoğlu; “Biz OSB yönetimi olarak tedbirleri aldırmakla mükellefiz, bunları aldırıyoruz. Arıtma tesisi kuruluyor, bir aydır arıtma tesisinin nasıl olması gerektiği ile ilgili Çevre Bakanlığı ile görüşüyoruz. Onlar arıtacaklar, bize verecekler biz bir kez daha arıttıktan sonra doğaya vereceğiz. Arıtmanın çalışıp çalışmadığı da ayrıca uzaktan takip sistemleriyle (GPS) de denetleniyor. Hatta şunu da söyleyeyim fabrika OSB’de olduğundan arıttığı suyun değeri, dışarda kurulacak bir fabrikadan daha düşük değerde olacak. Jeotermallerle olan sorunların büyük bir kısmı ise reenjekte ile ilgili. Biz Jeotermale tamamıyla karşı çıkamayız. Rahmetli Yazıcıoğlu jeotermali ısıtma ve soğutmada kullanalım, enerjide kullanalım demişti. Biz jeotermal yerine reenjekte uygulamasına karşı çıkmalıyız” diye konuştu.

Kurtbeyoğlu, Söke’nin çevre ile ilgili asıl mücadele etmesi gereken konuların başında Söke Ovası’nın ilaç kalıntılarından zehirlenmesi olduğunun da altını çizdi.
Kaynak: İHA