Başbakan Yıldırım Açıklaması (8)

'Orta ve uzun vadede artık Silahlı Kuvvetler ihtiyacını askerlik görevini yapmak üzere silah altına aldığı insanlarla yapmayacak. Silah altına alınanlar, askerlik iklimini, ortamını tanımak ve ileride Allah göstermesin büyük bir seferberlik durumunda aşinalık kazanmak için askerliği yapacak. Asker işini profesyonel, rütbeli, kendini bu işe adamış bir orduyla yapacak. Son hedef bu' (100 kamu kuruluşunun özelleştirme kapsamına alınması) Özelleştirme İdaresi yıllardır çalışıyor. Yaptıkları ile yapamadıklarını karşılaştır, yapamadıkları daha çoktur. Bu biraz maksadını aşan bir tartışmaya dönüştü. Meclis'te diğer partilerle de konuşulacak. Eğer burada endişeler varsa bu da giderilecek. Yoksa böyle bir yetki almak, bunları 'haraç mezat satmak' anlamına gelmez' '(Bedelli askerlik) Şu anda öyle bir konu yok. Askerlikle ilgili ne bedelli ne de süreyle ilgili herhangi bir kısa vadede gündemde bir şey yok. Sadece Silahlı Kuvvetlerin geleceğe yönelik uzman ordu, profesyonel ordu ve ordunun öncelikleri, ihtiyaçları, tehdit türleri konusundaki çalışmalara hız verilecek'

Başbakan Binali Yıldırım, profesyonel orduya geçişle ilgili, 'Orta ve uzun vadede artık Silahlı Kuvvetler ihtiyacını askerlik görevini yapmak üzere silah altına aldığı insanlarla yapmayacak. Silah altına alınanlar, askerlik iklimini, ortamını tanımak ve ileride Allah göstermesin büyük bir seferberlik durumunda aşinalık kazanmak için askerliği yapacak. Asker işini profesyonel, rütbeli, kendini bu işe adamış bir orduyla yapacak. Son hedef bu.' dedi.

Yıldırım, TRT'deki 'Başbakan ile Özel Yayın'da gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

'100 kamu kuruluşunun özelleştirme kapsamına alınması'nın ne anlama geldiğine yönelik soru üzerine Yıldırım, darbe girişiminin hemen ardından Meclis'in hiç ara vermeden yatırım ve teşviklerle ilgili kanunları görüşmeye devam ettiğini söyledi.

Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Teşvik paketi, varlık barışı çıkıyor. Varlık Fonu kurulması Meclis gündeminde. Özelleştirme, özel bütçeli kuruluşlar da Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca özelleştirme kapsamına alınıyor. Bu özelleştirmenin yaptığı iş de bir kısmını dahil etme işidir. Yarın burada ne kadar şirket varsa özelleştirilecek. Özelleştirme İdaresi yıllardır çalışıyor. Yaptıkları ile yapamadıklarını karşılaştır, yapamadıkları daha çoktur. Bu biraz maksadını aşan bir tartışmaya dönüştü. Şu anda da Meclis'te görüşülüyor. Meclis'te diğer partilerle de konuşulacak. Eğer burada endişeler varsa bu da giderilecek. Yoksa böyle bir yetki almak, bunları 'haraç mezat satmak' anlamına gelmez. Bunların usulleri, esasları, öncelikleri var.'

Türkiye Varlık Fonunun kurulmasının önemine işaret eden Yıldırım, 'Türkiye bütçe açığı olan, dış kaynakla ekonomisini büyüten bir ülke. Dolayısıyla bütçe açığını, cari açığı daha fazla açmadan kaynak oluşturarak, büyük projeleri gerçekleştirmek ve Türkiye'nin ekonomik göstergelerini dengede tutmak için Türkiye Varlık Fonu kuruluyor.' diye konuştu.

Bireysel emeklilikte otomatik katılımın da getirildiğini hatırlatan Yıldırım, tasarrufları artırmaya yönelik bu uygulamayla vatandaşın 10 yılda 90 milyar liranın üzerinde zorunlu tasarruf yapacağını belirtti.

Vatandaşın yaptığı her tasarrufa devletin de katkı sağlayacağını söyleyen Yıldırım, 'Bunlar ülkenin kendi kaynağını oluşturması anlamına geliyor. Yabancılardan alınacak borçlara bağımlı olmaktan çıkıp tasarruf oranımızı artırmamız gerekiyor. Ne kadar tasarruf oranımızı artırırsak o kadar çok geleceğe yatırım yapma şansımız artar, borçlanırken de daha az borçlanırız, daha makul şartlarda borçlanırız. Dolayısıyla yükümüz azalır..' ifadelerini kullandı.

- 'Satarken azimli, alırken nazlı olacağız'

İhracat seferberliği yapılacağını aktaran Yıldırım, 'İhracatımızı çeşitlendireceğiz. Satarken azimli, alırken nazlı olacağız. Satmaya odaklanacağız. Ürettiğimizi dünyanın her köşesine nasıl ulaştırırız, nasıl satarız, bunun gayreti içerisinde olacağız. Önce satma aklımızda olacak, ihraç etme. Ne ihraç edeceğiz? Ne üretiyorsak onu ihraç edeceğiz.' değerlendirmesinde bulundu.

Yıldırım, satın alma işinde ise daha nazlı olunması gerektiğini, rekabetçi şartlarda üretim yapılabiliyorsa aynı ürünün dışarıdan alınmasına gerek olmadığını dile getirdi. Bunun tersi olduğunda cepten para gittiğini ve açık verildiğini ifade eden Yıldırım, vatandaşların 'Türkiye'de şu yapılıyor, bunu buradan alayım, niye dışarıdan alayım.' diye düşünmesi ve bunun milli bir şuur haline gelmesi gerektiğini söyledi.

Başbakan Yıldırım, 'Ben 'Yerli malı kullanalım, hiçbir şeyi dışarıdan almayalım' demiyorum ama içeride olabilecek her şeyi içeriden almaya gayret edelim. Eskiden biz ilkokulda okurken 'Yerli malı almalı herkes onu kullanmalı' diye bize ilk öğrettikleri şeylerden biriydi. Niye olmasın?' diye konuştu.

- 'Asker işini profesyonel bir orduyla yapacak'

Yıldırım, profesyonel orduya geçişle ilgili soru üzerine, Silahlı Kuvvetlerin yeniden yapılandırılmasına yönelik çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname'nin aslında orduda uzmanlaşma sürecini de hızlandırdığına işaret etti.

Bundan sonraki çalışmanın profesyonel ordu bakımından da uzmanlaşma bakımından da artarak devam edeceğini vurgulayan Yıldırım, askeri kurumlar ile Milli Savunma Bakanlığının yeniden yapılandırıldığını ve tamamen yeni bir yapıya geçildiğini anımsattı.

Yeni yapıyla ihtiyaçların da değiştiğine değinen Yıldırım, 'Öncelikler de değişti, insan kaynak ve kapasitesi, insan ihtiyacı da değişti. Yani orta ve uzun vadede artık Silahlı Kuvvetler ihtiyacını askerlik görevini yapmak üzere silah altına aldığı insanlarla yapmayacak. Silah altına alınanlar, askerlik iklimini, ortamını tanımak ve ileride Allah göstermesin büyük bir seferberlik durumunda aşinalık kazanmak için askerliği yapacak. Asker işini profesyonel, rütbeli, kendini bu işe adamış bir orduyla yapacak. Son hedef bu.' açıklamasında bulundu.

Başbakan Yıldırım, bedelli askerliğin gündemde olup olmadığına yönelik soruya, 'Hayır, şu anda öyle bir konu yok. Askerlikle ilgili ne bedelli ne de süreyle ilgili herhangi bir kısa vadede gündemde bir şey yok. Sadece Silahlı Kuvvetlerin geleceğe yönelik uzman ordu, profesyonel ordu ve ordunun öncelikleri, ihtiyaçları, tehdit türleri konusundaki çalışmalara hız verilecek. O çalışmalar yapıldıktan sonra zaten bu konular da der demez gündeme gelecek.' yanıtını verdi.

- 'Dört temel alanda devleti sürdüreceğiz'

Engelli öğretmen atamalarıyla ilgili izleyicilerden gelen sorular üzerine Yıldırım, 'Şu anda 15 bin öğretmen alınacak. Onlar içerisinde engellilere de bir pay var ama ne kadardır, rakamı bilmiyorum şu anda.' dedi.

Yıldırım, engelli istihdamıyla ilgili kamu kurumlarının kadrolarını doldurmadığına yönelik değerlendirmeye ilişkin, engelliler için istihdam zorunluluğu getirildiğine ve bunların çok olumlu gelişmeler olduğuna dikkati çekti.

Devletin şu anda ihtiyacından fazla memuru olduğunu ifade eden Yıldırım, şunları kaydetti:

'28 milyon çalışan var. Hepsini devlete alacak halimiz yok. Aslında devletin küçülmeye devam etmesi lazım. Elindeki yetkileri yavaş yavaş millete devretmesi lazım. Dört temel alanda biz devleti sürdüreceğiz. Aslında dört bile kalmadı; güvenlik, sağlık. Sağlıkta şimdi devlet millet dayanışması, birlikteliği devam ediyor. Adalet, adaleti özelleştiremeyiz. Diğeri ne, eğitim. Eğitim ile sağlıkta yavaş yavaş devletle millet birlikte çalışmaya başladı. Demek ki nihayetinde iki tane alan kalacak; adalet ve güvenlik. Devletin asıl yoğunlaşması gereken iki alan var. Eğitim ve sağlıkta da düzenleyici olacak. Hizmetin aksamaması, hizmete erişimde dengenin kurulması buralarda devletin rolü olmaya devam edecek.'

(Bitti)
Kaynak: AA