Garipoğlu Ailesi'nin yalanları

Nida Garipoğlu'nun şoförü ve Garipoğlu ailesinin iki çalışanının itirafları, Cem ve babasının cinayet gecesi ve kaçışla ilgili verdikleri tüm ifadeleri yalanladı.

Garipoğlu Ailesi'nin yalanları

Cem Garipoğlu'nu 197 gün boyunca saklayanların peşine düşen polis, gözaltına aldığı Garipoğlu Ailesi'ne ait şirketlerde çalışan 5 kişinin ayrı yerlerde ve birbirinden habersiz ifadelerini aldı.

'Şüpheli' sıfatıyla gözaltında bulunan üç zanlının ifadeleri 'Avcı' lakaplı İstanbul Asayiş Şubesi Cinayet Büro Amiri Fahrettin Gömbe tarafından alındı. Başta Gömbe olmak üzere sorguya giren deneyimli polislerin şüphelilere 'vicdanlarının sesini dinlemeleri' konusunda telikinlerde bulunarak, ifadelerini aldıkları öğrenildi. Zanlıların ifadelerinin birbiriyle örtüştüğü, birbirini tamamladığı öğrenildi.

ÖNCE YALAN SÖYLEDİ; "RAKI İSTEDİK"

Mehmet Karakayalı’ya sorgusu sırasında teknik takiplerde şoför Ahmet Batur ile yaptığı tespit edilen telefon görüşmesi sorulunca, cinayetten sonraki sürece ışık tutan itiraflar çorap söküğü gibi geldi. Dedektifler, Karakayalı’ya Ahmet Batur ile bu saatte yaptıkları görüşmenin içeriğini sordu. Karakayalı’nın “İçip muhabbet ediyorduk. Rakımız bitti. Ahmet’i rakı getirmesi için aradık” yanıtı üzerine polisin, Bahçelievler’de oturan Ahmet Batur’dan rakı istenmesinin tuhaf olduğunu belirterek “O kadar mesafeden o saatte rakı mı istenir?” demesi üzerine Karakayalı, bildiklerini polise anlattı.

Şüpheliler, cinayetten sonraki yaklaşık iki saatlik süreçle ilgili önemli itiraflarda bulundu. Zanlıların anlattıklarına göre Mehmet Nida Garipoğlu, saat 22.30 sıralarında Bahçeşehir’deki eve giderek oğlu Cem Garipoğlu’nu aldı. Baba Garipoğlu, bu sırada Beylikdüzü’nde Burgaz Rakı’ya ait lojmanda Habip Kurt’la beraber kalan şirket çalışanı Mehmet Karakayalı’yı aradı ve lojmana geleceğini söyledi.

LOJMANDA TOPLANMIŞLAR

Baba Garipoğlu, 23.00 sıralarında oğluyla bu adrese gitti ve Cem’i eve bıraktı. Cem bu evde yaklaşık 1.5 saat beklerken Mehmet Karakayalı, Bahçelievler’de oturan şoför Ahmet Batur’u arayarak lojmana gelmesini söyledi. Batur da yaklaşık yarım saat sonra Beylikdüzü Yıldırım Beyazıt Caddesi Profesör Sitesi H/3 A Blok 32 numaradaki lojmana geldi.

"1.5 SAAT SONRA BABASI GELDİ ALDI"

Yaklaşık 1,5 saat sonra yani saat 00.30 sıralarında iş adamı Mehmet Nida Garipoğlu, lojmana gelerek Cem Garipoğlu’nu Renault Megane marka bir otomobille alarak lojmandan ayrıldı. Üç şüpheli, Nida Garipoğlu ile oğlunun bindikleri araçta birilerinin olup olmadığını görmediklerini, nereye gittiklerini de bilmediklerini söyledi.

"CEM KİMSEYLE KONUŞMADI"

Bu süre boyunca Cem’in moralinin bozuk olduğu, kimseyle konuşmadığı, başını önüne eğerek sürekli düşündüğünü söyleyen zanlılar, olayı bilmediklerini Cem Garipoğlu’na da hiçbir şey sormadıklarını anlattı.

"EKMEK PARASI İÇİN SUSTUK"

Daha önce emniyette iki kez, savcılıkta da bir kez 'tanık' sıfatıyla ifadelerine başvurulan üç şüpheliye bunlardan neden söz etmediklerini sorulunca benzer bir yanıt vererek “Ekmek parası yüzünden. Adam patronumuz, korktuk söyleyemedik” dedikleri öğrenildi.

"HABERLERİ İZLERKEN AĞLADIM"

Şoför Ahmet Batur’un ise ifadesinde “Kaçırılma üzerimize kalır diye korktuk. Daha sonra Münevver haberlerini izlerken vicdan azabı çektim. Ağladığım günler olmuştur. Bizim de çocuklarımız var” dediği öğrenildi.

PSİKOLOJİK SORGULAMA DEVAM EDİYOR

Önceki gün gözaltına alınan beş kişinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’ndeki sorgusu sürüyor. Zanlıların bugün adliyeye sevk edilmesi bekleniyor. Zanlıların Cem Garipoğlu’nun 197 gün boyunca saklanmasıyla ilgili olarak sorgulanan şoför Ahmet Batur, eşi Kamuran Batur, Hakan Çiçek, Burgaz rakı satın alma müdürü Mehmet Karakayalı ile Burgaz rakı satış müdürü Habib Kurt için bir gün daha ek gözaltı süresi istendi. Zanlıların emniyetteki sorgulamaları sırasında birbirlerini hiç görmedikleri, kimlerin gözaltına alındığını bilmediklerini belirtilirken, çapraz sorgu ile sorgulandıkları ve psikolojik baskı için ayrı, ayrı nezarethanelerde tutuldukları söylendi. Cinayetle ilgili soruşturma sürdürülürken dün İstanbul’da bir okul açılışına katılan İstanbul Valisi Muammer Güler yeni gözaltıların olabileceğini söyledi.

NİDA GARİPOĞLU; "CEM CİNAYETİ BANA SÖYLEDİ"

Cem’in teslim olmasının ardından, tutuklu bulunan baba Nida Garipoğlu tekrar ifadesi alınmak üzere dün sabah 10.30’da Sultanahmet’teki İstanbul Adliyesi’ne getirildi. Avukatlarının gelmesi için uzun süre bekleyen Garipoğlu, saat 15.15 sıralarında savcılık katına çıkarıldı. Yaklaşık bir saat süren ifadesinin ardından tekrar tutuklu bulunduğu cezaevine götürüldü. Garipoğlu’nun, Cem’in cinayeti kendisine söylediğini itiraf ettiği, telefon görüşmeleriyle ve gözaltına alınanlarla ilgili sorulara ise cevap vermediği öğrenildi. Mehmet Nida Garipoğlu ifade verdiği sırada kardeşi Hayyam Garipoğlu da adliyenin karşısındaki otoparkta tek başına bekledi. Bir basın mensubunun “Bir şey söylemek ister misiniz?” Sorusuna da sinirlendi.

YALANLAR TEK, TEK ORTAYA ÇIKTI

Müdürler Mehmet Karakayalı ve Habip Kurt ile şoför Ahmet Batur’un itirafları, Cem’in babası Mehmet Nida Garipoğlu’nun daha önce polise söylediği yalanları da gözler önüne serdi. İşte saat saat o yalanlar:

YALAN: Baba Nida Garipoğlu bu konuşmayı savcıya verdiği ifadede şöyle anlattı; “Oğlum 21.41’de beni aradı. ‘Baba eve gelecek misin?’ dedi. Ben ’bir problem mi var?’deyince ’hayır’ dedi.” Bu konuşma sadece 15 saniye sürdü.

DOĞRU: 3 zanlının itiraflarına göre baba Garipoğlu hemen eve gitmedi. Cem babasına bu görüşmede cinayeti anlattı. O da hemen adamlarını arayarak Cem’in kaçışını organize etti. Bu saatten sonra Cem Garipoğlu’nun telefon sinyalleri kesildi. Muhtemelen cep telefonunun bataryasını çıkarıp kapattı. Böylece teknik takip imkanı da ortadan kalktı.

YALAN: Baba Garipoğlu polise o gece saat 21.41’de oğluyla görüştükten sonra hemen eve gittiğini söylemişti.

DOĞRU: Oysa saat 22.30 sıralarında eve geldi ve önce şirket çalışanı Mehmet Karakayalı’yı telefonla aradı. Beylikdüzü’deki lojmanda Habip Kurt’la beraber oturan Mehmet Karakayalı’ya “Oraya geliyoruz” dedi. Oğlu Cem’i bıraktıktan sonra yaklaşık 1.5 saat Beylikdüzü’ne dönmedi.

23.40’ta Lüleburgaz’daki bir telefona 3 kez mesaj attı. Bir gün sonra Lüleburgaz’daki bu telefon ve yine aynı şehirdeki diğer bir telefonla defalarca görüştü ve mesajlaştı. 23.50’de ise polis villaya geldi. Bu sırada Cem Garipoğlu babası tarafından bırakıldığı Büyükçekmece’deki lojmanda bekliyordu.

YALAN: Baba Garipoğlu, emniyette ve savcılıkta verdiği ifadelerinde oğlu Cem’i Bahçeşehir’de bulunan “Barnies Kafe” ye bıraktığını söylemişti. Oysa saat 00.30 sıralarında oğlunu bıraktığı Beylikdüzü’ndeki lojmana Renault Megane marka bir otomobille gelerek Cem Garipoğlu’nu alarak ayrıldı.