AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek çarpıcı açıklamalarda bulundu! "Diktatör arıyorlarsa önce kendilerine bakacaklar”
AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek saat 19.30'da başlayan Sürmanşet programında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek'in konuşmalarından satır başları:
ÖZGÜR ÖZEL HADDİNİ AŞTI; CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'A TEHDİT!
“Kim öfkeli olur? Kaybeden, vatandaş tarafından karşılık göremeyen. Bu yüzden agresif hareketlerin içerisine giriş yapar. Bunu zaten Meclis'te de sürekli olarak, bir kavga çıkartmayla ilgili sürekli olarak hareket ediyorlar. Ama şunu söylemem lazım. Özgür Özel ne yaptı? Yine haftalık gitti, Ekrem Bey'le görüşmesini yaptı, gerekli ültimatomları aldı, orada gerekli nasihatları dinledi. Artık bilmiyorum içerideki durumu. Kendisi, nasıl kendisine nasihat ediyor. Bazen kızıyor mu? ‘Özgür şurada yanlış yapıyorsun. Burada dediklerimi böyle uygulamıyorsun.' diye bu içeride de bu noktada kendisiyle konuşma tarzının nasıl olduğunu bilemiyoruz. Ama talimatları içeriden aldığı belli. Silivri kaynaklı bu açıklamaları da kapının önüne çıkınca yapıyor. Yani şunu söylemek lazım. Bir genel başkanın ne kadar aciz duruma düştüğünün aslında en büyük göstergelerinden bir tanesi. Kendi fikri olmayan, tamamen Ekrem İmamoğlu'nu fikirleriyle hareket etmeye çalışan bir genel başkan görüyoruz. Bakalım önümüzdeki günler neyi gösterecek? Diktatör arıyorlarsa önce kendilerine bakacaklar. Partisinde kendisini eleştirdiğinden dolayı attıkları Barış Yarkadaş ve bunun gibi birçok kişi oldu. Sadece Özgür Bey'i eleştirdiği için atıldılar. Öncelikle olarak bu durumlara bakacaklar. Ondan sonra AK Parti'miz hakkında, saygı değer cumhurbaşkanımız hakkında yorum yapacaklar. Saygı değer cumhurbaşkanımız, kendilerinin söylediği gibi bir kelimeye kesinlikle zaten kabul edilebilecek bir noktada değil. Tam tersinde dünyada barış elçisi olmuş, bugün Türkiye'de yani ‘diktatör' diye adlandırmaya çalıştıkları kişi 450 bin tane vatandaşımızın konutunu bitirdi. Yollar, hastaneler, şehir hastaneleri, nükleer santraller, petrol çıkartılması, doğal gaz çıkartılması, hızlı trenler... Yani bunları yapan, Türkiye'ye birçok eser kazandıran bir liderden bahsediyoruz. Özgür Özel denildiği zaman akla ne geliyor? Yolsuzluk, vurgunlar, Ekrem İmamoğlu'nun yapmış olduğu rüşvet skandalları. Önce gelecekler, bu konularda temizlenecekler, aklanacaklar. Ondan sonra AK Parti'mize ve saygı değer cumhurbaşkanımıza, ondan sonra laf etme hakkını ancak sahip olabilirler.”
YAVAŞ, VANDALLARA DAĞITTIĞI ÇORBAYI SAVUNDU!
“Yalan söylüyor. Meşrutiyet Caddesi'nde polisimize havai fişek atan, taş atan, polisimize saldıran, anarşistlere, o gün üşümesinler diye ‘tomanın suyu vardı', ‘yağmur vardı' diyerek battaniye ile çorba dağıttı. Yani polise saldıranlara sahip çıktı.”
“Sayın Mansur Yavaş'ın dağıttığı çorbadan dolayı neden insanlar rahatsız olsunlar? Sayın Mansur Yavaş burada bir ajitasyon yapıyor. Bu söyledikleriyle birlikte zannediyor ki vatandaş, kendisinin çorba dağıttığı için yargılandığını zannetsin istiyor. Ama böyle bir şey söz konusu değil. Sayın Mansur Yavaş'ın burada yaptığı, anarşistlere, orada polisimize havai fişek atan, kaldırım taşı atan, molotof atan bu tiplere çorba dağıttığı için, devletimiz tabiki bu noktada, bu konudan rahatsız. Çok normal yani.”
“TOPLUMU HER ZAMAN BÖLMEYE ÇALIŞIYORLAR”
“Şunu açık olarak söylemek lazım. Kürt kardeşlerimizin bugüne kadar ki çoğu hakkının verilmesinin dışında, özellikle bölgeye yapılan yatırımları da konuşmamız lazım. Sadece 91 tane baraj yapılmış o bölgeye. Yapılan açılan derslikler, o bölgeye yapılan şehir hastaneleri, o bölgelerle ilgili yapılan otoyollar, bölümüş yollar, tüneller. Daha saymadığım birçok yatırım var. Yani kendilerine verilen, normal özgürlük haklarının dışında o bölgede müthiş yatırımlar yapılmış. Yani bizler, bir yerde, bir kişiyi sevdiğimizi söylerken, bunun arka planında bununla ilgili yaptığımız icraatlar var. Şimdi bu şuna benziyor. Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş veya Özgür Özel, deprem zamanında ne yaptılar efendim? Çıktılar, konuşmalar yaptılar. Biz bölgeye şöyle yapmalıyız, şöyle etmeliyiz... 10 gün sonra hiçbiri yoktu. Tamamen orada ki vatandaşların duygusunu sövürmek için 10 gün boyunca hareket ettiler. Sonra yok oldular ve gittiler. Tam tersine Mansur Yavaş'ın o dönem yaptığı, ceset torbası biliyorsunuz ve kefen ihalelerinde, acil eylem planıyla yaptığı ihalelerde, o günün değeriyle 1 milyon 250 bin tane kefene karşılık gelecek ihaleler yaptılar. Keşke olmasaydı ama 50 bin vatandaşımız hayatını kaybetti. Şimdi siz kalkıp 1 milyon 250 bin tane oradan bile vurgun yapmayı düşündünüz. Bunları çıkarttık ortaya. Aynı şekilde Kürt kardeşlerimizle ilgili bugüne kadar ne yaptı CHP? Bir tane yaptığı bir iş söylesin. Onlar için yaptığı bir okul söylesin, bir baraj söylesin, bir yol söylesin, bir havalimanı söylesin... Havalimanını deseniz AK Parti yaptı, yolları, hastaneleri, köprüleri, barajları, o bölgeye ekilen milyonlarca ağaçları... Bunların hepsi AK Parti döneminde oldu efendim. Bakın, ben size şunu söyleyeyim; Cumhuriyet Halk Partisi bu konularda anca konuşur, hiçbir icraat yapmaz.”
“Toplumu her zaman bölmeye çalışırlar. Bakın zaten Suriye'de şöyle bir durum vardı. Katil Esad döneminde, o bölgede Kürt kardeşlerimizin yine haklarının en büyük savunuculuğunu saygı değer cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yapıyordu. Yani zaten Sayın Cumhurbaşkanımız bu noktada, son derece hassasiyeti olan birisi. Yani eğer Cumhuriyet Halk Partisi bu noktada hakikaten başarılı olmuş olsaydı, o zaman DEM'in dışında Cumhuriyet Halk Partisi olarak ne kadar oy alıyorlar, Doğu ve Güneydoğu'da buna bakmak lazım diye düşünüyorum.”
