AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek'ten çarpıcı açıklamalar!

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek saat 19.30'da başlayan Sürmanşet programında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek'ten çarpıcı açıklamalar!
AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek'ten çarpıcı açıklamalar!
AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek, Beyaz Tv'de yayınlanan Sürmanşet programında, açıklamalarda bulundu.

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek'in konuşmalarından satır başları:

KARTALKAYA'DA YANGIN FACİASI!


“Ben özellikle hem kültür bakanımıza, başta Sayın Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyorum. Bu konuyla alakalı, biliyorsunuz cenazelerimiz daha defin olmadan, bu işle alakalı olarak, gerekli işlemlere başlatmalarına rağmen bu işi bir siyaset malzemesi haline hiçbir zaman dönüştürmediler. Bunu yapan CHP. Biz Ankara milletvekilleri olarak kendi bölgemiz içerisinde, Bu bölgede defnedilen tüm cenaze evlerine ziyaretlerde bulunduk. Bende birçoğuna gittim. Gittiğimiz insanların siyasi görüşü, hayatı, bakışı, bunlar bizi hiç ilgilendirmiyor. Burada hayatlar kayboldu. Gittiğimiz insanlardan, orada yaşananlara, bu konuyla alakalı tepkilerini , serzenişlerini tek tek dinledik. Ayrıyetten bu işin sorumlularının kimler olduğu noktasında da söz verdik. Bu işin peşini bırakmayacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın zaten eli bu konunun tam üzerinde. O yüzden bu konuyla alakalı en ufak bir kaçak olabilmesi mümkün değil. Yargı zaten gerekeni yapıyor.”


ÖNCE UYGUN DEĞİL DEDİLER SONRA YETERLİLİK BELGESİ VERDİLER!

“Öncelikli olarak gidiyorlar, oteli denetliyorlar. Bu otelle alakalı bir denetleme yapılıyor. Bu denetlemenin ışığında sekiz tane ayrı maddede burayı uygunsuz buluyorlar. ‘Yangın için uygun bir yer değil. Bununla ilgili rapor veremeyiz.' diyorlar. Eğer bu otelle ilgili, bu otel sizin yetki bölgenizde değil ise Turizm Bakanlığımız buraya bakıyorsa, sen buraya niye denetlemeye gittin? Soru bir bu oteli niye denetlemeye gittin? Talep varsa da yoksa da sen burayı denetleme iznine sahipsin demek ki burası senin yetki alanın içerisinde. İnsanı aptal yerine koymanın hiçbir alemi yok. Tanju Bey çıkacak, ‘Ben burayla ilgili hiçbir yetkiye sahip değilim.' diyecek . Peki niye denetledin kardeşim burayı? Bu belgeyi kim verdi? Senin belediyen vermedi mi?”

“Siz bu belediye ile alakalı olarak geliyorsunuz, baktınız ki bu belge olunca otel sıkıntıya girecek, kapatılacak. ‘Ne yapacağız?' diyorsunuz. Peki bu işten otel sahibini nasıl yırttıracaklar? Nasıl kurtaracaklar? Orada bu işi kafeye verdiklerini söyleyecekler ki bu kafe otelin içinde bir bölümdür.
Aziz milletimiz, yalan söylüyorlar size. Düşünün ki bir otel var. Bu otelle ilgili, yangın sistemiyle alakalı olumsuz bir rapor verilmiş. O otelin içerisindeki bir kafeye nasıl olumlu bir rapor verdiklerini size göstereceğim.”

“Yalan söyledikleri için günden güne batarak gidiyorlar. Her yalanları, arkasından bir raporu, çıkan raporu yalanlamak için başka bir yalan söyleme metodunu tercih ettikleri için bu rezil durumun içerisine düştüler. Şuan da rezil bir durumda Tanju Bey'in bulunduğu durum. Bir belediye başkanında onur olur. Bir belediye başkanında ahlak olur. 78 tane kişi ölmüş Tanju Bey. Orada hayatını kaybeden insanlardan birisi sizin ailenizden birisi olsaydı, sen kendi dayının oğlunu korumak için her türlü tezgahı şuan da kuruyorsun.”

“Sonra ‘Bir dilekçeyi iptal etmek istiyoruz.' diyorlar. Nasıl bir iştir ki bir belediye yöneticisi, bu dayısının oğlu, dayısının oğluna bağlı olan itfaiye nasıl bir sistem ki bu raporu yok ediyor. Yani dilekçeyi geri çektiği için siliyor. ‘Biz bu raporu bakanlığa bildirmek zorunda değiliz. Çünkü, bizim böyle bir yetkimiz yok.' diyorlar. Ben sokakta duyarlı bir vatandaş olarak bile, şurada yüzde yüz yangın çıkacağı durumunu görsem, gider devletin kurumlarına vatandaş olarak bildirmek isterim. Sen belediyenin itfaiyesi olarak bu işi biliyorsun. Yarın burada bir yangın çıksa, insanların hayatlarını kaybedeceklerini bildiğin halde bu raporu Turizm Bakanlığına, özel idareye neden göndermedin? Niye bu raporu kaybettiniz? İnsanın aklına iki şey geliyor. Ya çok iyi kişisel ilişkileriniz vardı otel sahibiyle ya da rüşvet yediniz. İşin doğrusunu söyleyin. Para mı yediniz yoksa bu otel sahibiyle aranızda kişisel menfaatler olan bir ilişkiniz mi vardı? Kimse, kimseyi kandırmasın. Benim elimde bir yangın belgesi olacak, bir otelde insanların yüzde yüz canını kaybedeceğini bileceğim, bununla ilgili rapor tutacağım ve bu raporu ortadan kaldıracağım. Niye? Çok basit bir soru soruyorum. Sonra ‘Biz burada 70 metrekarelik yere rapor verdik .'diyerek işin içinden sıyrılmaya kalkıyorlar.”

“LİYAKAT DEDİĞİNİZ BU MUYDU?”

“Kim bu Sedat Gülener biliyor musunuz? Tanju Bey'in dayısının oğlu. Liyakat dediğiniz bu muydu? Bize, Meclis sıralarından kalkıp ‘liyakat' diye bağırdınız. Yangın ile ilgili hiçbir bilgi ve birikimi olmayan bir adama, dayının oğluna burayı teslim ettin. 78 tane vatandaşımız hayatını kaybetti.”

'PRATİK, ZEKİ VE ÇALIŞKAN' OLDUĞU İÇİN GÖREVE GETİRMİŞ!

'Belgeyi nasıl yok edebileceklerini planlayan ve organize eden bir adamın, bana liyakatlı olduğunu anlatıyor. Tanju Bey'in yüzüne tükürseniz utanmaz ki. Öyle bir adam ki insanların canına mâl olmasına rağmen, raporu ortadan kaldıran bir kişi hakkında ‘çok liyakatli' diyor. Adam raporu ortadan kaldırmış. Bunun her yeri liyakat olsa ne olur Allah aşkına. Her yeri düzgün olsa ne olur bu adamın? Bu adamın mutlaka ceza alması gerektiğine inananlardanım ama takdir hukukundur.”