Deprem Döneminin Belediye Baskani O Günleri Anlatti
17 Agustos 1999 Gölcük Depremi’nde Izmit Büyüksehir Belediye Baskani olan Sefa Sirmen, deprem yönetmeligine uygun yapilan binalarin yikilmadigini belirtti. Sirmen, "Benim dönemimde yapilan hiçbir bina hasar almadi" dedi.

"Tabloyu gün dogarken gördük"
Sefa Sirmen sözlerine söyle sürdürdü:
"Vali konagina gittik, kolordu komutani da orda. Telefonlar kitlenmis, kullanilamiyor. Halk sokaklarda. Jandarma genel komutani Rasim Bedir Pasa bize 3 helikopter gönderdi. Vali, kolordu komutani ve ben helikoptere bindik; deprem bölgesinde duruma havadan baktik. Tabloyu gün dogarken gördük. Daha içerlere girdikçe felaketin daha da büyük oldugunu gördük. Özellikle Gölcük, Degirmendere bölgesi en fazla hasar gören yerlerimizdi. Döndük, valilikte masa olusturup çalismalara basladik. 17 Agustos 1999’ta hem Kocaeli için, hem Türkiye için iz birakan, çok aci bir felaket yasadik. Hem belediye baskani, hem kulüp baskani olarak çok sorumluluklarim vardi"
"Ilk yardim Saddam Hüseyin’den Kocaeli Valiligi emrine 10 milyon dolar olarak geldi"
Depremden sonra aldiklari aksiyonlari da anlatan Sirmen, "O dönem en önemli su ve dogalgaz için çözüm önemliydi. Bizim baraji Ingilizler ve Japonlar yapmisti. Çagirdik, 10 kisilik ekip geldi. Baraji, IZAYDAS çöp fabrikasini, kulüp binasini, tesisleri ve belediye binasini kontrol ettirdik. Herhangi sikinti olmadan oturulabilecegini ögrendik. Ayni gün suyu verdik. Dogalgazi verdik. Insanlarin en önemli temel ihtiyaçlarini musluklardan karsilayabilir duruma geldiler. Izmit disindaki bölgelerde bu imkan hiç olmadi. Çok önemliydi. Enkaz altinda bir sürü yardim isteyenler vardi. Validen ziyade bana gelip makine, araç gereç istiyorlardi. Bizim itfaiyemiz canla basla, tarihe geçecek hizmet verdi. Her tarafa cevap vermeye çalistik. Uyku diye bir sey yoktu. Gece gündüz ayaktaydik. O zaman Bolu, Düzce, Adapazari, Yalova, Kocaeli içinde en hizli hayatin basladigi yer Izmit’ti. Hatta Sakarya’dan aileler gelip bizim bölgemizdeki çadir kentlere ve prefabriklere yerlesmeye basladilar. Herkese hizmet etmeye çalistik. Alisveris merkezleri hemen faaliyete geçti. Uluslararasi fuar merkezimizi bütün bölgenin ihtiyaçlarini karsilayacak yardim toplama ve dagitim merkezi yaptik. Birçok sorunu belediyemizin imkanlariyla çözdük. Çok yardim da geldi. Ilk yardim Saddam Hüseyin’den Kocaeli Valiligi emrine 10 milyon dolar olarak geldi. Sonra Bill Clinton geldi. O, Dünya Bankasi’ni seferber etti, kalici konutlar yapimina hizla baslandi. Yaralari çabuk sarmisiz. Tabii Kocaelispor çok etkili oldu. Halkin psikolojisini düzeltmesinde çok katkisi oldu. O zaman o imkani olusturan futbolcularimiza, taraftarimiza, herkese çok tesekkür ediyorum. Bize çok destek verdiler. O günleri hatirlamak bile insana agir geliyor. Çok kayip verdik. Allah bir daha göstermesin" ifadelerini kullandi.
"Bizim dönemimizde yapilan hiçbir bina hasar almadi"
Türkiye’nin bir deprem bölgesi oldugunu hatirlatan Sirmen, "Her 15-20 senede bir böyle büyük felaketler olabiliyor. 1967 Adapazari merkezli depremi de yasadim. O zaman da birçok bina yikildi ama 17 Agustos’taki gibi olmadi. Çok enteresandir; 1989’da belediye baskani seçildigim zaman ilk meclis kararimiz; insaat yapan vatandasimiza ruhsat vermeden evvel önce projelerini mimarlar ve mühendisler odasina götürüp, inceletip onaylattirip sonra bizden ruhsat talep etmesiydi. Ve gerçekten bizim dönemimizde yapilan hiçbir bina hasar almadi. Çünkü deprem yönetmeligi uyguladik. Belediye baskanligi yaptigim sinirlarda çok fazla yikim o yüzden olmadi. Deprem yönetmeliginden önce yapilan binalar maalesef riskli binalar. Bugün Türkiye muhtemel Istanbul depremini konusuyor. Tedbir almak lazim. Japonya’daki depremler bizden daha büyük ve hiçbir hasar yok. Neden? Yapilasmayi ona göre yapmislar. Çözümü var. Tedbir almak mümkün. Ama maalesef henüz bizde o gelisme olmadi" diye konustu.
"Deprem yönetmeligini uygulayan hiçbir insaat yikilmaz”
Sirmen, söyle devam etti:
"Deprem yönetmeligini uygulayan hiçbir insaat yikilmaz. Biz meclis karari alip yönetmeligi uyguladik. Yerine getirmeyen hiç kimse insaat ruhsati alamazdi, almadi. Yikilan binalara baktigimiz zaman 1999’dan sonra yapilan binalarin yikilmasina pek ihtimal vermiyorum. Deprem yönetmeligi uygulanmissa 7,4 siddetindeki depremle o binalar yikilmaz. O kolon kesilmis, binada degisiklikler yapilmissa o binalari tutamazsin. O yüzden TOKI’nin yaptigi tünel kalip sistemi depreme karsi en önemli yapidir. Ben belediye olarak evi olmayan vatandaslar için 8-9 bin konut yaptim. Bir tanesi hasar almadi. Yapi önemli. Deprem yönetmeligine göre yaptiysaniz o yapi yikilmaz. Hakikaten çok dogru projeler yapmisiz. Mesela IZAYDAS çöp fabrikasi. Türkiye’de tek. Zehirli atiklari, tehlikeli atiklari hepsini yakabilen bir tesis. Depremde bütün mikroplu seylerin hepsi orada imha edildi. O kadar büyük hizmet gördük ki olamaz böyle bir sey. Ikincisi; olimpik buz pateni yapmistim. Belli bölgelerde cenazeler kepçeyle gömüldü ama bizim bölgemizde agustos sicaginda cesetleri buz pateni sahasina uzattik. Yakinlari, taniyanlar gelip orada teshis ettiler. Sonra Islami sartlara göre hazirlandi ve defnedildi. Kimsesi çikmayanlari da fotograflayarak belirli yerlere defnettik. Tabii ki su hayattir. Diger deprem bölgelerinde görüyoruz; su akmadigi zaman ne büyük sikinti var. Bizde su sorun olmadi. Yuvacik Baraji hem içilebilir nitelikte suyu aninda akittik. Dogalgazi kesintisiz verdik. Tek bir dogalgaz patlamasi olmadi. Yaptigimiz projelerin hepsi depremde imdadimiza yetisti. Kocaelispor da bunlari sosyolojik olarak tamamladi. Sansliydik çünkü bu projeler gerçeklesmisti"
"O dönem kaynaklar çok hoyratça kullanildi"
O dönemde gördügü yanlislari da dile getiren eski baskan Sefa Sirmen, "Yanlis gördügüm seyler oldu. Özellikle o zamanki koalisyon hükümeti çok yanli davrandi. Yeniden yapilanmada çok hoyratça kaynaklari kullandi. Gereksiz harcamalar yapildi. Bana göre onlar yanlisti. Çünkü bagis yapan insanlar depremzedelere katkilari olsun diye yapti. Bütün vatandaslardan deprem vergisi kesildi, bir tek lirasi deprem bölgesine harcanmadi. Bunlar hep yanlisti. Maalesef Türkiye’de yönetimler bazi seyleri hesap etmeden yapiyor. Halbuki böyle aci bir günde, böyle felaket yasanmis bölgede herkes fedakarlik yapmak zorunda. Hele hele onlarin haklarini gelisigüzel harcamak da insanliga yakismaz. Çok seslendirdik ama sesimiz yetmedi" dedi.
