'Kadinin Soyadi Da Yok'

Kadinin, erkek esin soyadini kullanma zorunlulugunu içeren Medeni Kanun’un 187. maddesi Anayasa Mahkemesi AYM’nin 22.02.2023 tarih ve 2023 / 38 sayili karariyla geçen yil iptal edilmisti. Bu karar dokuz ay sonra yürürlügü girmek üzere 20.04.2023 tarihinde Resmî Gazete’de yayinlanmisti. Ancak hala yeni bir yasal bir düzenleme yapilmadigi için evlenen kadinin kendi soyadini kullanma hakki konusunda yasal bosluk olustu. Hukukçular acilen, toplumsal cinsiyet esitligi ilkesi çerçevesinde yeni bir düzenleme yapilmasini istiyor.

'Kadinin Soyadi Da Yok'
Soyadi kullanimi, anayasamizda mutlak ve vazgeçilmez bir kisilik hakki olarak kabul ediliyor. Bu konuda kadinlar 30 yildir hak mücadelesi veriyor. Anayasa Mahkemesi Medeni Kanun’un 187. maddesini iptal ederek, toplumsal cinsiyet esitligine yönelen bir dönüsümü saglayacak önemli bir adim atmisti. Ancak AYM’nin verdigi 9 aylik süre 28 Ocak 2024’te dolmasina ragmen yeni bir düzenleme yapilmadi. Evlenen kadinin soyadi konusunda kaotik bir durum olustu. Altinbas Üniversitesinde 8 Mart Dünya Kadinlar Günü kapsaminda düzenlenen Evlenen Kadinin Soyadi Serüveni isimli Hukuk Söylesisi’nde, olusan bu yasal bosluga dikkat çekilerek, en kisa zamanda esitlik ilkesine dayanan bir düzenleme yapilmasi gerektigi vurgulandi.

Altinbas Üniversitesi Ögretim Üyesi, Medeni Hukuk Uzmani ve ayni zamanda Aile Hukuku Dernegi Baskani olan Prof. Dr. Sükran Sipka’nin moderatörlügünde düzenlenen söylesinin konuklari Avukat Nazan Moroglu ve Avukat Ayten Ünal idi. Kadin Haklari Uzmani olan Av. Nazan Moroglu, TÜBAKKOM ve diger birçok sivil toplum örgütünün kurucu üyesi olup, ayni zamanda da MEF Üniversitesi’nde kadin hukuku dersi veriyor. Istanbul Barosu üyesi olan Av. Ayten Ünal ise soyadi konusunda AIHM’de dava kazanan ilk hukukçu olma özelligini tasiyor.

“Kadinin kimligi olan soyadi zorla degistirilmemeli”

Prof. Dr. Sükran Sipka, bunun bir kisilik hakki oldugunu belirterek kadinin soyadindan vazgeçemeyecegini dile getirdi. Sipka’ya göre kadin, toplumda nasil taninmissa evliliginde de o kimlikle devamliligi olmali. Sadece evlenirken degil, bosanirken de istemesi halinde kocasinin soyadindan vazgeçmek zorunda olmamali. Sipka, “En dogrusu ve adili sosyal, akademik ya da is hayatinda kadin nasil isim yapmissa o sekilde devam edebilmesidir. Kadinin kimligi olan soyadi, zorla degistirilmemelidir” dedi.



Medeni Kanun’un 187. maddesinin iptali ne anlama geliyor?

Kadin erkek esitliginin bir demokrasi sorunu oldugunu vurgulayan Nazan Moroglu, “Böyle bakilmadigi için ne meclis bugün bir açiklama yapiyor ne basinda yer aliyor” dedi.

187. maddenin iptal edilmesiyle evlenecek kadin ve erkek evlilik sürecinde soyadlarini kullanmaya devam edebilecekti. Ayni zamanda halen evli olan ama sadece evlilik öncesi soyadini kullanmak isteyen kadinlar için artik dava açma zorunlugu kalkmis olacakti. Nazan Moroglu, “Ancak bugünkü uygulamalara bakildiginda ne nüfus müdürlükleri ne de evlendirme memurlari bu konuda bilgileri olmadigini, talebi olan kadinlara bu konuda bir uygulama olmadigini söylüyorlar. Hiç iptal edilmemis gibi. Oysa evlenme formlarinin arkasinda soyadi ile ilgili maddeler var. Evlenecek kadinlara okumalarini öneriyorum. Iç isleri Bakanligi da isterse bir genelge hazirlayarak bu karisikligi rahatlikla çözebilir” açiklamasini yapti.

“Kadin 30 yildir soyadini ariyor”

Avukat Ayten Ünal ise Türkiye’nin 1994 yilinda AIHM’ ye bireysel basvuru yaparak kendi soyadini kullanma hakki kazanan bir hukukçu. Hukuk literatürüne “Ünal Tekeli Davasi” olarak giren bu davanin, konuya farkindalik olusturmak için açilan pilot bir dava oldugunu iletti. Kadinin 30 yildir soyadini aradigini söyleyen Ayten Ünal, “1998 yilinda 55 kadin örgütünün görüsüyle hem kadin hem de çocuklarin soyadi kullanimi için bir taslak olusturduk. Evlilikte kadinin soyadina müdahale edilmemesine dikkat çektik” dedi.

“Toplum yapisina göre hareket edersek degisimi saglayamayiz” görüsünü dile getiren Ayten Ünal, “Yani evlilikte isteyen istedigi soyadini kullanabilir. Esler ortak bir soyadi kullanmaya zorlanamaz. Ama eger ortak soyadi kullanmak istiyorlarsa bir kadin, erkegin soyadini aldigi gibi bir erkek de kadinin soyadini alabilmeli” dedi.



“Yeni düzenleme serbest seçim hakki vermeli”

Kadin Hukuku uzmani Avukat Nazan Moroglu’na göre ise yasal boslugu giderecek düzenleme kademeli, zamana ve zemine göre planlanmali. Buna göre, “Eslerden her biri, kendi evlilik öncesi soyadini kullanmak istediklerini veya hangi esin soyadinin ortak aile adi olarak seçilecegini evlendirme memuruna yazili bildirebilirler. Aile adi kendi soyadi seçilmeyen es, önceki soyadini aile adi önünde kullanabilir. Evlenme öncesi iki soyadi tasiyan es, aile adi olarak yalniz bir soyadi alabilir veya esinin soyadinin önünde kullanabilir” seklinde öneride bulundu. Düzenleme önerisini degerlendiren Moroglu, “Bu sekilde esler, sadece kendi evlilik öncesi soyadlarini tasimaya devam etme hakkina sahip olacak. Bu hakki kullanmak istemeyen eslere de evlenirken aile adi olarak eslerden birinin soyadinin seçilme hakki verilecek. Böylece iki esin de toplumsal yasamda tanindigi soyadini evlenince de kullanmaya devam etmesi açisindan esler esit haklara sahip olabilecekler” dedi.

Kaynak: İHA