Tarihçi, Filozof Yuval Noah Harari'den Yapay Zeka Degerlendirmesi
Yuval Noah Harari, Türkiye Is Bankasi tarafindan Cumhuriyetin 100. yasi vesilesiyle düzenlenen ‘Atatürk Vizyonuyla Gelecek Yüzyila Bakis’ konferansinin kapanisinda konustu. Harari, “Su anda asina oldugumuz ChatGPT gibi yapay zekâ çalismalari, henüz amip asamasinda. Bu organik bir evrim degil. Inorganik bir zekâ ve organik varliklara göre milyonlarca kez daha hizli ilerliyor” dedi.

Tarihçi, filozof Yuval Noah Harari, Türkiye Is Bankasi’nin, Cumhuriyetin 100. yildönümü vesilesiyle düzenledigi uluslararasi ‘Atatürk Vizyonuyla Gelecek Yüzyila Bakis’ baslikli konferansin son gününde, Bedia Ceylan Güzelce moderatörlügünde gelecek trendleri ve yapay zekâyla ilgili bir konusma yapti.
Yapay zekânin daha önceki tüm devrimlerden farkli oldugunu, tarihte ilk kez bir teknolojinin kendi kendine kararlar verebildigini söyleyen Harari, insanin olusturdugu yapay zekânin pek çok yönden insandan üstün oldugunu, insanlardan çok daha farkli sekilde düsünüp karar verebildigini söyledi.
Harari, “Su anda asina oldugumuz ChatGPT gibi yapay zekâ çalismalari, organik yasamin gelisimiyle kiyaslanacak olursa henüz amip asamasinda. Yepyeni bir evrimsel sürecin hala ilk adimlarindayiz. Bu organik bir evrim degil. Inorganik bir zekâ ve organik varliklara göre milyonlarca kez daha hizli ilerliyor. Organik hayat milyarlarca yilda evrildi ama yapay zekâda bu sadece birkaç on yil sürebilir” diye konustu.
“Yapay zekâda asil sorun risklerin gerçek anlamda tespit edilememesi”
Yapay zekâ ile ilgili asil sorunun, risklerin gerçek anlamda tespit edilememesinden kaynaklandigini ifade eden Harari, insanligin kendisine göre daha zeki ve güçlü bir sey olusturdugunu, bunun üzerindeki kontrolünü yitirme riski oldugunu söyledi.
Finans sektöründen bir örnek veren Harari, sözlerini söyle sürdürdü:
“Yapay zekâ yepyeni finansal cihazlar gelistirebilir, bunlar insanlarin anlayabileceginin ötesinde olabilir ve 20 yil sonra hiçbir insan, finansal sistemin nasil isledigini anlayamayabilir. Tamamen yapay zekâya güvenmek zorunda kalabiliriz. 2007-2008’de Wall Street’te birkaç deha yeni finansal cihazlar icat etti. Kimse anlamiyordu, kimse regüle etmedi. Birkaç yil bunlar harika göründü, sonra hepsi çöktü. Yapay zekâya finansal sistem üzerinde artan bir güç verirsek belki birkaç yil her sey iyi gidebilir, sonra çökebilir ve kimse ne oldugunu anlayamaz. Bu baska alanlarda da olabilir. Öyle bir noktaya geliriz ki kendi yasadigimiz süre içinde dünyayi hiç anlamayabiliriz. Sistemler bizlerle ilgili kararlar almaya baslayabilir. Bizim korkmamiz gereken gelecek bu.”
Içinde bulundugumuz dönemin deneysel özelliginin bir diger riskinin insan zihni ve psikolojine iliskin oldugunu söyleyen Harari, insanlarin kültürel varliklar oldugunu, belirli bir kültürün içine dogdugunu ve tarih boyunca zihnimizi ve psikolojimizi sekillendiren tüm kültürel ürünlerin insanlar tarafindan üretildigini anlatti. Harari, yapay zekânin bu kültürel ürünleri üretmeye baslamasinin giderek insanlara yabanci bir kültür olusmasina neden olabilecegine isaret etti.
“Otomotiv sirketleri nasil yatirimlarinin yüzde 20’sini güvenlige yönlendiriyorsa yapay zekâda da güvenlige yüzde 20 yatirim yapmaliyiz”
Yapay zekâ ile insan arasindaki iliskiyi rekabet yerine is birligi temelinde ele almak gerektigini dile getiren Harari, söyle konustu:
“Yapay zekâyi öyle düzenleriz ki bize rakip olmak yerine kapasitemizi yükseltir. Ancak bunun için çok hizli hareket etmemiz lazim. Eger mevcut silah savasini yapay zekâda her zamanki gibi sürdürürsek bu imkânsiz hale gelir. Herkes daha güçlü yapay zekâ üretme konusunda birinci olmak istiyor ama bunu yaparken güvenlik ve kontrol konusunu geride birakiyor. Su anda yapay zekâya inanilmaz bir yatirim yapiliyor ama bunun çok küçük bir yüzdesi güvenlik ve kontrol alanina gidiyor. Otomotiv sirketleri nasil emniyet kemeri ve fren olmadan araç üretemiyorsa ve yatirimlarinin yüzde 20’sini güvenlige yönlendiriyorsa, yapay zekâda da güvenlige yüzde 20 yatirim yapmaliyiz. Sagduyulu olan bu ama tarihte her zaman sagduyu kazanmiyor.”
Harari, “yeni dünya düzeni” ile ilgili yorumunda ise “Aslinda düzenin kendisi yok, çökmüs durumda. Dünyanin birçok ülkesinde kendilerini milliyetçi olarak tanitan liderler görüyoruz ve bu liderler sadece kendi uluslarinin çikarlarini ön plana koyuyorlar” diyerek, evrensel degerleri, küresel is birligini reddeden degil ulusal çikarlara sadik kalip uluslararasi is birliklerinin yapildigi bir anlayisin olmasi gerektigini, iklim degisikligi gibi küresel zorluklarin ancak is birlikleriyle asilabilecegini söyledi.
“Banka hesaplari olabilir, çalisan istihdam edebilirler”
Yuval Noah Harari, yapay yetkin zekâya iliskin degerlendirmesinde ise “Bu, tarihin ya da geçmisin sonu olmayacak ama insanin günlük hayati belki sona erecek. Su ana kadar verdigimiz bütün kararlar insanlar tarafindan verildi.
Çiftçi tarlasina ne ekilecegine kendisi karar veriyordu, liderler ülkeleriyle ilgili kararlari kendileri aliyordu. Ama artik insanlarin verdigi kararlar yapay yetkin zekâ tarafindan veriliyor. Dünya nüfusu 8 milyar. 8 milyardan fazla yapay zekâ ajani olusturabiliriz. Insanlar karar vermede azinlikta kalabilir” dedi.
Yapay zekânin verdigi kararlari tanimaya yönelik kanunlarin çikmaya basladigina isaret eden Harari, “Her bir yapay zekâ ajanini kisilik olarak kabul ettiginizde milyarlarca bagimsiz kisilik ortaya çikarilabilir. Bunlar kanun tarafindan taninan tüzel kisilik olabilir. Bunlarin banka hesaplari olabilir, çalisan istihdam edebilirler. Simdiye kadar sirketlerin kararlari vardi, bunlar insanlar tarafindan verilen kararlardi. Ama artik yapay zekâ tarafindan yönetilen sirketler görecegiz. Elbette ekonomik hareketler, kültürel hareketler olmaya devam edecek” dedi.
“Yapay zekâya harcadigimiz her 1 dolara karsilik insana da 1 dolar harcamaliyiz”
Hâlihazirda insanlarin yaptigi pek çok isi yapay zekânin, robotlarin devralmasiyla yeni is alanlarinin da ortaya çikacaginin altini çizen Harari, “Ama o islerin ne olacagini, istihdam dünyasinin gelecekte ne olacagini bilmiyoruz. Alternatif islerin ne olduguna dair fikrimiz, yeni nesle ne ögretecegimize dair hiçbir fikrimiz yok. Çünkü gelecegi tahmin edemiyoruz. Su anda herkes çocuguna kodlama ögretiyor. Belki yapay zekâ insandan çok daha iyi kod yazacak. Ne bilelim? Dolayisiyla çocuklarimiza kodlamayi ögreterek belki büyük bir hata yapiyoruz” yorumunu yapti.
Böyle bir ortamda insanin kendisini sürekli yenilemesi, kesfetmesi ve ayrica finansala sahip olmasi gerektigini ifade eden Harari, “Yapay zekâ tabii ki illa kötü bir sey olmak zorunda degil. Olumlu potansiyeline odaklananlar da var. Insan olarak biz de kendimizi gelistirme potansiyeline sahibiz ki hala kesfedemedigimiz inanilmaz potansiyelimiz var. Yapay zekâyi gelistirmeye yönelik harcadigimiz her 1 dolara karsilik insana da 1 dolar harcamamiz gerekiyor” dedi.
“Atatürk eskiye bakmadi gelecek için vizyon olusturdu. Bu ruha simdi de ihtiyacimiz var”
Yuval Noah Harari, Atatürk’ün “Eger bir gün benim sözlerim bilimle ters düserse bilimi seçin” sözüyle ilgili de su yorumu yapti: “Liderlerin gelecek vizyonu olmali diyoruz. Atatürk eskiye bakmadi ve gelecek için bir vizyon olusturdu. Iste bu ruha simdi de ihtiyacimiz var” yorumunu yapti.
Harari çocuklara yönelik önerilerde bulunurken de esnek olmalari, hayat boyunca ögrenmeye devam etmeleri ve degisime açik olmalari gerektigini söyledi.
Konferans iki gün sürdü
Milli mücadelenin ardindan elde edilen siyasi bagimsizligin ancak iktisadi bagimsizlikla mümkün olabilecegi düsüncesinden hareketle Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafindan ülkemizin ilk milli bankasi olarak kurulan Türkiye Is Bankasi’nin Cumhuriyetin 100. yildönümü kutlamalari çerçevesinde düzenledigi “Atatürk Vizyonuyla Gelecek Yüzyila Bakis” konferansi iki gün sürdü.
Is Bankasi Yönetim Kurulu Baskani Adnan Bali ve Genel Müdürü Hakan Aran’in ev sahipliginde Is Kuleleri Salonu’nda düzenlenen konferans, Kültür ve Turizm Bakani Mehmet Nuri Ersoy’un açilis konusmasiyla basladi.
Konferansin ilk gününde Adnan Bali, iktisadi bagimsizlik hedefinde Atatürk’ün ekonomi stratejilerine iliskin bir konusma yapti.
Roma Sapienza Üniversitesi Ögretim Üyesi Doç. Dr. Fabio L. Grassi “Atatürk’ü yeniden düsünmek, bati medeniyetini yeniden düsünmek” baslikli sunumla yorumlarini paylasirken, 2011 Nobel ödülünün sahibi ekonomi profesörü Thomas J. Sargent günümüz makro ekonomik politikasi üzerine degerlendirmelerini aktardi. Ayni gün Doç. Dr. Y. Dogan Çetinkaya “Atatürk Dönemi Iktisat Politikalari, Çagdaslik ve Türkiye Is Bankasi”; Arastirmaci Yazar Bilsay Kuruç “Cumhuriyet: 20. yüzyila giris”, eski UNESCO Genel Direktörü Irina Bokova da “Atatürk’ün en büyük miraslarindan biri olan kadin haklari” temali konusmalar gerçeklestirdi.
“Hayatta En Hakiki Mürsit Ilimdir” baslikli panelde Koç Üniversitesi Bilgisayar Mühendisligi ve Tip Fakültesi Ögretim Üyesi Çigdem Gündüz Demir, Antalya Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Ögretim Üyesi Prof. Dr. Havva Iskan Isik ve TÜBITAK Marmara Arastirma Merkezi (MAM) Baskani Prof. Dr. Burcu Özsoy bilimsel alanda 100 yil içerisinde elde edilen kazanimlara iliskin görüslerini paylasti.
“Yükselen Yeni Nesil Istikbal Sizsiniz” panelinde ise milli tenisçi Çagla Büyükakçay, milli satranç oyuncusu Batuhan Dastan, milli pentatlet Ilke Özyüksel ve milli güresçi Evin Demirhan Yavuz Atatürk’ün gençlige verdigi önemi ve biraktigi mirasi milli sporcular olarak gelecege nasil tasidiklarini paylasti.
Konferansin ikinci gününde Is Bankasi Genel Müdürü Hakan Aran gelecegin bankasi olma vizyonuna iliskin bir konusma yaparken, MIT Dijital Ekonomi Girisimi’nin Kurucu Ortagi Andrew McAfee içinde bulundugumuz dijital çaga iliskin degerlendirmelerde bulundu.
Prof. Dr. Ilber Ortayli da Cumhuriyet’in kuruldugu ortama, yüz yil boyunca kat edilen mesafeye ve bundan sonrasi için yapilmasi gerekenlere iliskin görüslerini aktardi.
