Yaylacilik Kültürü Can Çekisiyor
Kayitli 430 yaylasiyla bölgenin en fazla yaylaya sahip sehirlerinden birisi olan Gümüshane’de atalardan miras kalan yaylacilik kültürü can çekisiyor.

Hayvancilik yapan birkaç aile ve göçer üreticilerin haricinde üretim amaçli kimsenin ugramadigi yaylalar son dönemde turizm nedeniyle canlansa da dedelerinin yaptigi evlerin kapisini açmayan torunlarin sayisi hizla artiyor.
“Yaylaci dedelerin yaylalari sevmeyen torunlari”
Sehrin en büyük ve uluslararasi düzeyde bilinirligi olan Kürtün ilçesi sinirlarindaki Kazikbeli Yaylasi’nda da yasanan benzer durum sosyal medyada “Yaylaci dedelerin yaylalari sevmeyen torunlari” basligiyla paylasildi.
Çok sayida yorum ve begeni alan paylasimi yapan sosyal medya hesabinin yöneticisi Temel Gündogdu, “Yaylacilik ata mirasi bir gelenektir yöremizde. Yaylalara çikmak için ilkbaharin ilk aylarinda cenik denilen sahil kesiminden yaylalara hayvanlarla birlikte iki ya da üç gün yürüyerek yollarda ’düsün ederek’ yaylalara varilirdi eski zamanlarda. Yaylalarda ot yataklarinda yatilir, hayvansal ürünler ile geçinilirdi. Bütün bu zorluklarina, çilesine ragmen yaylalardan vazgeçilmez, yaylacilik kültürü bütün imkansizliklara ragmen yasatilirdi” dedi.
“Yaylaci dedelerin her türlü imkansizliklara ragmen yaptigi evler kendilerine sahip çikacak torunlarini beklemektedir”
Bugün yaylaciligin günübirlik turizm faaliyeti olarak yapilmaya baslandigini ve yaylaciligin dönüsüme ugradigini kaydeden Gündogdu, “Yaylalarda onlarca evin kapisi artik hiç açilmamaktadir. Yaylaci dedelerin torunlari yaylalari sevmemektedir. Yaylaci dedelerin her türlü imkansizliklara ragmen yaptigi evler artik yeni sahiplerini beklemekte, özlemle yaylacilik yapacak, kendilerine sahip çikacak torunlarini, sahiplerini beklemektedir” ifadelerini kullandi.
