Kitalar Arasi Kök Hücre Bagisiyla Hayat Buldu

Izmir’de kök hücre nakli için TÜRKÖK’e bagista bulunan ve iki uygun vericisinin mazeretsiz vazgeçmesi üzerine büyük yikim yasayan depremzede kan hastasi Gülfinaz Okuklu’ya (55) Güney Amerika’dan verici bulundu. Kent Hastanesi’nde Arjantin’den gelen kök hücre nakledilen Okuklu, “Niye söz verip tutmuyorlar. Çok zaman kaybettim” diye dert yandi.

Kitalar Arasi Kök Hücre Bagisiyla Hayat Buldu
30 Ekim 2020’de meydana gelen, 117 kisinin hayatini kaybettigi Izmir depreminde evi yikilan, esi ve 4 çocuguyla o tarihten bu yana konteynerde kalan Gülfinaz Okuklu depremden sonra en büyük darbeyi kök hücre bagisçilarindan yedi. Okuklu, daha deprem travmasini atlatamadan, bir eve kavusamadan Mart 2022’de bir üniversite hastanesinde Idiopatikmyelofibrozis (nedeni bilinmeyen, kemik iliginde normal hücrelerden daha fazla anormal hücre üretiminin oldugu kan hastaligi) tanisi aldi. Çok zor günler geçiren Okuklu hastaligin tek tedavisi olan kök hücre nakli için Izmir Kent Hastanesi Kemik Iligi Nakli Merkezi’ne basvurdu. Hematoloji Uzmani Doç. Dr. Ahmet Ifran tarafindan takibe alinan Okuklu’ya ailesinden uygun verici bulunamayinca TÜRKÖK’ten verici arandi. Tarama sonucunda hastaya uygun iki verici adayi saptandi. Ancak bu iki vericinin nakil asamasinda vazgeçmeleri üzerine bu kez yurt disindan verici arandi ve bulundu. Nitekim Arjantin’den bulunan kök hücre Kent Hastanesi’ne getirtildi ve nakil 19 Nisan’da gerçeklesti.

“Yüzde 100 uyumlu donör gerekliydi”

Hematoloji Uzmani Doç. Dr. Ahmet Ifran, “Hastamiz bize yaklasik 9 ay önce basvurdu. Yüksek riskli bir hastaliga sahipti. O yüzden kemik iligi nakli olmasi gerekiyordu. Bu kemik iligi hastaligi, kansere, lösemiye dönme riski tasiyor. O yüzden de özellikle yüksek riskli hasta grubunda kemik iligi nakli yapmak gerekiyor, baska türlü hastanin iyilesme sansi yok. Bu hastamiz için biz TÜRKÖK Bankasindan verici taramasi yaptik. Idiopatikmyelofibrozis hastaliginda iligin yüzde 100 uyumu gerekiyor. Yüzde 90 uyumda bile nakil yapamiyoruz. O yüzden verici bulmak çok daha zor bu hasta grubunda. Sansliydik, çünkü iki verici bulduk. Ancak verici adaylarinin bir tanesi basta mazeret bildirmeden vazgeçti. Bir digeri kök hücre toplama ve nakil asamasina gelindiginde vazgeçti, yine mazeret bildirmeden. Onun üzerine biz de yurt disindan verici aramak zorunda kaldik. Tabii bize bunun maliyeti zaman oldu. Hastamiz en az 4-5 ay bu vericilerin hazirlanmasi ve toplama süreci için bekledi ve sonrada vazgeçilince süreç basa döndü. Yine sansimiza vericiyi Güney Amerika’dan bulabildik. Verici adayimiz tüm testlerini yaptirdi, hücre toplandi ve elimize ulasti. Biz de kemik iligi naklini yaptik. Bundan sonraki süreçte hastanin takibini yapacagiz” dedi.



“Kök hücre toplama çok basit, korku, endise yersiz”

Vericilerin mazeret bildirmedikleri için vazgeçis nedenlerini bilmediklerini söyleyen Doç. Dr. Ifran, “Korku mu yoksa kendilerine zarar gelecegi endisesi mi onu bilmiyoruz. Ama kök hücre toplama islemi aslinda oldukça basit, 4 saatlik bir islem. Koldaki damara katater takiliyor ve aferez cihaziyla kan toplaniyor. Öncesinde kullandigimiz ilaçlar var, vericiye kesinlikle zarar vermiyor. Vericinin de kan degerleri bir hafta içerisinde normale geliyor. Yani verici adayina herhangi bir zarar verme söz konusu degil. Ama insanlara bu anlasilir sekilde anlatilmiyor ya da adaylar anlamak istemiyorlar. Sonuçta çogu mazeret bildirmeden vazgeçebiliyor, özellikle son dönem çok sikinti yasadik” seklinde konustu.



“Kaybedilen zaman parayla ölçülemez”

Iki adayin vazgeçmesinin ardindan yurt disindan kök hücre bulunup hastaneye ulasmasinin ciddi süre aldigini da vurgulayan Doç. Dr. Ifran, bagisçilara da seslenerek söyle konustu:

“Buradaki en büyük maliyet zaman, hastaya kaybettirdigimiz zaman. Parayla ya da baska bir seyle ölçülemeyecek bir kayip. Türkiye içinde verici buldugumuzda 1.5-2 ay içerisinde nakil yapabiliyoruz. Güney Amerika’dan 4 aylik bir süreçte kök hücreye ulasabildik. Çok daha zorlu bir süreçti. Bu hastalarimizin kaybedebilecegi bir dakikalari bile yokken biz aylarca vericilerin kabul etmesini, bu isleme riza göstermesini bekliyoruz. Verici olmak çok güzel bir sey. Gönüllülük esasina dayali. TÜRKÖK’e bagis yapacak verici adaylari ne kadar artarsa o kadar çok hastamiza verici bulma sansimiz var. Ancak verici adaylari sunu unutmasinlar, bir hastaya verici bulundugunda müjde verildikten sonra vazgeçildiginde hem hastada hem de ailede çok büyük yikima yol açiyorlar. Üstelik bu hastalarimizin birçogu da tedavide zamanla yarisan hastalar. Eger gönüllü olduktan sonra gerçekten hastalik ya da kabul edilecek bir mazeret yoksa vazgeçilmemesini istiyoruz.”

“Çok zaman kaybettim”

Öte yandan, depremde evsiz kaldiklarini ve kafalarini sokacak bir ev için mücadele ederken hastalandigini belirten Gülfinaz Okuklu, “Ev derdine hastalik eklendi. Agabeyim gönüllü verici oldu ancak yüzde 50 uyumlu çiktigi için nakil yapilamadi. Türkiye’den bulunan iki verici vazgeçince bütün umutlarimi yitirdim. Niye söz verip tutmuyorlar. Çok zaman kaybettim. Bagis yapanlar arastirmali, ögrenmeli yoksa hastalar için önce umut sonra yikim oluyorlar” dedi.

Kaynak: İHA