Deprem Bölgesindeki Salgin Riskine Karsi Uzman Uyarisi
Kahramanmaras merkezli iki büyük depremin ardindan salgin riskine karsi uyarida bulunan Basaksehir Çam ve Sakura Sehir Hastanesi Enfeksiyon Hastaliklari ve Klinik Mikrobiyoloji Klinigi Egitim Sorumlusu Prof. Dr. Özlem Altuntas, bölgede alinabilecek tedbirleri siraladi.

Konuyla ilgili bilgi veren Basaksehir Çam ve Sakura Sehir Hastanesi Enfeksiyon Hastaliklari ve Klinik Mikrobiyoloji Klinigi Egitim Sorumlusu Prof. Dr. Özlem Altuntas Aydin, depremlerde kanalizasyonlarin yer hareketiyle birlikte içme suyuna karisma ve suyun kirlenme ihtimalinin yüksek oldugunu belirterek, "Genellikle depremden 4. ve 5. günden sonra temiz gidaya, suya ulasilamama sebebiyle gidayla suyla bulasan enfeksiyonlari sik görme riskimiz mevcut. Aslinda enkaz altinda kisilerin ciddi bir riskleri yok. Ama insan diskisinin kontrolsüz bir sekilde kalmasi bunlarin gidayla bulasmasi büyük risk. Diski bulundugu ortamda tek basinayken belli bir risk olusturmuyor. Ama bu gidayla suyla bulasirsa veya elle kontamine olursa ve o el yikanmazsa o hijyen saglanamazsa risk olusturabilir tabi. Daha önce yasanmis olan afetlerde de benzer riskler hep görülmüs maalesef. Böyle riskler var" dedi.
"Mutlaka el hijyenine ve yenilen içilen gidalarin temizligine dikkat edilmesini öneririz"
Çesitli enfeksiyon risklerine karsi alinabilecek önlemleri de açiklayan Prof. Dr. Aydin, "Temiz içme suyuna ulasmanin saglanmasi, kontrolsüz sularin kullanilmamasi. Veya uygun sekilde kaynatilarak, dezenfekte edilerek klor tabletleriyle veya uygun miktarda çamasir suyuyla dezenfekte edilerek kullanilmasi gibi yöntemler olabilir. Çig sebze meyve zaten ne kadar ulasilabiliyordur bilmiyorum ama onlarin da uygun sularla temizlenerek kullanilmasi gerekli. Mutlaka el hijyenine ve yenilen içilen gidalarin temizligine dikkat edilmesini öneririz. Tuvaletlerin de atiklarin da içme suyuyla karismamasi konusuna dikkat edilmesini öneririz. Tabi sadece ishal veya bulanti kusmayla gelisen enfeksiyonlar degil deprem döneminde insanlarin toplu barinmalari, özellikle soguk olan dönemlerde küçük alanlarda kalabalik miktarda kisilerin bulunmasi damlacik yoluyla bulasan enfeksiyonlar iste zatürre, üst solunum yolu enfeksiyonlari belki menenjitleri görmek gibi durumlarla da karsilasabiliriz. Tabi onlarin da uygun bir sekilde ortamdan uzaklastirilmalari gerekiyor. Özellikle derin yaralanmalar, uzun süre açikta kalmis kirli yaralar, tetanosa yatkin yaralanmalar, bunlarin tetanos açisindan asiyla hemen korunmaya alinmasi gerektiginde de hemen tedavi edilmesi gerekiyor. Tabi sadece insanlar etkilenmedi hayvanlar da etkilendi. Onlar da evsiz, barinaksiz kaldilar. Kemirgenler artti. Bu tür riskler açisindan çok dikkatli olunmasi gerekiyor" diye konustu.
Prof. Dr. Aydin göç hareketleriyle olusabilecek salgina karsi da uyardi
Tozun çok ciddi bir risk olusturmayacagini söyleyen Prof. Dr. Aydin, "Uzun süre eger yaralanmalari varsa hasar varsa vücudunda onlarin da açik olarak kalmasi toprak temasi onlar büyük risk olusturuyor. Tabi ezilmenin parçalanmanin getirdigi riskler de bunun üzerine ekleniyor. Ona yönelik tetanos ve diger cilt, yumusak doku, kemik enfeksiyonlari açisindan da gerekenler yapiliyor. Göç olaylariyla karsilasiyoruz. Oradaki insanlarimiz yakinlarinin yanlarina gelmeye basladilar. Büyük göç hareketleri var. Bunlarin getirdigi enfeksiyonlarla da karsi karsiya kalacagiz. O açidan da dikkatli olmak lazim. O bölgeden gelen vatandaslarimiz da veya orda bulunan kisiler de ilk ortaya çikan vakalarin ishal gibi biraz önce bahsettigimiz vakalarin hemen fark edilip, ona göre önlem alinmasi da muhtemel bir salgin durumunda o salginin boyutunu azaltmak bakimindan anlamli olur" ifadelerini kullandi.
