'Afetzedelerin Kendini Güvende Hissetmesi Için 'Dogru Bilgi' Önemli'
Deprem bölgesindeki afetzedelerin kendilerini psikolojik anlamda güvende hissetme ihtiyaci oldugunu söyleyen Uzman Psikiyatrist Dr. Shafiga Ünal, “Bu süreçte depremzedelere dogru bilgi saglamak önemlidir. Görüntüler veya sözel bilgiler güvenilir kaynaktan gelmiyorsa aktarilan bilgi amaca ters etki olusturma riski tasir” dedi.

Öncelikli olarak sözlerine depremi yasayan kisilerde yasanabilecek duygu durumlarindan baslayan Medicine Hospital’dan Psikiyatrist Shafiga Ünal, “Bir afet sonrasi afeti yasayan, sahit olan, duyan kisilerde hos olmayan duygular ve bedensel tepkiler yasanir. Özellikle deprem gibi agir afet yasadigimiz bu günlerde saskinlik, korku, çaresizlik, suçluluk, kaygi, sok, saskinlik, dini inançlara degisiklik, kendine ve baskalarina güvenmeme seklinde duygular ortaya çikabilir. Afetten etkilenen kisilerle afet sonrasinda ortaya çikan ilk duygusal tepkilerin agirligini azaltmakta Psikolojik Ilk Yardimin yararli oldugu uzmanlarca onaylanmistir. Insanlarin bir-birine güvenmesi ve bir- biri ile gelistirdigi bag, kendine yeterli olabilme ve umut duygularini pekistirilmesi önemsenmektedir” dedi.
“Yardim ve hizmetlerin hizli ulasmasi güveni pekistirir”
Gelen yardim ve hizmetlerin güven ortaminin olusmasinda etkili oldugunu da aktaran Shafiga Ünal, “Afetlerin ardindan hükümetler ve yardim birlikleri genel toplum ve magdurlarin stres veren zorluklarini azaltmada önemli bir rol oynar. Gida, giysi, barinak ve benzer temel ihtiyaç kaynaklarinin adil sekilde dagitilmasi, saglik bakim hizmetlerine hizla ulasilmasi güveni pekistirir, sonucu olumlu yansir. Toplumun iyiligi için her zaman etik ilkelere uygun davranmamiz gerekmektedir” dedi.
“Dogru ve detayli bilgi önemli”
Süreç boyunca halihazirda magdur olan kisilerin her türlü hassasiyetlerine karsi dikkatli olunmasi gerektiginin altini çizen Ünal, dogru ve detayli bilgilendirme yapilmasinin son derece önemli oldugunu söyledi.
Ünal açiklamalarina su sekilde devam etti:
“Bu süreçte depremzedelere dogru bilgi saglamak, duygularini aktarmak istediklerinde onlari dinlemek, sefkatli ve dostane yaklasmak, yakin arkadaslari ve sevdikleri ile iletisim kurmalarinda yardim etmek, mümkünse diger aile üyeleri veya yakinlari ile ayni ortama getirmek, sonraki dönemle alakali ilgili ve yardimci olmak, devlet ve diger yardim organizasyonlarina yönlendirmek, ulasim konusunda detayli bilgi vermek önemlidir.
Kisileri öykülerini anlatmaya ve kisisel detaylara girmeye zorlamamak, ‘her sey iyi olacak’ veya ‘en azindan sen hayattasin’ gibi basit güvenceler vermemek, hissedecekleri ve yapacaklari seyleri dikte etmemek, onlarin kisisel davranislari veya inancalarindan dolayi bu olayi yasadiklarini söylememek, tutulamayacak sözler vermemek, var olan servis ve kurtarma aktivitelerini uluorta elestirmemek çok önemlidir.”
“Durum dramatize edilerek aktarilmamali”
Yasanan afet ile ilgili görüntülerin dramatize edilerek depremzedelerle paylasilmamasi gerektigi konusunda da uyarilarda bulunan Ünal, “Medya siddet ve travma haberlerini detayli bir biçimde aktarabilmekte ve görsel materyalleri özellikle sik kullanmaktadir. Bu durumun dramatize edilerek görsel ögeler esliginde sunulmasi, magdurlar ve yakinlari üzerinde olumsuz etkiler olusturmaktadir. Görüntüler veya sözel bilgiler güvenilir kaynaktan gelmiyorsa aktarilan bilgi amaca ters etki olusturma riski tasir. Bazi agir örseleyici görüntülerde sözel bilgi aktarmak daha dogru olur” dedi.
“Suçlu arama egiliminde olunur”
“Afet ve travmalardan sonra insanlar bir suçlu arama egiliminde olabilirler. Söylentilerden yola çikarak tek kisiyi veya grubu suçlamamaya ve dedikodulara karsi dikkatli olmaya özen göstermemiz gerekmektedir” diyen Ünal tavsiyelerini su sekilde sonlandirdi:
“Kaygi ve buna bagli hizli soluma, çarpinti, nefes almakta güçlük gibi belirtiler ortaya çikabilir, bunlar kisinin tehlike altinda hissettiginde olusabilen belirtilerdir. Yasanilan olayi sizi dinleyebilen bir yakininizla konusmaktan çekinmemek, özellikle olaylari tekrar tekrar ve gün boyunca izlemeyi kesmek önemlidir. Uykusuzluk, istahsizlik, halsizlik, çaresizlik, umutsuzluk hisleri de olagandir. Bu nedenle sakinlestirici ilaç ve alkol kullanmamak gerekmektedir. Çok yogun endise hissedildiginde gevseme egzersizleri, nefes egzersizleri iyi gelebilir.”
