Yorgunluk Ve Bas Dönmesi 'Düsük Tansiyon' Belirtisi Olabilir
Uzmanlar, basit gibi görünen düsük tansiyonun çogu kiside belirti göstermeyebildigini, dikkat edilmedigi durumlarda sersemlik, yorgunluk, bas dönmesi, bulanti, bulanik görme ve bayilma gibi belirtilere neden olabildigini belirtti.

“Kanimiz her kalp atisinda atardamarlarimiza baski yapar”
Düsük tansiyonun, ciddi sivi/kan kaybi, kalp yetmezligi, kalp krizi, kalp kapak hastaligi ya da kalp hizinin çok düstügü durumlarda görülebilecegini vurgulayan Uzm. Dr. Ocakli, “Kanimiz her kalp atisinda atardamarlarimiza baski yapar. Kanin atardamar duvarlarina dogru yaptigi itme kuvvetine tansiyon denir. Tansiyon ayni zamanda kan basinci olarak da adlandirilir. Düsük tansiyon, çogu kiside herhangi bir belirti vermeyebildigi gibi bazi belirtilere de neden olabilir” seklinde konustu.
“Ortostatik hipotansiyon, her yasta olabildigi gibi yasli insanlarda daha sik görülür”
Düsük tansiyonun en sik karsilasilan formunun “ortostatik hipotansiyon” denilen, kisinin oturmaktan veya yatmaktan ya da ayakta durmaya geçtiginde meydana gelen türü olduguna dikkat çeken Ocakli, “Ortostatik hipotansiyon, her yasta olabildigi gibi yasli insanlarda daha sik görülür. Yemek yedikten sonra, uzun süre ayakta kaldiktan sonra, uzun süreli yatak istirahati sonrasi tansiyon düsebilir. Parkinson ve diyabet gibi otonom sinir sistemini etkileyen hastaliklar da ortostatik hipotansiyona neden olabilir. Ayrica, yaslanma ve hamilelik de kan basincinin genel olarak düsmesine neden olabilir” diye konustu.
“Organlarin zarar görmesine, hastanin soka girmesine neden olabilir”
Düsük tansiyonun hangi komplikasyonlara yol açabilecegi hakkinda da bilgiler veren Ocakli, “Kan basincinin ani düsmesi (kontrolsüz kan kaybi, kalp krizi, ciddi enfeksiyon ya da alerjik reaksiyon durumlarinda oldugu gibi), beyne ve diger organlara yeterli kan akisi saglanmasini önler. Organlarin zarar görmesine, hastanin soka girmesine neden olabilir ve hayati tehdit edici olabilir. Bu nedenle dikkatli olunmalidir” açiklamasinda bulundu.
“Hekim önerisiyle yapilabilecek çesitli uygulamalar, tansiyon düsüklügünün kontrolünde yararli olabilir”
Birçok insan için kronik düsük tansiyonun, diyet ve yasam tarzi degisiklikleriyle etkili bir sekilde tedavi edilebildigine vurgu yapan Ocakli, sunlari kaydetti:
“Hekim önerisiyle yapilabilecek çesitli uygulamalar, tansiyon düsüklügünün kontrolünde yararli olabilir. Alkol disi sivi aliminin artirilmasi, tuz aliminin artirilmasi, düsük karbonhidratli beslenilmesi, ögünlerin küçültülmesi ve ögün sonrasi istirahat edilmesi, oturur ve yatar pozisyondan kalkarken yavas hareket edilmesi, gece geç saatlerde kafeinli içeceklerden uzak durulmasi yararli olabilir. Vitamin eksikligi varsa eksik vitaminlerin reçetelendirilmesi uygun olacaktir. Düsük tansiyon, kiside mevcut olan bir rahatsizligin isareti de olabilir. Bu durumda altta yatan durumun tanisi ve tedavisi gerekmektedir. Uygun ilaç tedavisinin verilmesi, kisinin kullanmakta oldugu ilaçlarin düzenlenmesi, gerekiyorsa doz ayarlanmasi ya da degistirilmesi gerekebilir.”
