Batili Ögretmenlerden Doguda Fedakarlik Örnegi
Bitlis’in Güroymak ilçesine bagli Arpacik köyünde egitim hizmeti veren Sakaryali ve Konyali kadin ögretmenler, tüm zorluklara karsi köylü çocuklarin egitimden geri kalmamasi için mücadele veriyor.

Ilçeye yaklasik 20 kilometre uzakliktaki Arpacik köyünde ögretmenlik yapan Büsra ve Kübra ögretmen, ailelerinden ve sevdiklerinden kilometrelerce uzakta egitim veren ögretmenlerden yalnizca ikisi. Sinif ögretmeni Büsra Kara, 5 yildir köyde görev yaptigini ve çok sayida ögrenci yetistirdigini söyledi.
Köyün daglik arazide bulunmasindan dolayi özellikle kisin çesitli zorluklar yasadiklarini anlatan Büsra Kara, “Kisin bazen okulun yollarini kürekle kendimiz açiyoruz. Bizi burada zorlayan bazi sartlar olabilir ancak motive eden ise ögrencilerimiz, onlarin masum ve saf duygularidir” dedi.
“Yeri geldi boyayi kendimiz yaptik, sobayi kendimiz kurduk”
5 yil önce atandigi Arpacik Ilkögretim Okulunun kendi evi gibi olmasi için elinden geleni yaparak sinifi rengarenk yapan Büsra Kara, “Ben okulumun evim gibi olmasini istedim. Güzellesmesini istedim. Çünkü her gün buraya geldigimde ayaklarimin geri geri gitmesini istemedim. Ayrica çocuklarimin da buraya severek gelmesini istedim. Bu yüzden de okulu güzellestirebildigimiz kadar güzellestirmeye çalistik. Hep iki kadin ögretmen olarak çalistik burada. Yeri geldi boyayi kendimiz yaptik, sobayi kendimiz kurduk. Sabahlari bazen kardan dolayi köy yolu açilamadigi için kürekle yollari açtik. Çocuklarimizi karda kucagimizda tasiyarak okula getirdik. Bu çabalarin hepsini çocuklarimiz için gösterdik. Çünkü ögretmenlik öyle bir sey, çocuklarinizi sevmeden yapabilecegimiz bir sey degil. Onlarin her gün gülümseyerek mutlu gelmesi ve bize sarilmalari zaten bizim en büyük fedakarligi yapmamizin sebebi. Mutlu olmamizin burada çalisirken pes etmememizin sebebi çocuklarimizin yüzündeki gülücük. Hatta yeri geldi onlarda birlikte dolaplari boyadik, siralarimizi temizledik. Panolarimizi birlikte hazirladik, fotograflarimizi birlikte seçtik. Geldigim seneden beri mezun olan bütün ögrencilerimle yaptigim her etkinligin fotograflarini çekiyorum, çünkü bunlar bende en büyük anilar olacak. Ilk atandigim yerden bana kalan en güzel ani olarak kalacak. Çocuklarimin da bunlari hatirlamalarini istiyorum” diye konustu.
Köy okulunda büyük basari
Geçtigimiz ay il genelinde yapilan deneme sinavinda ögrencilerinden bazilarinin birinci oldugunu ve bunun kendisini oldukça mutlu ettigini belirten Kara, “Ikinci senemde çocuklarin hepsini Tatvan’a geziye götürmüstüm. Ilk defa Van Gölü’nü gördüler. O anki sevinçlerini asla unutamiyorum. Hatta bir ögrencim dönerken demisti ki ‘Bugün hayatimin en güzel günüydü.’ Bu benim için en güzel hediyeydi zaten. Tabii ki yasadigimiz çok fazla zorluklar var. Musluk tamir ettik, kapilari taktik. Kapilari söktük odun olarak kullandik. Yaptigimiz emek ve fedakarlik çok fazla ama bunun karsiliginda çocuklarin mutlulugu, egitimde geri kalmamalari bizim için en büyük hediye. Geçtigimiz ay içinde deneme sinavlari yapildi. Benim ögrencilerimden bazilari ilçe genelinde birinci oldu. Bu benim için en büyük karsilikti zaten. Aldigim en güzel hediyeydi. Çünkü emeklerimin bosa gitmedigini görmek beni mutlu ediyor” diye konustu.
Tek derslikte 4 sinifa egitim
Tek derslikte 1, 2, 3 ve 4’ncü siniflara egitim veren Büsra Kara, “4 sinif birden okutmak avantaji ve dezavantaji olan bir durum. Avantaji olarak kendinden büyük çocuklarla bir arada olduklari için etkinliklere adapte olmada sorun yasamiyorlar ya da etkinligini bitiren büyükler küçüklere yardimci olabiliyor. Aralarindaki yardimlasma bizim için de çok iyi oluyor. Ama dezavantaji daha fazla agir basiyor. Çünkü bu çocuklar diger müstakil siniflardaki gibi 6 saat boyunca kendi derslerini göremiyorlar. Elimden gelenin daha fazlarini verip yetismeye çalisiyorum ama bazen hem ben eksik kaliyorum hem onlara eksik zaman ayirmak zorunda kaliyorum. Bu bizim için en büyük dezavantajlardan biri. Ama avantajlarini da çok görüyoruz. Birlikte büyüdükleri için birlikte egitim aldiklari için diger sinifa geçtikleri zaman bu kadar zorlanmiyorlar” dedi.
3 ögrencisi var
Sadece 3 çocugun oldugu anasinifinda ögretmenlik yapan Kübra Arpasirti ise özellikle bir köy okulunda görev yapmayi çok istedigini ifade ederek, “Burada üçüncü yilim, 2020 yilinda atandim. Buraya geldigimde gerçekten çok mutlu oldum. Çünkü köy okuluna atanmayi çok istiyordum. Iki tane kadin ögretmen çalisiyoruz. Her zorlugun güzellikleri de var. Çocuklarla birlikte olgunlasiyoruz, onlarla çocuklasiyoruz. Onlara seni seviyorum dedigim zaman yüzlerindeki o utanma beni çok mutlu ediyor. Burada siniflarimizda her ne yaptiysak çocuklarla birlikte yaptik” diye konustu.
