Sezai Karakoç AKM'den Anildi
Sakarya Büyüksehir Belediyesi tarafindan düzenlenen kültür sanat etkinlikleri çerçevesinde ‘Medeniyetimizin Dirilisi: Sezai Karakoç’ konulu panel gerçeklestirildi. Konusmasinda, Karakoç’un inandigi degerler ugruna hiçbir taviz vermedigini ifade eden Baskan Yüce, programin sonunda ünlü sairin duygu yüklü Mona Roza adli siirini okudu.

Programda konusan Prof. Dr. Yilmaz Dascioglu, Karakoç’un sadece bir sair olmadigini vurgulayarak, “Karakoç kadar birçok alan ile ilgilenerek, bulundugu çagi çepeçevre kusatmaya çalisan ve Müslüman sifatiyla düsünme yönünü ön plana çikarmaya gayret gösteren bir sairdi. O dönemde tamamen kendi imkanlari ile hareket eden o kisitli ve sikintili günlerde tüm olanaklari degerlendirmeye çalisan özel bir sahsiyettir” dedi.
Prof. Dr. Turgay Anar, Karakoç ile bizzat tanisma firsati buldugunu ifade ederek, “Kendisi her seyden önce oldukça sükûnet içerisinde bir insandi. Bu sükûnet kendini var eden ve o sükunetin arkasindaki irmagi gösteren en siirsel ögelerden birisidir. Rahmetli sairin bir diger özelligi ise, yasarken siirlerinin tek bir alana hapsedilmeyisidir. Çünkü Karakoç, bati medeniyetine oldukça hakim bir kisiliktir. Yani kendisini özellikle besleyebilecek tüm alanlari profesyonel bir sekilde kullanabilen nadir sairlerden birisidir” diye konustu.
Prof. Dr. Fatih Andi ise konusmasinda Karakoç’un kendi çagina getirdigi yenilige isaret ederek, “Ismi anildigi anda baska bir kelime isminin hemen yanina ilisir; o da dirilistir. Bu toplumun siyasi ve kültürel hayatinda neredeyse yarim asirdir Karakoç’un dirilis ruhu vardir. Bu kavram kendi çaginda getirdigi yenilik ise bireysel ve toplumsal boyutta kazandirdigi hayatin her alanina bir katki ve yorum getirme çabasidir. Sairin gösterdigi bu dirilis ruhu, toplumun her kesimi ve her yas grubundaki bireylerden karsilik bulmus ve günümüzde halihazirda bu fikirler ufuk açici bir rol üstlenmistir” seklinde konustu.
Dr. Ögr. Üyesi Mesut Koçak, “Rahmetli Karakoç tarihi, medeniyetin en önemli parçalarindan birisi olarak görüyor. Geçmise önemli ölçüde yönelinmesi gerektigini ve Islam medeniyetinin tekrar diriltilmesi gerektigini savunur. Tarihin ibretlerle dolu oldugunu, dolayisiyla tarihi bilmenin toplumsal olarak karsilasilabilecek tüm sikintilara bir anlamda hazirlikli olmak oldugunu savunmaktadir. Bir toplumun kendi idealini olusturmasi oldukça önemli oldugunu savunan Karakoç, ayni zamanda tarihin günlük politikalara kurban etmeden ciddiyetle ele alinmasi gerektigini savunur” ifadelerini kullandi.
Programda konusan Baskan Yüce, ünlü sairin savundugu degerler noktasinda hiçbir zaman taviz vermedigini ifade ederek, “Rahmetli Sezai Karakoç, bir sair olmanin yaninda ayni zamanda önemli bir mütefekkir ve yilmaz bir dava adami idi. Onun fikirleri ve mücadele alani alisilagelmisin disinda, hiçbir güce dayanmadan ve inandigi degerler noktasinda hiçbir taviz vermeden hareket etmesiydi. Kendisi yasadigi çagin içerisinde kaybolmadan ayni zamanda o çagin da tüm reflekslerine hakim bir dirilis tasavvuru gelistirdi. Fikirleri ve düsünceleriyle oldugu kadar sahsiyetiyle de oldukça özel bir karakterdi Karakoç. Erdemli ve mütevazi bir hayati vardi. Sadece bu topraklarin degil ayni zaman bati medeniyetine de hakim olusu, Karakoç’un izledigi seyir çizgisinde somut ve sonuç odakli fikirlerin dogmasini sagladi. Bizler kendisinden raziyiz, Mevlam da razi olsun. Kendisi bu topluma çok önemli fikirler birakarak bir anlamda dünya sürgününü tamamladi. Insallah bizlerde sahsi manevileri ve fikirlerini yasatarak, üzerimize düsen sorumluluklarimizi yerine getirecegiz. Bu vesile ile ben bir kez daha sairimiz, mütefekkirimiz Sezai Karakoç’u rahmetle aniyor ve programin hayirlara vesile olmasini diliyorum” dedi.
