Antalya'ya Günde 20 Bin Rus Turist Geliyor
Turizm sektöründe toparlanma basladi. Turizmciler Antalya’ya günlük 20 bin Rus turist indigini belirtiyor.

Cornelia Grubu, yeni tatil dönemi için yapilan hazirliklari açikladi.
Düzenlenen toplantida, turizm sektörünün pandemi dönemi ve gelecek hedefleri konusuldu. Cornelia Diamond Golf Resort Spa Genel Müdürü Zafer Alkaya, “Biz Antalya turizmcileri 2014 yilini her zaman baz almisizdir. çünkü Antalya parlak yillarini 2014 yilinda yasadi. 2015 yilinda, Rusya’da ki ekonomik kriz nedeniyle beklentinin altinda bir dönem yasandi. 2016 yili yine Rusya ile ilgili yasanan sikintilar nedeniyle sikintili bir yil oldu. Diger pazarlar yetmedi. Bizim 3 ana pazarimiz vardi; Rusya, Almanya, Hollanda, Belçika gibi Avrupa ülkeleri ve buna son zamanlarda golf pazariyla birlikte Ingiltere eklendi. Önemli ölçüde Ingiliz turist almaya basladik. Ve bizden her ne olursa olsun, hiçbir kosulda vazgeçmeyen Ukrayna dördüncü siraya geldi. Bu pandemi döneminde de Ukrayna’dan hatiri sayilir bir turist aldik. 2017 bizim için tam bir yenilenme dönemi oldu. 2018 toparlanma basladi ve çok güzel rakamlara ulasmaya basladik" dedi.
Otel olarak Antalya bölgesindeki turizm tesislerinin fiyat artisina gitmedigini dile getiren Alkaya, “Pandemi sonrasi, hem yerli misafirlerimizin hem yabanci misafirlerimizin kendilerini güvende hissedecekleri tatil hizmetini sunuyoruz. Simdi, bunu dünyaya, özellikle Avrupa’ya anlatma zamani. Bu tedbirler içerisinde biz bir kere güveni önemli tedbirler içine oturttuk. Önemli eksende güven var. Insanlarin güvenli bir sekilde tatil yapacaklarina inanacaklari bir sistemi kurduk. Grup olarak hem bizim hem de tüm Antalya ve Belek bölgesinin atilmis adimlari var. Aldigimiz önlemler içerisinde odalarin hijyeninden ortak kullanim alanlarina kadar her seyi kapsayan önemli bir güvenlik ve hijyen sürecini yönetiyoruz” seklinde konustu.
"2020’ye rekorlar kiracagimiz bir yil olarak bakiyorduk"
2019 yilinin 2014’ü çagristiran, yaklasan çok parlak bir yil oldugunu söyleyen Alkaya, “Rakamlarimiz çok tatmin ediciydi. Dolayisiyla, 2020’ye rekorlari alt üst edecegimiz bir yil olarak bakiyorduk. Gerçekten 2014’ü de geçeriz. Tarihin rekorlarini kirariz 2020’de diye düsünürken, pandemi yasandi” seklinde konustu.
Antalya için rakamsal bilgiler veren Alkaya, “2018 Ocak ayinda 90 bin 835 Turist gelmis Antalya’ya. 2019’da bu rakam 139 bin 307’ye çikmis. Yani pandemi yokken, Ocak ayinda rakamlar firlamis ve bize 2020 için çok umut vermisti. 2018 Subat ayinda 101 bin Turist varken Antalya genelinde, Subat 2019’da bu rakam 152 bine çikmis. Mart 2018’de 264 bin turist gelmis, 2019’da her seye ragmen 279 bine çikmis. Nisan ayinda 2018’de 687 binken 2019’da 954 bine çikmis. 2020 yilinda Ocak ayinda bir hareketlenme 250 bin civarinda bir turist. Subat ayinda 200 bin civarinda bir turist ama daha sonra pandeminin tüm dünyada ki süreci bize de yansidi. 2020 yilinin Nisan ayinda tamamen kapanma dönemine girdik” dedi.
"Antalya’ya günde 19-20 bin turist iniyor"
Rus uçuslarinin açilmasiyla Rusya pazarinin açildigini anlatan Alkaya, “Haziran 2021 Rusya uçuslarinin açilmasiyla Rus pazari hemen kendini gösterdi. Rus uçaklari arka arkaya Antalya’ya inmeye basladi.
Günde 19-20 bin arasi Rus turist Antalya Havalimanina inmeye basladi.
Bunlar önemli rakamlar. Tabi, sadece Rus pazari Antalya ve Belek bölgesi için yeterli olmuyor. Beraberinde, Ukrayna ve Ingiltere pazarinin da bu yil ayni iyi performans göstermesi sart. Ruslar Antalya’yi çok özlemisler. Öncelikle, baska bir destinasyona yönelmediler ve israrla Türkiye uçuslarinin açilmasini beklediler ve açilir açilmaz Antalya’ya gelmeye basladilar” dedi.
Alkaya, Almanya basta olmak üzere Avrupa pazari hakkinda da bilgi verdi. Alkaya, “Almanya hava ulasimi bastan beri açikti ama istedigimiz oranda Alman turist alamadik. Pandemi ile ilgili gelismeleri yakindan takip ediyor Almanlar ve yüzde yüz saglik kosullarinin olusmasini bekliyorlar. Charter’larla Almanya’dan da Antalya’ya bu süre içerisinde geldi Almanlar ama yeterli degildi. Zaten bizi tehlikeli ülke konumundan da çikardilar. Oradan da turist almaya basladik. Diger önemli bir Pazar olan Ingiltere ile ilgili soru isaretleri sürüyor. Amber listelerine girebilirsek sayet uçuslarin baslayacagini düsünüyoruz. Ukrayna, hiç birakmadi bizi. En zor dönemlerde dahi gelmeye devam ettiler. Ukrayna pazarinda ki problem, daha fiyat odakli olmalari. Daha lüks otellere yönelimin düsük olmasi. Ingiltere pazarinin açilmasi sart. Özellikle, golf pazari için Ingiltere pazari önemli. Belek bölgesinde oteller, 55-60 bin oyun noktasina gelmislerdi. Golf turistini düsünürsek hem kisi basi harcama oranlari hem de sayi olarak önemli rakamlar elde ediyorduk" seklinde konustu.
"Dogu Avrupa pazari, Antalya’dan vazgeçmedi"
Antalya ve Belek bölgesinde turizmin hareketlenmeye basladigini söyleyen Alkaya, “Bir diger sadik pazarimiz Dogu Avrupa Pazarimiz. Onlar da asla Türkiye’den vazgeçmediler. Sirbistan, Polonya, Romanya, Slovenya, Slovakya, Hirvatistan, buralardan az veya çok turist akisi sürdü ülkemize. Bu anlamda, Dogu Avrupa Pazari da önemli bir turizm geliri elde etmemize sebep oldu. Bir yükselen deger de Bulgaristan. Bulgaristan’dan da son haftalarda önemli ölçüde turist almaya basladik. Yine, BDT ülkeleri olarak adlandirdigimiz Kazakistan, Türki Cumhuriyetleri gibi ülkeler de önemli bir akis içerisinde. Özellikle, Kazakistan bayagi önemli gruplari Antalya’ya yönlendirdiler. Hatiri sayilir Kazak turisti de su anda Antalya’da agirliyoruz. Tabii, hedeflere ulasmak için tüm pazarlarimizin açilmasi gerekiyor” dedi.
Antalya’nin dünya turizm pazari düsünüldügünde dünyanin iyi hizmetini veren bir Turizm destinasyonu oldugunu söyleyen Alkaya, “Biz çok iyi bir turizm ülkesiyiz. Ürün ve hizmet kalitesinde ulastigimiz nokta ile bunu tescil ettik. Özellikle de turizmin baskenti Antalya bir taraftan ’fiyat/hizmet’ performansinda son yillarda adeta rakip tanimazken diger taraftan daha nitelikli bir turizm yapabilmenin yollarini da aramayi sürdürüyor. O halde bizi gerçekten çok yoran bu talihsiz süreçten olabildigince tez zamanda kurtulup turizm hareketimizi bir sekilde baslatabilmekten öte bir çaremiz yoktur. Bunun için ise Portekiz örneginde oldugu üzere yapmamiz gereken seyler bellidir. Söyledigimiz gibi pasta küçülmüs ama pay alabilme mücadelesi aksine çok büyümüstür. Zaten öteden beri bizim aldigimiz pay da gözü olanlara simdi salgindaki durumumuzu bir firsata çevirme sansini vermemeliyiz" dedi.
