Bakan Varank, YÖK Arastirma Üniversiteleri Toplantisi'nda Konustu Açiklamasi

'Son 5 yilda üniversitelerimizde yürütülen 10 binin üzerinde projeye yaklasik 3 milyar lira destek verdik. Bu desteklerin yüzde 47’si arastirma ve aday arastirma üniversitelerimize saglandi' 'Artik üniversitelerin tek tip teorik egitimler verilen izole yapilar olma dönemi bitmistir. Bizim üniversitelerimizin de tekdüzelikten uzaklasmasi ve bir misyon farklilasmasina gitmesi büyük önem arz ediyor' 'Bu yil hazirladigimiz Üniversite Yetkinlik Analiz Raporu, tam da bu amaca hizmet ediyor. 162 üniversitenin 131 alandaki yetkinliginin degerlendirildigi raporda kapsamli bir yetkinlik haritasi olusturduk'

Sanayi ve Teknoloji Bakani Mustafa Varank, son 5 yilda üniversitelerde yürütülen 10 binin üzerinde projeye yaklasik 3 milyar lira destek verdiklerini belirterek, "Bu desteklerin yüzde 47’si arastirma ve aday arastirma üniversitelerimize saglandi." dedi.

Bakan Varank, Yüksek Ögretim Kurulu (YÖK) Arastirma Üniversiteleri Toplantisi'nda yaptigi konusmada, bilginin ve teknolojinin üretildigi, nitelikli insan kaynaginin yetistigi üniversitelerin, Türkiye'nin gelisip kalkinmasinda hayati bir role sahip oldugunu belirtti.

Göreve geldiklerinden bu yana üniversitelerin gelisimini hizlandiracak çok önemli atilimlar yaptiklarini ifade eden Varank, Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan'in liderliginde yüksek ögretim alaninda büyük reformlara imza attiklarini söyledi.

Küresel rekabetin bugün ulastigi noktada, üniversitelerin artan katkisinin bir beklentiden ziyade bir zorunluluk halini aldigina dikkati çeken Varank, 21. Yüzyil'da ekonomilerin çok karmasik sorunlarla sinandigina isaret etti.

Varank, salgin hastaliklardan iklim degisikligine, enerji ve gida arz güvenliginden dijitallesmeye kadar birçok alanda büyük sorun ve ihtiyaçlarin yenilikçi çözümler gerektirdigini vurgulayarak, söyle konustu:

"Iste bu noktada, basta üniversiteler olmak üzere tüm arastirma kurumlarina toplumun inovasyon ihtiyacini karsilamak adina önemli görevler düsüyor. Ancak geleneksel anlayislarin bu kompleks sorunlara çözüm üretemeyecegi de bir gerçek olarak karsimizda. Bu nedenle yüksek ögretim sisteminin dünya genelinde büyük bir dönüsüm içinde oldugunu gözleyebiliyoruz. Artik üniversitelerin tek tip teorik egitimler verilen izole yapilar olma dönemi bitmistir. Tam tersine bu kurumlar, belli alanlara odaklanarak çevrelerindeki ekonomik ve sosyal hayatla daha fazla iç içe oluyor ve birçok yenilige öncülük ediyor. Hal böyle olunca, bizim üniversitelerimizin de tekdüzelikten uzaklasmasi ve bir misyon farklilasmasina gitmesi büyük önem arz ediyor."

Varank, Bakanlik olarak TÜBITAK’la birlikte strateji belirleme ve destek saglama basta olmak üzere birçok özel politika tasarlayip uyguladiklarini belirterek, "Bu yil hazirladigimiz Üniversite Yetkinlik Analiz Raporu tam da bu amaca hizmet ediyor. 162 üniversitenin 131 alandaki yetkinliginin degerlendirildigi raporda, kapsamli bir yetkinlik haritasi olusturduk. Böylece üniversitelerin odaklanabilecegi alanlar konusunda yol gösteriyor, birbirleriyle ve sanayiyle gelistirebilecekleri is birliklerine ortam sagliyoruz." dedi.

Bunun yaninda, "arastirma ve aday arastirma üniversitelerinin" performans degerlendirmelerini yaparak gelisimlerini takip ettiklerini dile getiren Varank, dünyadaki referans göstergeleri ve Türkiye'nin ihtiyaçlarini göz önünde bulundurarak olusturduklari veri setleriyle bu degerlendirmeleri çok hassas bir sekilde yaptiklarini söyledi. Varank, "4 yil boyunca TÜBITAK vasitasiyla gerçeklestirdigimiz degerlendirmeler, elde edilen tecrübeler sonunda bu yil YÖK tarafindan gerçeklestirildi. Ihtiyaç halinde sürece yine daha fazla katki sunmaya hazir oldugumuzu bilmenizi temenni ediyorum." ifadelerini kullandi.

- Son 5 yilda üniversitelerdeki projelere 3 milyar lira destek

Bakan Varank, Milli Teknoloji Hamlesi vizyonunun, yeni dönemdeki sanayi ve teknoloji politikalarinin yol haritasini olusturduguna isaret ederek, "Cumhurbaskanimiz öncülügünde olusturdugumuz bu vizyonla ülkemizi kritik teknolojilerin pazari degil, üreticisi konumuna getirmekte kararliyiz. Yüksek teknoloji, girisimcilik ve beseri sermaye bu vizyonu gerçeklestirebilmenin sifreleri. Üniversitelerimiz tüm bu alanlarin ana aktörlerinden biri." diye konustu.

Bakanlik olarak üniversitelere ve arastirmacilara çok önemli destekler sagladiklarini vurgulayan Varank, "Son 5 yilda üniversitelerimizde yürütülen 10 binin üzerinde projeye yaklasik 3 milyar lira destek verdik. Bu desteklerin yüzde 47’si arastirma ve aday arastirma üniversitelerimize saglandi." dedi.

- "Uluslararasi Lider Arastirmacilar Programi ile 127 arastirmaciyi ekosistemimize dahil ettik"

Varank, Üniversite-Sanayi Isbirligi Programi'yla üniversitedeki bilginin sanayiye aktarilmasini, yeni ürün veya sürece dönüstürülerek ticarilestirilmesini sagladiklarinin altini çizerek, "Üniversitelerdeki bilginin ticarilesmesini kolaylastiran teknoloji transfer ofislerini destekliyoruz. Sanayi Doktora Programi'yla sanayi kuruluslarinda daha fazla arastirmaci istihdam edilmesini tesvik ediyoruz. Bu programdan faydalanan doktora ögrencisi sayisi bugün itibariyla 1162’ye ulasti." diye konusu.

Diger taraftan, Uluslararasi Lider Arastirmacilar Programi ile dünyanin dört bir yanindaki alaninin en iyisi bilim insanlarini Türkiye'ye çektiklerini belirten Varank, sunlari kaydetti:

"Programin ilk çagrisi ile 21 farkli ülkeden 127 arastirmacinin ekosistemimize dahil edilmesini sagladik. Bu bilim insanlarinin 58'i arastirma üniversiteleri tarafindan desteklendi. Bu arastirmacilarin üniversitelerde çalismasi bizim için önemli ama daha da önemlisi her biri en az 5 lisansüstü ögrencisini yürüttükleri projelerde yetistiriyor. Yani hem teknoloji gelistiriyor hem de bu programla insan kaynagi yetistirmis oluyoruz. Biz maalesef bu konuya verdigimiz ehemmiyetin üniversitelerimizden yeterince karsilik bulmadigini zaman zaman görebiliyoruz. Büyük zahmet ve yatirimlarla getirdigimiz bu arastirmacilarin, üniversitelerimizce çözülmesi gereken, inanin zor olmayan talepleri var. Özellikle rektörlerimizden bu konuya özel ihtimam göstermelerini istirham ediyorum."

Varank, üniversitelerin de yurt disindan Türkiye'ye kazandirmak istedikleri bilim insanlari için destek talebinde bulunmalarini beklediklerini dile getirerek, "Bu noktada üniversitelerimizin öncü olmasini tercih ediyoruz." dedi.

Insan kaynagina yönelik uyguladiklari bir diger önemli destegin de Stajyer Arastirmaci Burs Programi (STAR) olduguna dikkati çeken Varank, bu program ile lisans seviyesindeki ögrencilerin arastirma ekosistemine dogrudan dahil olmasini sagladiklarini söyledi.

Varank, ayrica, nobel ödüllü bilim insani Aziz Sancar adina doktora sonrasi arastirma bursu programi baslattiklarini animsatarak, genç bilim insanlarini Sancar'in bizzat seçecegini ve kendi laboratuvarinda çalisacagini kaydetti. Yil basindan itibaren baslayacak programin seçilen arastirmacilar için çok kiymetli bir deneyim olacagina isaret eden Varank, bu yil 199 üniversiteden 12 bin arastirmacinin 10 binin üzerindeki makalesine maddi destek verdiklerini, bu makalelerden bazilarinin dünyanin önde gelen dergilerinde yayimlandigini vurguladi.

Bakan Varank, üniversitelere sagladiklari en önemli imkanlardan birinin de platform ve ag destekleri oldugunun altini çizerek, "Fotovoltaik teknolojilerden 3 boyutlu yazicilara, asi gelistirilmesinden kanser terapilerine kadar kritik alanlarda destekledigimiz bu platformlarin koordinasyonunu arastirma üniversitelerimiz yapiyor. 66 milyon liraya kadar fon ayirdigimiz platformlarda esnek bir proje ve bütçe yönetimi olusturduk. Mevcut proje ortaklari degisebiliyor, baslangiçta yer almayan yeni ortaklar, yeni projelerle sürece dahil olabiliyor. Böylece arastirmacilarimiz sonuca odaklasin, bürokrasinin koridorlarinda enerjilerini tüketmesin istiyoruz." ifadelerini kullandi.

Bunun en güzel uygulama örnegini yeni tip koronavirüs (Kovid-19) döneminde yasadiklarini dile getiren Varank, Bakanlik himayesinde, TÜBITAK koordinasyonunda olusturulan "COVID-19 Türkiye Platformu" çatisi altinda asi ve ilaç gelistirme alanindaki 17 projenin desteklendigini kaydetti.

Özellikle salgin döneminde bu program vasitasiyla ortak arastirma altyapisi, tedarik zinciri, insan kaynagi, klinik çalisma süreçlerinin siki bir koordinasyon içinde yürütüldügünü anlatan Varank, "Esasinda bu destek programimiz vasitasiyla tesbihte hata olmaz, tematik mini TÜBITAK’lar olusturuyoruz. Bu yapinin yönetisimi de arastirma üniversitelerimiz gerçeklestiriyor. Bu sekilde ülkemizde Ar-Ge süreçlerinin kurumsal dönüsümüne de katki sagliyoruz." diye konustu.

Bakan Varank, 19 yildir yürüttükleri tüm çalismalari veriye dayanan bilimsel temelli bir anlayisla sürdürdüklerini aktararak, "Önümüzdeki dönemde de en büyük paydasimiz olan, bilginin merkezi üniversitelerimizin gelisimi için yogun çaba gösterecegiz. Yüksek ögretim sistemimizi bölgemizin ve dünyanin çekim merkezlerinden biri haline getirmek için çalisacagiz. Eldeki bilgi birikimini en verimli sekilde ekonomiye aktararak teknolojik gelisimimizi siz degerli bilim insanlarinin ve gençlerimizin öncülügünde devam ettirecegiz." degerlendirmesinde bulundu.

Varank, YÖK ile siki bir koordinasyon içerisinde çalismalarini sürdürdüklerini dile getirerek, "Önümüzdeki dönemde YÖK ile birlikte Türkiye'de iki ana dal olan hem bölgesel kalkinma hem de arastirma üniversitelerini daha iyi noktalara tasimak, bilim insanlarinin önünü açmak, üniversiteleri daha fazla cazibe merkezi haline getirmek için çalismalarimizi devam ettiriyoruz." dedi.
Kaynak: AA