Emine Erdogan, BM-HABITAT'in 4 Ekim Dünya Habitat Günü Kutlama Etkinligine Video Mesaj Gönderdi

Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan’in esi Emine Erdogan, "Bugün yüzde 55 oraninda olan kentli nüfusun, 2050’lerde yüzde70’lere çikacagi öngörüsü, karbon emisyonunun azaltilmasi yolunda acil çözümlerin gerekliligine isaret ediyor. Dünyanin gelecegini tehdit eden bu büyük mesele karsisinda, ülkelerin tek basina hareket etmesi yetmiyor. Küresel bir eylem planinin, ivedilikle hayata geçmesi gerekiyor" dedi.

Emine Erdogan, BM-HABITAT'in 4 Ekim Dünya Habitat Günü Kutlama Etkinligine Video Mesaj Gönderdi
Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan’in esi Emine Erdogan, BM-HABITAT Icra Direktörü Maimunah Mohd Sharif’in daveti üzerine Kamerun’un Baskenti Yaounde’de gerçeklestirilen 4 Ekim Dünya Habitat Günü kutlama etkinliginin açilis bölümüne video mesajla katildi.

Konusmasina 4 Ekim Dünya Habitat Günü’nü kutlayarak baslayan Emine Erdogan, 1996’da, Istanbul’un Habitat 2’e ev sahipligi yaptigini ve bu etkinligin küresel çapta ses getirdigini hatirlatti.

Kasim ayinda Glasgow’da yapilacak COP26 toplantisinda ise Dünya Habitat Günü kutlama etkinliginin bu yilki temasi olan "karbonsuz bir dünya için sehir eyleminin hizlandirilmasi" çagrisinin, etkin bir global hareket olacagina olan inancini ifade eden Emine Erdogan, söyle konustu:

"Çevre raporlari, iklim degisikliginin insan kaynakli oldugu konusunda büyük bir alarm veriyor. Artan sehirlesme, sürdürülebilir olmayan üretim ve tüketim modelleri, karbon ayak izimizin oranini ne yazik ki her geçen gün artiriyor. Bugün yüzde 55 oraninda olan kentli nüfusun, 2050’lerde yüzde70’lere çikacagi öngörüsü, karbon emisyonunun azaltilmasi yolunda acil çözümlerin gerekliligine isaret ediyor. Dünyanin gelecegini tehdit eden bu büyük mesele karsisinda, ülkelerin tek basina hareket etmesi yetmiyor. Küresel bir eylem planinin, ivedilikle hayata geçmesi gerekiyor. Yarin çok geç olabilir. Küresel isinma ile ilgili gidisata yön verecek son nesil oldugumuzu unutmamaliyiz. Yesil enerji, döngüsel ekonomi, temiz teknoloji gibi çözüm metotlarini aktif hale getirmeliyiz. Sehirlerimizi çevre dostu bir bilinçle yönetmeli ve tasarlamaliyiz."

"BIZI ÇEVRE ILE YENIDEN DOST KILACAK BIR ZIHINSEL DÖNÜSÜME IHTIYACIMIZ VAR"

Emine Erdogan, Türkiye olarak 2017’den bu yana ulusal çapta Sifir Atik projesi baslattiklarini hatirlatarak, önce kamu kurumlarinda baslayan atik ayristirma çalismalarinin, dalga dalga topluma yayildigini ve önemli kazanimlar elde ettiklerini anlatti.

"Sifir Atik Mavi" kapsaminda ise deniz temizligini derinlestirdiklerin, sanatçilarin da farkindalik çalismalarina destek verdigini belirten Emine Erdogan, "Küresel çapta da hükümetimizle, sivil toplumumuzla, is dünyamizla iklim degisikliginin etkilerini azaltacak her türlü çevre çalismasi için elbirligi yapmaya haziriz. Son Birlesmis Milletler Genel Kurulu’nda, Sayin Cumhurbaskanimizin ifade ettigi üzere, Paris Anlasmasi da meclisimizde oylamaya sunulacak. Çevre ve iklim krizi, elbette hükümetlerin, uluslararasi organizasyonlarin oldugu gibi bireylerin de sorumlulugunda bir konu. Zira, bu mesele ancak bireysel davranislarin degismesi ile köklü çözüme kavusabilir. Bizi çevre ile yeniden dost kilacak bir zihinsel dönüsüme ihtiyacimiz var. Çevrenin bize verilmis bir emanet oldugunu hiç unutmadan, bireyden endüstriye uzanan bir bilinç hareketi gerçeklestirmeliyiz" ifadelerini kullandi.

"ÜRETIMINDEN TÜKETIMINE KADAR HER BILINÇSIZ ADIM, ÇEVRE FELAKETINI KAÇINILMAZ KILIYOR"

Tekstil sektörünün çevre konusunda karnesinin zayif olduguna dikkat çeken Emine Erdogan, "Karbon emisyonunun yüzde 10’unu tek basina üretiyor. Yani, uluslararasi uçuslarin ürettiginden daha fazla. Su kaynaklarinin kullaniminda da en büyük ikinci tüketici durumunda. Sadece bir kot pantolonun üretilmesi için 10,8 litre su kullaniliyor. Bütün bunlara karsilik, her yil üretilen tekstil ürünlerinin yüzde 85’i çöpe gidiyor. Ürünlerin her yikanisinda yilda 500 bin ton mikro fiber, yeryüzü sularina karisiyor. Bu, 50 milyar plastik sise demek. Mikro plastiklerin dogada kaybolmadigini hepimiz biliyoruz. Baliklarin dahi bu döngüden etkilendigi görülüyor; yani soframiza kadar geliyor. Hulasa üretiminden tüketimine kadar her bilinçsiz adim, çevre felaketini kaçinilmaz kiliyor" ifadelerini kullandi.

(Hülya Keklik/IHA)
Kaynak: İHA