Prof. Dr. Demir'den Alp Er Tunga'nin Mezarina Iliskin Açiklama Açiklamasi
'Mezarin yerini açiklamak, simdilik güvenlik sebebiyle mümkün degil. Ben elimdeki verilerin tamamini Özbekistan devletine aktardim. Dosya, su anda Özbekistan Cumhurbaskaninin ve ilgili bakanliklarin önünde' 'Olumsuz durumlarla karsilastim, erken açikladigim için güvenlik sorunlari çikti. O yüzden simdilik açiklamiyoruz. Özbekistan devletinin bize verecegi talimatla veya bizi yönlendirmesiyle ileride mezarin yerini açiklamis olacagiz'
Gazi Üniversitesi Ögretim Üyesi Prof. Dr. Necati Demir, Alp Er Tunga'nin mezar yerinin bulunmasina iliskin, güvenlik sebebiyle yerini açiklayamayacagini, elindeki verilerin tamamini Özbekistan devletine aktardigini bildirdi.
Sosyal medya hesabindan, "Türklügün ortak atasi Alp Er Tunga'nin mezari tarafimca bulunmustur" seklinde paylasim yapan Prof. Dr. Demir, Gazi Üniversitesinde, basin mensuplarina açiklamalarda bulundu.
Alp Er Tunga'nin, milattan önce 700'lü yillarda yasadigi düsünülen bir Türk kagani oldugunu belirten Demir, "Efsane mi, gerçek bir sahsiyet mi? Kesinlikle tarihi bir kisilige sahip oldugunu düsünüyorum." dedi.
Divan-i Lügat-it Türk'te, "Alp Er Tunga öldü mü? Issiz acun kaldi mi?" seklinde bir agit oldugunu söyleyen Demir, "Yasayan bir insan için 'efsanevi kisi' denmez, yasamayan bir kisi için de agit yakilmaz." diye konustu.
Iran'da Alp Er Tunga'ya "Afrasiyap" denildigini ve Özbekistan'da bu isimde, 1222'de Cengiz Han tarafindan harap edilmis bir sehir bulundugunu anlatan Demir, Alp Er Tunga'nin kurdugu düsünülen bu sehirde Rus arkeologlarin kazi yaptigini ve bulunan materyallerin de Semerkand'da insa edilen Afrasiyap Müzesi'nde sergilendigini dile getirdi.
Alp Er Tunga hakkinda bugüne kadar dikkatli ve detayli bir çalisma yapilmadigini belirten Demir, Türk destanlarinin tamamini yayinlamaya çalistigini, bu çalismasi sirasinda da Alp Er Tunga'nin, Türk tarihinde çok önemli bir noktada bulunan, önemli bir sahsiyet oldugunu anladigini ifade etti.
- "25 yildir veri topluyorum"
Demir, konuya iliskin yaklasik 25 yildir veri topladigini, büyük bir arsivinin olustugunu dile getirerek, Alp Er Tunga destaninin 3 nüshasini buldugunu ve üzerinde çalistigini aktardi.
Yaptigi çalismalarla Alp Er Tunga'nin yasadigi yer ve neler yaptigina iliskin bilgileri elde etmesinin ardindan alan arastirmasi yapmak üzere Özbekistan'a gittigini anlatan Demir, sunlari kaydetti:
"Özbekistan'da Iran-Turan siniri var, bu sinir Ceyhun Irmagi. Ceyhun Irmagi'nin bati tarafi Iran topragi, dogu tarafi ise Turan topragi yani, Türk ile Iran siniri. Oradan basladim alan arastirmasi yapmaya, sonra Buhara'ya geçtim. Buharali bir yazarimiz var, Sogd kökenli Narsahi diye bir yazar. 942'de bir kitap yazar. Orada, Alp Er Tunga'nin Buhara sehrini kurdugunu, orada yasadigini ve öldügünü, mezarinin da orada oldugundan bahseder. Baska kaynaklar da onun mezarinin Buhara'da oldugunu söyler. Eldeki kaynaklarin bazilari, mezarin aslinda direkt nerede oldugunu söylüyor. Bunu güvenlik açisindan söyleyemiyorum simdi. Çok da sikinti çekmeden ben gidip mezarin yerini bulabildim. Bir kümbet bu, kümbet seklinde, Iskitler ve Sakalar döneminde mezarlar kümbet seklinde yapiliyordu, kümbet seklinde mezar hemen sehrin yaninda yer almakta."
Kendisinden mezarin yerini açiklamasinin beklendigini söyleyen Demir, "Mezarin yerini açiklamak simdilik güvenlik sebebiyle mümkün degil. Ben elimdeki verilerin tamamini Özbekistan devletine aktardim. Su anda Özbekistan Cumhurbaskanin ve ilgili bakanliklarin önünde dosya. Dolayisiyla güvenlik sebebiyle açiklayamiyorum, olumsuz durumlarla karsilastim, erken açikladigim için güvenlik sorunlari çikti. O yüzden simdilik açiklamiyoruz. Özbekistan devletinin bize verecegi talimatla veya bizi yönlendirmesiyle ileride mezarin yerini açiklamis olacagiz." dedi.
Prof. Dr. Necati Demir, bölgeye çok büyük bir türbe mezar veya müze mezar yapilmasini teklif edecegini belirterek, mezarin üzerinde herhangi bir sey yazmadigini, bu durumun Iskit dönemi mezarlarinin ortak özelligi oldugunu dile getirdi.
Kaynaklarda mezarin nasil tarif edildigi konusuna da deginen Demir, "Arap ve Fars kaynaklarinda bir evliyadan ve o evliyanin mezarinin yakininda bir yerde oldugundan bahsediliyor. Ben de elimde önceden hazirladigim haritalarla o evliyanin yerini belirledim, o evliyanin yerinden hareketle buldum." diye konustu.
Kaynak: AA
Sosyal medya hesabindan, "Türklügün ortak atasi Alp Er Tunga'nin mezari tarafimca bulunmustur" seklinde paylasim yapan Prof. Dr. Demir, Gazi Üniversitesinde, basin mensuplarina açiklamalarda bulundu.
Alp Er Tunga'nin, milattan önce 700'lü yillarda yasadigi düsünülen bir Türk kagani oldugunu belirten Demir, "Efsane mi, gerçek bir sahsiyet mi? Kesinlikle tarihi bir kisilige sahip oldugunu düsünüyorum." dedi.
Divan-i Lügat-it Türk'te, "Alp Er Tunga öldü mü? Issiz acun kaldi mi?" seklinde bir agit oldugunu söyleyen Demir, "Yasayan bir insan için 'efsanevi kisi' denmez, yasamayan bir kisi için de agit yakilmaz." diye konustu.
Iran'da Alp Er Tunga'ya "Afrasiyap" denildigini ve Özbekistan'da bu isimde, 1222'de Cengiz Han tarafindan harap edilmis bir sehir bulundugunu anlatan Demir, Alp Er Tunga'nin kurdugu düsünülen bu sehirde Rus arkeologlarin kazi yaptigini ve bulunan materyallerin de Semerkand'da insa edilen Afrasiyap Müzesi'nde sergilendigini dile getirdi.
Alp Er Tunga hakkinda bugüne kadar dikkatli ve detayli bir çalisma yapilmadigini belirten Demir, Türk destanlarinin tamamini yayinlamaya çalistigini, bu çalismasi sirasinda da Alp Er Tunga'nin, Türk tarihinde çok önemli bir noktada bulunan, önemli bir sahsiyet oldugunu anladigini ifade etti.
- "25 yildir veri topluyorum"
Demir, konuya iliskin yaklasik 25 yildir veri topladigini, büyük bir arsivinin olustugunu dile getirerek, Alp Er Tunga destaninin 3 nüshasini buldugunu ve üzerinde çalistigini aktardi.
Yaptigi çalismalarla Alp Er Tunga'nin yasadigi yer ve neler yaptigina iliskin bilgileri elde etmesinin ardindan alan arastirmasi yapmak üzere Özbekistan'a gittigini anlatan Demir, sunlari kaydetti:
"Özbekistan'da Iran-Turan siniri var, bu sinir Ceyhun Irmagi. Ceyhun Irmagi'nin bati tarafi Iran topragi, dogu tarafi ise Turan topragi yani, Türk ile Iran siniri. Oradan basladim alan arastirmasi yapmaya, sonra Buhara'ya geçtim. Buharali bir yazarimiz var, Sogd kökenli Narsahi diye bir yazar. 942'de bir kitap yazar. Orada, Alp Er Tunga'nin Buhara sehrini kurdugunu, orada yasadigini ve öldügünü, mezarinin da orada oldugundan bahseder. Baska kaynaklar da onun mezarinin Buhara'da oldugunu söyler. Eldeki kaynaklarin bazilari, mezarin aslinda direkt nerede oldugunu söylüyor. Bunu güvenlik açisindan söyleyemiyorum simdi. Çok da sikinti çekmeden ben gidip mezarin yerini bulabildim. Bir kümbet bu, kümbet seklinde, Iskitler ve Sakalar döneminde mezarlar kümbet seklinde yapiliyordu, kümbet seklinde mezar hemen sehrin yaninda yer almakta."
Kendisinden mezarin yerini açiklamasinin beklendigini söyleyen Demir, "Mezarin yerini açiklamak simdilik güvenlik sebebiyle mümkün degil. Ben elimdeki verilerin tamamini Özbekistan devletine aktardim. Su anda Özbekistan Cumhurbaskanin ve ilgili bakanliklarin önünde dosya. Dolayisiyla güvenlik sebebiyle açiklayamiyorum, olumsuz durumlarla karsilastim, erken açikladigim için güvenlik sorunlari çikti. O yüzden simdilik açiklamiyoruz. Özbekistan devletinin bize verecegi talimatla veya bizi yönlendirmesiyle ileride mezarin yerini açiklamis olacagiz." dedi.
Prof. Dr. Necati Demir, bölgeye çok büyük bir türbe mezar veya müze mezar yapilmasini teklif edecegini belirterek, mezarin üzerinde herhangi bir sey yazmadigini, bu durumun Iskit dönemi mezarlarinin ortak özelligi oldugunu dile getirdi.
Kaynaklarda mezarin nasil tarif edildigi konusuna da deginen Demir, "Arap ve Fars kaynaklarinda bir evliyadan ve o evliyanin mezarinin yakininda bir yerde oldugundan bahsediliyor. Ben de elimde önceden hazirladigim haritalarla o evliyanin yerini belirledim, o evliyanin yerinden hareketle buldum." diye konustu.
