'Tavşan Dudak' Hastalığının Tedavisi Mümkün
Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Fatih Söylemez, Türkiye’de yaklaşık her bin doğumda 1 sıklıkta görülen ‘tavşan dudak’ hastalığının, uygun zamanda ve uygun cerrahi tekniklerle başarılı şekilde tedavi edilebildiğini söyledi.

“Bin doğumdan 1’ inde tavşan dudak hastalığı görülüyor”
Yarık dudağa halk arasında ‘tavşan dudak’ hastalığı olarak da denildiğini hatırlatan Opr. Dr. Söylemez, “Türkiye’de yaklaşık her bin doğumda 1 sıklıkta görülen ve aileleri derin bir üzüntüye sevk eden bu durum, uygun zamanda ve uygun cerrahi tekniklerle başarılı şekilde tedavi edilebilmektedir” şeklinde konuştu.
“Bebek 3-6 aylık olduğunda dudak yarığı ameliyatı yapılır"
Dudak ve yanak ameliyatı için en uygun zamanın bebeğin konuşmaya başlamadan önce ki dönem olduğunu ifade eden Op. Dr. Söylemez, “Bebek 3-6 aylık olduğunda dudak yarığı ameliyatı yapılır. Damak yarığı onarımı için en ideal zamanlama ise bebeğin 9 ayını doldurduktan sonra yani konuşmaya başlamadan önceki dönemdir” diye konuştu.
Tavşan dudak hastalığının tedavisi hakkında ve psikolojik yönüyle ilgili açıklamalarda bulunan Op. Dr. Söylemez, "Doğuştan damak-dudak yarığı ameliyatları genel anestezi altında yapılır ve yaklaşık 1 saat kadar süren ameliyatlardır. Özellik arz eden ve ileri teknik gerektiren bu ameliyatlar plastik cerrahinin ilgi alanına girer. Bebek 3 aylık ve 5 kilo üzerinde olduğunda genel anestezi altında yapılır. Ameliyatta dudak yarığının özelliğine bağlı olarak, yarığın iki kenarında dokular yaklaştırılarak dudak ve damak bütünlüğü sağlanmaktadır. Ancak dudak yarığı ameliyatı klasik bir dikiş gibi düşünülmemeli, mutlaka tecrübeli bir plastik cerrahi uzmanı tarafından yapılmalıdır. Çünkü milimetrik hesaplamalar dudak yarığı ameliyatında başarıyı çok etkilemektedir. Damak yarıklarında konuşma ile ilgili sorunlar, yarık dudaklarda ise görüntüyle ilgili sorunlar ön plandadır. Bu hastalarda konuşma sorunları nedeniyle hırçınlık, içe kapanıklık, çekingenlik, öz güven zayıflığı oluşmakta, sonuçta okulda başarısızlık ve sosyal uyum problemleri görülmektedir. Günümüzde yüksek çözünürlükle akıllı telefonların yaygınlaşması ve self kültürünün oluşması, özellikle gençlerin yüzlerindeki dikkat çeken izleri konusunda kaygılarının çok artmasına ve daha ileri psikolojik sorunlar noktasına götürmektedir. Bu nedenle fonksiyonu kazanmaya ve izi azaltmaya yönelik başarılı işlemler, sonraki yıllarda hastaların kendilerine öz güvenlerini sağlamak için çok faydalı olmaktadır" ifadelerini kullandı.
