Yeşilboğaz Açıklaması 'Hayvanların Da Nefes Aldığı Unutulmamalı'

MERSİN – İçel Barosu, 4 Ekim Dünya Hayvan Hakları Gününde hayvanları unutmadı. Baro Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, hayvan haklarının korunup yasalarla güvence altına alınması gerektiğini belirterek, “Bu dünya yalnız bizim değil. Hayvanların da nefes aldığı unutulmamalı” dedi.

Yeşilboğaz Açıklaması 'Hayvanların Da Nefes Aldığı Unutulmamalı'
İçel Barosu Başkanı Yeşilboğaz, İçel Barosu Hayvan Hakları Komisyonu ile birlikte 4 Ekim Dünya Hayvan Hakları Günü dolayısıyla açıklama yaptı. Hayvan Hakları Komisyonu Başkanı Av. Ahmet Orçun Özekenci, Yönetim Kurulu üyeleri ve avukatların katılımıyla İçel Baro Odasında gerçekleştirilen açıklamada, hayvan haklarına bir kez daha dikkat çekildi.

“Hayvanlara yapılan şiddet arttı”

Yeşilboğaz, yok sayılan hayvan haklarını yeniden hatırlatıp, haklarının korunup yasalarla güvence altına alınması gerektiğine bir kez daha dikkat çekmek istediklerini ifade ederek, “Bu dünya yalnız bizim değil. Hayvanların da nefes aldığı unutulmamalı” diye konuştu.

Hayvanların, dünyayı birlikte paylaştığımız, doğanın dengesinin korunmasını sağlayan ve bizler gibi yaşam hakkı olan varlıklar olduğunu söyleyen Yeşilboğaz, “Ancak, son zamanlarda hayvanlara yapılan şiddet, toplumsal şiddetle birlikte artış göstermektedir ve hayvanlara karşı yapılan şiddet maalesef cezasız bırakılmaktadır. 2018 yılı itibariyle hayvana yönelik kötü muamele, şiddet, cinsel istismar ile hayvanı aç ve susuz bırakmanın, kısacası hayvana kötü muamelenin cezası sadece 625 lira idari para cezası olmuştur. Bu ceza ödenmediği takdirde, faillerine hiçbir yaptırım da uygulanmıyor. Bu da apayrı bir sorun teşkil etmektedir. Türkiye’de hayvana yapılan şiddetin bu kadar fazla olmasının nedeni, verilen cezaların caydırıcı olmamasıdır. Avrupa ülkelerinde hayvana kötü muamele, işkence, hayvan dövüşlerinde kişiye caydırıcı para ve hapis cezası verilirken, ülkemizdeki hayvan haklarını düzenleyen 5199 sayılı Hayvan Haklarını Koruma Kanunu, hayvanları koruma konusunda oldukça yetersiz. Örneğin, sahipli hayvanların öldürülmesinin yaptırımı hapis cezası iken, sokak hayvanları için idari yaptırım öngörülmüş olması, Hayvanları Koruma Kanunundaki düzenlemeye açıkça aykırıdır. Bu noktada canlılar arasında ayrım yapılmaktadır. Bu durum açıkça eşitlik ilkesinin ihlalidir” ifadelerini kullandı.

“Belediyeler de ceza kapsamına alınmalı”

Türkiye’de birçok barınağın içler acısı durumda olduğunu da vurgulayan Yeşilboğaz, “Hayvanları Koruma Kanun Tasarısında sadece şahıslara ceza var. Belediyelere ceza yok. Her belediyenin veteriner gözetiminde, hayvanların aşı, tedavi, kısırlaştırma ve küpeleme gibi ihtiyaçlarının karşılanacağı, uluslararası standartlara uygun barınaklar oluşturması yasa gereğidir. Hayvanları vuran, öldüren, canlı canlı gömen, barınaklarda hayvanlara hukuka uygun yaşam standardı sağlamayan, dilekçeleri ve sözlü görüşmeleri dikkate almayan belediyeler de ceza kapsamına alınmalı” şeklinde konuştu.



“Yeni düzenlemeler yapılması şart”

BM Hayvan Hakları Evrensel Bildirisi ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle bu alanda çalışma yapan örgütlerin talepleri doğrultusunda yeni düzenlemeler yapılmasının şart olduğunu dile getiren Yeşilboğaz, şöyle devam etti: “Hazırlanacak kanun tasarısı ve teklifinin, baroların, sivil toplum kuruluşlarının ve meslek örgütlerinin görüşleri alınarak, hayvanları gerçekten koruyacak şekilde yapılmasını talep ediyoruz. Biz avukatlar sadece insan haklarının değil, bütün canlıların hak savunucusuyuz. Nefes alan her canlı yaşama ve korunma hakkına sahiptir.”

İçel Barosu Hayvan Hakları Komisyonu olarak, ilgili kurumlarla işbirliği içerisinde, sokak hayvanlarının iyi koşullarda yaşam hakkını sağlamak için çalıştıklarını kaydeden Yeşilboğaz, komisyon üyelerinin belirli periyotlarda barınakları ziyaret ederek, gördükleri eksikliklerin tamamlanmasını talep ettiklerini söyledi.

Yeşilboğaz, “Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi uygulanmalı, hayvan hakları da insan hakları gibi yasayla korunmalıdır. Hiçbir canlı alması gereken hizmetten, yardımdan, bakımdan muhtaç bırakılamaz, bırakılmamalı. İnsan olmanın ayrıcalığı ve üstünlüğü ile bizlerin bakım ve şefkatine muhtaç hayvanlara hakkı olan hizmeti mutlaka vermeliyiz, yaşam haklarını korumalıyız. Bu bir insanlık görevidir. Dilsiz hayvanların sesi olmak, başta devlet olmak üzere, herkesin görevidir. Hayvanların da nefes aldığının unutulmamasını diliyor, hayvanlarına huzur vermeyen toplumların da huzur bulmayacağının bilincine varılmasını ümit ediyorum” dedi.

Kaynak: İHA