Uzman Sosyal Pedagog - Psikolog Hanım Demirbaş Açıklaması 'Çocuklarınızı Polisle Korkutmayın'
Uzman Sosyal Pedagog-Psikolog Hanım Demirbaş, son günlerde meydana gelen çocuklara karşı cinsel istismar konusu ile ilgili olarak; "Evde dayağa alışmış, ürkek çocukları kurban olarak seçiyorlar. Çocuklarımızı polisle korkutmayalım hiçbir şekilde. Korktuğu zaman onlara başvuracağını öğretelim. Bunun içine doktorlar, terapistler de giriyor" dedi.

"Her ailenin terapisti olmalı"
Çocuk istismarı gerçekleştiren kişilerin çoğunun evli bireyler olduğuna dikkat çeken Demirbaş; bu tür konularda eğitim ve seminerlerin tam anlamıyla çözüm olmadığını, her ailenin terapisti olması gerektiğini vurguladı. Demirbaş konuşmasını şöyle sürdürdü;
"Bunun nedenleri mutlu bir evlilik olmayabilir, kendisini daha fazla bastıramıyor olabilir. Durumlara bakarsak artık geçmişten gelen sorunları daha fazla bastırdıkları için artık Türkiye bu gibi olumsuz travmatik olaylarla dolup taşıyor. Yani gündem, cinnete, cinayetlere, tacize, tecavüze yani hepsi. Artık burada yapılabilecek en önemli nokta seminerler değil, burada eğitimler değil artık en büyük eksik öncelikle her aile örneğin evlendikten sonra veya evli çiftlere mutlaka her koşulda terapi şart koşulmalı. Evlenmeden önce terapi şart koşulmalı, ve çocuklara terapi şart koşulmalı. Her ailenin terapisti olmalıdır. Bu sorunlar başka bir şekilde daha en aza indirgenmesi mümkün değil."
"Çocuklarımızı polisle korkutmayalım"
Küçük yaştaki çocukları polisle korkutmamak gerektiğini, yaşadıkları her türlü olumsuzlukta polise başvurabileceğinin çocuklara aşılanması gerektiğinin altını çizen Hanım Demirbaş; "Aile ve toplum cinselliğe tabu olarak bakmamalı. Çocuklarına cinsellik hakkında anlayabileceği bir dilde bilgiler vermelidir. Çocuklarını en başta korkutmamalıdır. Hangi çocuklarımızı kurban olarak seçiyorlar? Evde dayağa alışmış, ürkek çocukları kurban olarak seçiyorlar. Yani çocuklara kızmak da aynı etkiyi oluşturduğu için lütfen çocuklarınıza merhametle yaklaşın, sevgiyle yaklaşın. Burada herkesin bir sorumluluğu var. Herkesin bu sorumluluğu da yerine getirebilmesi gerekiyor. Kendi irademizi kullanmamız ve doğru mercilere başvurmamız gerekiyor. Çocuklarımızı doğru yetiştirmemiz gerekiyor, ailenin uyanık olması gerekiyor. Özellikle pedofililer ya da çocuk istirmarcıları çocuklara yakın müesseselerde ona yakın olmayı seçerler. Konu, komşu herkese dikkat edilmeli. Çocuğunun her şeyini paylaşabileceği güveni verilmeli. Ama şundan da kaçınalım, paranoyak olmayalım. Paranoya da biliyorsunuz ki bir hastalıktır. Şüpheci gözüyle de yaklaşmayalım herkese. Herkesi kendimize düşman bilmeyelim. Bunalımı artırıp, yalnızlaşıp felaketlere doğru koşmayalım. Çok uyanık olmamız gerekiyor. Kendimizi daha çok eğitip, bilgilendirmemiz gerekiyor. Polisle korkutmayalım hiçbir şekilde. Korktuğu zaman onlara başvuracağını öğretelim. Bunun içine doktorlar, terapistler de giriyor" ifadelerini kullandı.
"Devlet terapiyi desteklesin"
Eğitim ve seminerlerin bu türlü olayları azaltamayacağını, devletin terapiyi desteklemesi gerektiğini de dile getiren Uzman Sosyal Pedagog - Psikolog Hanım Demirbaş, "Yetkililere seslenmek istiyorum, devlet hastanelerinde çok zaman ayrılamıyor. Özel terapi merkezlerine, insanlar kendi parasıyla gitmek zorunda kalıyor. Bu bir lükse kaçıyor. Parası olmayan kaderine teslim olmuş gibi, çaresizce bırakıyoruz onları. Eğitimlerin, seminerlerin çok faydalı olmadığını düşünüyorum. Boş seminerlere para vermek yerine bence terapiye başvursunlar. Devlet desteklesin veya sigorta karşılasın. Bilmiyorum nasıl uygulama getirilebilir. Avrupa ülkelerinde ya da Amerika’da bunu devlet sigortalayıp karşılayabiliyorsa bizim ülkemiz de yapabilir" şeklinde konuştu.
